"Türkiye İyi Gelecek" Konferansı

-TBB Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Aydın: -"Bizi denetleyen ve düzenleyen kurumun yarısı içeride. Bunlar ne yapmışlar şimdiye kadar? Bankalarda denetim yapmışlar. Peki denetim yapmışlar da, ne yazmışlar, bunlardan kimler mağdur olmuş, kimler olmamış, nasıl olmuş?" -"Eğer bunları sorgulayamazsak ve bunların yerine yeni şeyler koyamazsak, tüketici güven endeksi bugün olur, yarın olmaz" -"Biz daha önce bilançomuzun yüzde 70'ini devlete borç veriyorduk, şimdi bilançomuzun yüzde 70'i kredi. Bu bizim bu ülkeye güvendiğimizin en bariz, en somut örneğidir"


İSTANBUL (AA) - Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Bizi denetleyen ve düzenleyen kurumun yarısı içeride. Bunlar ne yapmışlar şimdiye kadar? Bankalarda denetim yapmışlar. Peki denetim yapmışlar da, ne yazmışlar, bunlardan kimler mağdur olmuş, kimler olmamış, nasıl olmuş? Eğer bunları sorgulayamazsak ve bunların yerine yeni şeyler koyamazsak, tüketici güven endeksi bugün olur, yarın olmaz. Bankalar bugün çok iyidir, yarın bazı şeyleri yapamayabilir." dedi.

Aydın, Bloomberg HT'nin düzenlediği "Türkiye İyi Gelecek" Konferansında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geçtiği zor zamanlar ve bunun ülkedeki yansılamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'deki gibi sorunların yaşandığı ülkelerde ve ekonomilerde, Türkiye'deki gibi bir soğukkanlı duruş ve başarısız darbe girişiminden iki gün sonra piyasaların açık olmasını teminin mümkün olmayacağını belirten Aydın, şunları kaydetti:

"Bu herkesin yapabileceği bir şey değil. Bu Türk milletinin, Türk halkının geleneksel bir yapısı, inancı, güveni, sağlam duruşu. Türk bankaları da bu konuda iyi sınav verdi. Sadece 18 Temmuz'da piyasaların açık olması değil, 18 Temmuz sonrası piyasaları çalışır kılmaktır esas olan. O günden beri hala bunu yapmaya çalışıyoruz. Ufak tefek aksamalar olsa da bunu devam ettiriyoruz. Bizim kendimize güven ve inancımız devam ettiği sürece Türk milleti, Türk devleti bu ayrışmayı herkese gösterecek."

Aydın, Temmuz öncesine dönüp dünyaya bakıldığında büyümede ciddi sorunlar bulunduğunu anımsatarak, küresel bir oyuncu olarak dünyadaki sorunlardan hem Türkiye'nin hem de sektörün etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.

Piyasasının açık olması ile piyasaların çalışıyor olması arasındaki farka değinen Aydın, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bugün piyasada gördüğümüz düşe kalka bir gidiş varsa, bu salt 15 Temmuz'la izah edilecek bir şey değil. 15 Temmuz'un burada ciddi bir katkısı vardır ama onun yanında dünyada büyüme, harcama, çalışma ile ilgili ciddi sorunlar var. Avrupa Birliğini hepimiz biliyoruz. Genişletici para politikaları hala istenen neticeyi vermemiş. Fed'in ikircikli tutumunu hepimiz biliyoruz. Bugün böyle yapacak, yarın böyle yapacak, aslında belki de hiçbir şey de yapamayacak. Çünkü soğuyan ekonomiyi biraz ısıtması da gerekebilir.

Bu doğrultuda Türkiye'yi değerlendirmek lazım. Ekonomi yönetimi daha kaliteli bir büyümeden bahsediyor, 'iç talebe dayalı büyümek istemiyorum' demek istiyor ise, iç talebe dayalı aldığı önlemleri bir masaya koymak lazım. Neydi bu önlemler? Ekonominin çok hızlı büyüdüğü dönemdeki önlemler. Peki o önlemlere ilişkin 15 Temmuz veya sonrasında ne yaptık veya ne yapmayı düşünüyoruz? Türk insanının inancıyla, o gün gösterdiği duruş önemli ama bunu sürdürülebilir kılmak lazım."


-"Herkesin birbirlerine güvenini tazelemesi gerekir"


Türkiye'nin aslında hak etmediği bir yerde bulunduğunun altını çizen Aydın, ülkenin kendisini doğru konumlandıramadığı, iyi anlatamadığı yorumunda bulundu. Kendilerine sorulan 3-4 klasik sorunun cevaplarının hep aynı olduğunu aktaran Aydın, dolayısıyla sonuçta ne sorulardan, ne yanıtlardan bir sonuç alınamadığını aktardı.

Bankaların kendi fonksiyonlarını yerine getirdiğini ifade eden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Belki de en iyi yerine getiren de biziz. 2008 krizinden sonra devletten hiçbir şey almamış, özkaynak getirileri yarı yarıya düşmüş, her gün düzenleme ve denetleme otoritesinden, bırakın desteği, cezalardan kafayı kaldıramamışız. Ondan öteye geçin, şunun altını çizelim; bizi denetleyen ve düzenleyen kurumun yarısı içeride. Bunlar ne yapmışlar şimdiye kadar? Bankalarda denetim yapmışlar. Peki denetim yapmışlar da, ne yazmışlar, bunlardan kimler mağdur olmuş, kimler olmamış, nasıl olmuş?

Eğer bunları sorgulayamazsak ve bunların yerine yeni şeyler koyamazsak, tüketici güven endeksi bugün olur, yarın olmaz. Bankalar bugün çok iyidir, yarın bazı şeyleri yapamayabilir. O yüzden açık olan piyasaların çalışılır hale gelmesi için herkesin birbirlerine güvenini bir kez daha tazelemesi gerekir. Biz bu konuda üzerimize düşenleri yaptık, diğerlerinden de bekliyoruz."

Hiçbir şey olmamış gibi devam etmenin, ekonominin büyüdüğü dönemlerde alınan önlemlerin büyümenin oldukça kısıtlandığı dönemlerde değiştirilmemesinin, ya da bunları değiştirirken ikircikli davranmanın yanlış olduğunu belirten Aydın, kredi geri çağrılmadığında oluşan sorunların, likiditenin, yapılandırma ve bu çerçevedeki yasal düzenleme gibi konuların tartışılması gerektiğini söyledi.

Aydın, mevcut yapıda devam eden kredi zimmeti konusuna da değindi. Kendilerinin "Zimmet maddesi hukuktan kalksın" gibi bir taleplerinin olmadığını belirten Aydın, şunları aktardı:

"Zimmet olsun ama ben milyonlarca kredi veriyorum, bir tane kredinin başına bir şey geliyor, o da benden kaynaklı bir şey değil. 10 yıl vadeli yapmışım, son 2 yılda sorun olmuş. Diyorlar ki, 'Gel buraya bakalım, annen sorumlu, sen oğlun sorumlu, kızın sorumlu, sen 20 sene sorumlu.' Çok bir şey mi istiyoruz, yapılandırma. Çok mu zor? Herkesi yapılandırıyoruz. Burada aramızda olan bankacılar, hiç mi yapılandırma yapmadı? Hepimiz yapıyoruz. 'Siz yapın bir şey olmaz' deniyor, kime güveneceğiz? Bakın bizi denetleyenlerin yarısının içeride olduğu bir sektörde çalışıyoruz. Çok uzmanlık isteyen bir iş yapıyoruz, yasal altyapının bir defa işler hale getirilmesi lazım.

İkincisi, ekonominin çok büyüdüğü dönemlerde alınan önlemlerin, şimdi ekonominin daha yavaş büyüdüğü dönemde, ona uygun hale getirilmesi gerekli. Bunun için de sektör dışındaki oyuncuların harekete geçmesi lazım. Üçüncüsü, gelişmekte olan ülkelerde alınan önlemlerin tıpkısının aynısının hemen ertesi günü bizde uygulanmasının şart olup olmadığının bir daha tartışılması lazım. Hatta bunların bir kısmının bizde daha üst dereceyle niye uygulandığının da sorgulanması lazım. Yanlıştır, eğridir demiyorum ama tartışılması gerek."

Türkiye'nin geleceği için, bu kadar başarılı işler yaptıktan sonra bunlarının tartışılmasının önemine dikkati çeken Aydın, "Son derece iyi bir iletişim var. Bu iletişimden reformist, Türkiye'nin önünü açan, bankaların önünü açan bir yapı çıkması önemli. Biz daha önce bilançomuzun yüzde 70'ini devlete borç veriyorduk, şimdi bilançomuzun yüzde 70'i kredi. Bu bizim bu ülkeye güvendiğimizin en bariz, en somut örneğidir. Biz ülkeye güvenmeye, güvenenlere kredi vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×