Ailevi yüksek kolesterol, genç yaşta kalp krizi sebebi

- Türkiye Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kayıkçıoğlu: - "Hastalık kalp krizi gelişene kadar hiçbir bulgu vermiyor. Bu nedenle ailesinde, akrabalarında erken yaşta kalp krizi olanların mutlaka kan kolesterol düzeylerini ölçtürmeleri ve eğer yüksekse mutlaka kolesterol düzeylerinin süregen olarak düşürmeleri gerekiyor. Aksi halde, genç kalp krizlerinin ve erken ölümlerin önlenmesi mümkün değil"

Ailevi yüksek kolesterol, genç yaşta kalp krizi sebebi

İSTANBUL (AA) - Türkiye Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, ailevi yüksek kolesterolün kalp krizi gelişene kadar hiçbir bulgu vermediğini belirterek, bu nedenle ailesinde, akrabalarında erken yaşta kalp krizi olanların mutlaka kan kolesterol düzeylerini ölçtürmeleri ve eğer yüksekse bu değerin düşürülmesi gerektiğini bildirdi.

Kayıkçıoğlu, Dünya Ailevi Hiperkolesterolemi (Ailevi Yüksek Kolesterol) Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, kardiyoloji alanında faaliyet gösteren hasta ve hekim derneklerinin hafta boyunca hastalığı topluma anlatma, sorunun ve kolesterol yüksekliğinin tehlikesine karşı uyarma ve farkındalığı artırmaya yönelik faaliyetler gerçekleştirdiğini belirtti.

Tüm dünyada ve Türkiye'de çok yaygın görülen hastalığın, genç kalp krizlerine yol açtığı için bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edildiğini aktaran Kayıkçıoğlu, sorunun kalp krizi gelişene kadar hiçbir bulgu vermediğini vurguladı.

Kayıkçıoğlu, Türkiye'de genç yaşta kalp krizlerinin Avrupa ile kıyasladığında çok daha sık görüldüğünün bilimsel bir gerçek olduğuna işaret ederek, "Ülkemizde kalp krizlerinin yüzde 20'si 50 yaş öncesi gelişirken, Avrupa'da erken kalp krizleri yüzde 10'u geçmiyor. Avrupa'da ortalama kalp krizi yaşı 60-65 arasındayken ülkemizde 10 yaş daha genç bir ortalama görüyoruz. İşte ülkemizdeki bu erken kalp krizlerinde ailevi hiperkolesterolemi, önemli bir etken olarak karşımıza çıkıyor."

- "Çocuklarda deri üzerinde görülen sarı kolesterol birikimlerine dikkat"

Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, kalıtımsal geçen hastalıkta, doğuştan itibaren yüksek olan kan kolesterolünün damarlar üzerinde birikici bir zararla kalp damar hastalıklarına yol açtığını aktararak, şöyle devam etti:

"Ailevi yüksek kolesterol olarak da tanımlayabileceğimiz bu hastalığın iki tipi var, heterozigot ve homozigot. Homozigot türde, yani hem anneden hem de babadan hatalı genleri almış kişide hastalık çok ağır seyrediyor. Homozigot hastalarda LDL düşürülemezse erken çocukluk döneminden itibaren kalp krizleri başlıyor ve maalesef ki hastalar 20-30'lu yaşlara varmadan kaybediliyor. Bu çocuklarda deride, dizlerde, eklemlerde sarımtırak kolesterol birikimlerinin görülmesi hastalığın tipik bir özelliği. Heterozigotlar, yani taşıyıcı olarak tanımlanmış hastalar ise sıklıkla karşımıza 30-40'lı yaşlarda erken kalp krizleriyle çıkıyor. Heterozigotlarda deride kolesterol birikimleri görülmüyor ancak bazı hastalarda gözde korneada beyaz bir hare olarak bulgu verebiliyor."

- Hastalık kalp krizi gelişene kadar bulgu vermiyor

Hastalığın en önemli özelliklerinden birinin kalp krizi gelişene kadar hiçbir bulgu vermemesi olduğuna dikkati çeken Meral Kayıkçıoğlu, "Bu nedenle ailesinde, akrabalarında erken yaşta kalp krizi olanların mutlaka kan kolesterol düzeylerini ölçtürmeleri ve eğer yüksekse mutlaka kolesterol düzeylerinin süreğen olarak düşürmeleri gerekiyor. Aksi halde, genç kalp krizlerinin ve erken ölümlerin önlenmesi mümkün değil." ifadelerini kullandı.

Kayıkçıoğlu, Türk Kardiyoloji Derneği olarak poliklinik hastalarının ailevi hiperkolesterolemiye dikkatini çekmek için özel posterler hazırladıklarını, bu sayede hastalığın en tipik özelliği olan erken kalp krizlerine dikkat çektiklerini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Ailesinde erken kalp krizi olanların kendilerinin de aynı riski taşıyabileceği belirtiliyor. Ayrıca mutlaka kan kolesterol düzeylerini ölçtürmeleri ve eğer yüksekse bir kardiyoloji uzmanına başvurmaları öneriliyor. Bu posterlerle ailevi hiperkolesterolemi hastalarının kalp krizi geçirmeden teşhis edilip, kalp damar hastalığı gelişmesinin önlenmesi amaçlanıyor."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×