2. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi Gala Yemeği

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan: - "Kadınlar, sebebi olmadıkları şartları yaşamaya mahkum edildi. Çocuklar, hiç sorumlu olmadıkları bir dünyanın yükünü taşımaya mecbur bırakıldı. Acı karşısında duyarsızlaşan dünya ise, bu zulmü, bu adaletsizliği görmezden geldi" - "Şu anda Türkiye, gayri safi milli hasıla oranlarına göre dünyanın en cömert ülkesidir. Daha önemlisi, adaletin sözcüsü bir ülkedir. 'Dünya beşten büyüktür' sözü, egemen güçlerin tasallutu altındaki düzene itirazdır" - "Kadınlarımızın iş gücüne katılım oranı son 10 yılda yüzde 23'ten yüzde 31'e çıktı. Keza kadınlarımızın siyaset ve karar alma mekanizmalarına katılımını da yoğun biçimde teşvik ediyoruz. Kadın milletvekili oranlarında son 10 yılda, yüzde 4'lerden, yüzde 14'lere bir artış sağlandı. İstediğimiz oranda olmasa da, kadınların yerel yönetimdeki temsil oranı yüzde 10'lara yükseldi"

2. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi Gala Yemeği

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Suriye'de en çok kadınlar ve çocukların savaştan etkilendiğini vurgulayarak, "Kadınlar, sebebi olmadıkları şartları yaşamaya mahkum edildi. Çocuklar, hiç sorumlu olmadıkları bir dünyanın yükünü taşımaya mecbur bırakıldı. Acı karşısında duyarsızlaşan dünya ise, bu zulmü, bu adaletsizliği görmezden geldi." dedi.

Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Shangri-La Bosphorus Otel'de düzenlenen 2. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi Gala Yemeği'ne katıldı.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, programın kadın meselesine adalet bakış açısını getirmesi bakımından önemli olduğunu belirtti.

Programın sonuçlarının kadınlar ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ömer Hayyam, 'Adalet kainatın ruhudur' der. Çünkü adalet bir denge halidir. İnsandaki düşünme, öfke duyma ve arzu etme güçlerinin dengeli bir şekilde kullanılmasından doğar. Klasik düşünürlerimiz, adaletin, hikmet, cesaret ve iffet ile mümkün olduğunu söyler. Yani adalet, temel faziletlerden birisi değil, onların toplamıdır. Vefa, şefkat, tevekkül gibi faziletler de yine adaletten doğar. Peygamber Efendimiz, 'Yer ve gök adaletle ayakta durur' demiştir. Adalet, huzurun, barışın ve medeniyetin ana zeminidir."

Adaletin vicdanlarda yaşadığını ifade eden Erdoğan, "Adalet, davranış ve hükümlerde açığa çıkar. Sadece yargıçlar ve hakimler için gerekli değildir. İnsanın önce kendi nefsine karşı adil davranması gerekir. Sonra komşularına, tabiata, hayvanlara adaletle muamele etmesi beklenir. Elbette adalet en çok devlet adamlarına ve karar vericilere gerekir." dedi.

- "Mazlumların acısı gök kubbeyi inletiyor"

İnsanların adalet fikriyle dünyaya geldiğini kaydeden Emine Erdoğan, "Adalet, bizim içimizdedir. Zira Kur'an-ı Kerim, 'İçinizdeki adalete dönün ve ondan sapmayın' buyuruyor. Demek ki, onu açığa çıkarmak elimizdedir." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, adalet fikrini hayata taşımanın ailede başladığını ve çocuklara öğretilmesi gereken ilk şeyin adil olmak olduğunu belirtti.

"Adalet, eşitlerarası ilişkiden çok, farklılıklar arasındaki ilişkilerde hayati önem taşır" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuk ve yetişkin arasında ya da farklı özelliklere sahip çocuklar arasında adaleti tesis etmektir aslolan. Aynı şekilde, farklı yaratılış özelliklerine sahip kadın ve erkek arasındaki gerçek eşitlik, ancak adalet kıstasıyla mümkün olur. Adil bir dünya, bireyde, ailede ve toplumda, tüm vasıfların dengeli ve hakkaniyetli bir şekilde bir araya gelmesiyle mümkündür. Sevginin kurduğu yapıları ancak adalet devam ettirebilir. Adaletin dayanağı ise, güç değil, hakkaniyettir. Ne yazık ki, yaşadığımız dünyada bu dengenin yeterince tesis edilmediğini görüyoruz. Mazlumların acısı gök kubbeyi inletiyor. Yanıbaşımızdaki Suriye'de gazap, merhametin ve hakkaniyetin önüne geçti. Son beş yılda milyonlarca kişi yerinden yurdundan edildi. 600 binden fazla kişi öldü."

- "Suriye'de en çok kadınlar ve çocuklar savaştan etkilendi"

Suriye'de en çok kadınlar ve çocukların bu savaştan etkilendiğini vurgulayan Erdoğan, "Kadınlar, sebebi olmadıkları şartları yaşamaya mahkum edildi. Çocuklar, hiç sorumlu olmadıkları bir dünyanın yükünü taşımaya mecbur bırakıldı. Acı karşısında duyarsızlaşan dünya ise, bu zulmü, bu adaletsizliği görmezden geldi." dedi.

Türkiye'nin, Suriye meselesinde farklı bir yeri olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletimizin engin duyarlılığı ile mülteciler, bu ülkede misafir olarak muamele gördü. Devletimiz din, dil, ırk ayrımı yapmadan mazlumlara kucak açtı. Şu anda Türkiye, gayri safi milli hasıla oranlarına göre dünyanın en cömert ülkesidir. Daha önemlisi, adaletin sözcüsü bir ülkedir. 'Dünya beşten büyüktür' sözü, egemen güçlerin tasallutu altındaki düzene itirazdır. Uluslararası kurumlarda adaletli bir temsile çağrıdır. Hakim dünya düzeninin değişmesinde, kadınların önemli misyonlar üstleneceğine inanıyorum. Barış ortamı inşa etmede kadınlar daha aktif ve mahirdirler. Kadınların etkinliğinin arttığı bir dünyada adaletin tesisi kolaylaşacaktır."

Erdoğan, Türkiye'nin kadınların karar mekanizmalarında etkin yer alması konusunda, özellikle son 14 yıldır önemli bir seferberlik yürüttüğünü, devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının bu çabanın etkin bir parçası olarak çalıştıklarını söyledi.

- "Eğitim çağındaki kızların yeri yalnızca okuldur"

Emine Erdoğan, kadınlar konusundaki seferberliğe kız çocuklarının eğitiminden başladıklarını belirterek, "Himayemde gerçekleştirilen 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası ile kız çocuklarının yerinin okul olduğunun altını çizdik. Aileleri bu çabanın bir parçası kıldık; 'Ana-kız okuldayız' kampanyası başlattık. Bu çabalar neticesinde, son 14 yılda kız çocuklarının okullaşma oranı yüzde 91'den yüzde 99'a çıktı." dedi.

Eğitim çağındaki kızların yerinin yalnızca okul olduğunun altını çizen Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"Eğitim yuvaları, kız çocuklarımızı, içine düşebilecekleri yanlış uygulamalardan koruyacak en güvenilir limandır. Eğitimlerini tamamlayan evlatlarımızın, hayatın farklı alanlarında aktif rol alabilecekleri şartları ihdas etmek için de uğraştık. Kadınlarımızın özel hayatları ile çalışma hayatları arasında denge sağlayacak şartların tesisini gözettik. Devletimiz kadar sivil toplum kuruluşlarımızın, iş dünyamızın da bu alana önemli katkıları oldu.

Kadınlarımızın iş gücüne katılım oranı son 10 yılda yüzde 23'ten yüzde 31'e çıktı. Keza kadınlarımızın siyaset ve karar alma mekanizmalarına katılımını da yoğun biçimde teşvik ediyoruz. Kadın milletvekili oranlarında son 10 yılda, yüzde 4'lerden, yüzde 14'lere bir artış sağlandı. İstediğimiz oranda olmasa da, kadınların yerel yönetimdeki temsil oranı yüzde 10'lara yükseldi."

- "Her şeyi düzeltecek olan da yine insandır"

Kadınların toplumsal hayatta daha aktif roller aldığı bir ülke hedeflediklerini vurgulayan Erdoğan, "Bu gelişmeler önemlidir ama elbette yeterli değildir. Kadınların toplumsal hayatta daha aktif roller aldığı bir ülke hedefliyoruz. Bunun için iş dünyasının, akademinin, medyanın, siyasetin, kendini adaletli bir temsil hedefine adaması gerekiyor. İş birliğimizi artırmamız icap ediyor." diye konuştu.

Türkiye ve Dünya'nın zor zamanlardan geçtiğini belirten Emine Erdoğan, şunlar aktardı:

"Terörü, hak edilmemiş güçlerin garantisi olarak görenler karşısında, mazlumların haklarının savunucusu olmak bizim için bir onurdur. Çalınmış coğrafyaların, yağmalanmış ekonomilerin, çarpıtılmış tarihin hakkını inşallah bizler iade edeceğiz. Yaşadığımız dünya belki insan eliyle her şeyin bozulup yozlaştığı bir dünya. Fakat her şeyi düzeltecek olan da yine insandır. Bütün mesele, içimizdeki adalet duygusunu ve hamurumuzda var olan faziletleri açığa çıkarmaktır. Adalet öyle bir anahtardır ki, insanlığa nefes aldıracak tüm kapıları açar. Üzerine adaletin ışığının düştüğü her şey, özüne kavuşur ve parlar."

Erdoğan, sözlerini şöyle noktaladı:

"Adalet düşüncesini hayatımıza hakim kılabilirsek, sorunlarımızın çoğunu çözmüş olacağız. Bu dilek ve temennilerle, burada bulunan herkesi, adil bir dünya düzeninin mimarı olarak görüyor, saygı ve sevgiyle selamlıyorum."

- "12 milyon Suriyeli evini terk etmek zorunda kalmıştır"

KADEM Başkanı Sare Aydın Yılmaz ise yaptığı konuşmada, milyonlarca insanın, kadının, çocuğun bombalar, ateşler altında yaşadığı, yüzbinlerce insanın hunharca öldürüldüğü ve bir o kadar insanın ülkelerini terk ederek yersiz yurtsuz hayata tutunmaya çalıştığı bir dönemde olduklarını ifade ederek, "Suriye’de bugüne kadar sayıları tam olarak bilinemese de yaklaşık 470 bin kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 12 milyon Suriyeli evini terk etmek zorunda kalmıştır. İnsanın, insan hakkının, demokrasinin kürsülerde savunuculuğunu yapan dünya ülkelerinin gözleri önünde bir insanlık dramı yaşanıyor." dedi.

Programa, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın yanı sıra, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Gala yemeğinde kısa bir belgesel gösteriminin ardından Suriyeli Aya Sultan da bir konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, programa katılanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.





Etiketler; #KADEM
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×