TCMB Başkanı Çetinkaya: (2)

- "Önümüzdeki dönemde gerek küresel gerek yerel ölçekte etraflıca çalışılması gereken konulardan birinin de finansal kesim ile reel sektör etkileşimi olması gerektiğini düşünmekteyiz. Finansal aracılığın verimli üretimi destekleyecek ve aktarım mekanizmasını güçlendirecek şekilde kurgulanması büyük önem taşıyor" - "Finansal aracılığın yapısal boyutu ile ilgili 3 temel konuya önem veriyoruz. Birincisi finansal aracılığın toplumun her kesimine ulaşması ve dengeli dağılması. İkincisi finansmanın makul koşul ve fiyatlamalarda sağlanması. Üçüncüsü ise üretimi ve verimliliği desteklemesi" - "Enflasyondaki dalgalanmalar belirli koşullar altında finansal kuruluşların sermaye yapılarını olumsuz etkileyebilir" - "Finansmanın vade ve teminat gibi diğer şartlarında da sıkılaşma gözlenmekte"

TCMB Başkanı Çetinkaya: (2)

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, gelecek dönemde gerek küresel gerek yerel ölçekte etraflıca çalışılması gereken konulardan birinin de finansal kesim ile reel sektör etkileşimi olması gerektiğini düşündüklerini ifade ederek, "Finansal aracılığın verimli üretimi destekleyecek ve aktarım mekanizmasını güçlendirecek şekilde kurgulanması büyük önem taşıyor." dedi.

Çetinkaya, İstanbul Sanayi Odasının (İSO) eylül ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ​son dönemde finansal koşullarda konjonktürel anlamda kayda değer bir sıkılık ortaya çıktığını belirtti.

Mevduat ve kredi faizlerinin seviyesi ile kredi standartlarına bakıldığında, gelinen noktada bu sıkılığın devam ettiğini söylemenin mümkün olduğunu ifade eden Çetinkaya, "Ücret ve komisyonlar dahil edildiğinde özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar için finansman maliyetlerinin halen yüksek seviyelerde seyrettiğini görmekteyiz. Finansmanın vade ve teminat gibi diğer şartlarında da sıkılaşma gözlenmekte." diye konuştu.

Çetinkaya, ekonomideki yavaşlama dönemlerinde kredi riskindeki artışla birlikte finansman koşullarının sıkılaşmasının bir ölçüde beklenen bir durum olduğunu söyledi.


- "Finans ve reel kesim etkileşimi anlamında kredi piyasasının niteliksel gelişimi oldukça önemli"


Murat Çetinkaya, tüm dünyada finansal aracıların yapıları gereği döngüleri büyütücü rol oynadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla beraber, finansal koşullardaki sıkılıkta konjonktürel nedenlerin yanı sıra yapısal faktörler de önemli rol oynayabilmektedir. Dolayısıyla finansman koşullarını sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmek için finansal aracılığın temel boyutlarını iyi anlamak gerekiyor. Finansmana erişim şartları, konjonktür dışı birçok farklı unsurdan etkilenebilmekte. Örneğin, finansal sektörün iş modeli ve finansal derinlik ekonomide yaşanan dışsal şokların etkilerinin ılımlı bir döngü ile atlatılabilmesi açısından oldukça önemli olabilmektedir.

Merkez Bankası olarak, biz de finansal aracılığın ve genel finansal mimarinin döngüleri yumuşatıcı şekilde yapılanması konusunu önemsiyoruz. Bu bağlamda, önümüzdeki dönemde gerek küresel gerek yerel ölçekte etraflıca çalışılması gereken konulardan birinin de finansal kesim ile reel sektör etkileşimi olması gerektiğini düşünmekteyiz. Finansal aracılığın verimli üretimi destekleyecek ve aktarım mekanizmasını güçlendirecek şekilde kurgulanması büyük önem taşıyor. Bu perspektiften bakıldığında, finansal aracılığın yapısal boyutu ile ilgili 3 temel konuya önem verdiğimizi söyleyebilirim. Birincisi finansal aracılığın toplumun her kesimine ulaşması ve dengeli dağılması. İkincisi finansmanın makul koşul ve fiyatlamalarda sağlanması. Üçüncüsü ise üretimi ve verimliliği desteklemesi. Sonuç olarak, bizim açımızdan finansal sektör ve reel kesim etkileşimi anlamında kredi piyasasının niteliksel gelişimi oldukça önemli yer tutuyor."


- "Fiyat istikrarı ile finansal verimlilik arasında iki yönlü kuvvetli bir ilişki var"


TCMB Başkanı Çetinkaya, finansal sistemden alınan verimliliğin azamiye çıkarılmasının, hem tasarruf oranı ve rekabet gücünü artırarak toplumsal refahı destekleyeceğini hem de ekonomi politikalarının hareket alanını genişleteceğini ifade etti.

Krediye erişimin daha verimli ve sağlıklı olması açısından finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansmanın istikrarlı kaynaklarla sağlanmasının da kritik bir konu olarak ön plana çıktığını vurgulayan Çetinkaya, bütün bunlar için de sermaye piyasalarının derinleştirilmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

Çetinkaya, Türkiye'de finansal sistemin bankacılık sektörü ağırlıklı bir yapı arz ettiğini belirterek, finansal sistemdeki çeşitlendirmenin verimlilik açısından getirebileceği katkıların çalışılmasının faydalı olacağını söyledi.

Bu noktada bir kez daha fiyat istikrarının önemini vurgulamak istediğini ifade eden Çetinkaya, şunları kaydetti:

"Fiyat istikrarı ile finansal verimlilik arasında iki yönlü kuvvetli bir ilişki var. Bu ilişki aynı zamanda tasarruflar ve dolarizasyon gibi yapısal konularla etkileşime giriyor. Fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide yerli para cinsinden yurt içi tasarruflar daha uzun vadelerde gerçekleşerek vade uyumsuzluğunu ve finansal oynaklığı azaltır. Ayrıca, yerli paranın satın alma gücüne olan güvenin tesis edilmesi dolarizasyon eğilimini azaltır ve tasarrufların kayıtlı sisteme yönelmesini hızlandırabilir. Bütün bu faktörler sağlıklı ve sürdürülebilir finansman kaynaklarının sağlanması açısından önemlidir."

Fiyat istikrarı ve makroekonomik istikrarın alternatif fonlama kaynaklarının oluşabilmesi açısından da kritik önem taşıdığını belirten Çetinkaya, fiyat istikrarının sağlıklı fiyatlamaya olanak tanıyarak riskten korunma sağladığını ve aracılık maliyetlerini düşürdüğünü, fonlama araçlarının gelişmesi için uygun bir ortam yarattığını söyledi.

Çetinkaya, fiyatların veya bir varlığın gelecekteki değerinin daha az tahmin edilebilir olmasının, fon talep edenlerin daha yakından incelenmesini ve izlenmesini gerektireceğinden finansal aracıların maliyetlerini artırabildiğini kaydetti.


- "Fiyat istikrarı kamusal bir değer"


Murat Çetinkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Buna ilave olarak, enflasyondaki dalgalanmalar belirli koşullar altında finansal kuruluşların sermaye yapılarını olumsuz etkileyebilir. Fiyat istikrarının tesis edilemediği ekonomilerde yavaşlama dönemlerinde finansal aracılar daha yüksek risk primi talep etmekte ve bu da finansman maliyetlerini artırıcı etki yapabilmektedir. Enflasyonun ve enflasyon belirsizliğinin yüksek olduğu bir ortamda finansal kuruluşlar firmaların uzun vadeli kredi taleplerini karşılamakta daha isteksiz olur. Bu da tasarrufların verimli yatırımlara dönüşmesini zorlaştırır.

Özetle, fiyat istikrarı finansal derinleşmeyi besleyerek finansal aracılığın daha sağlıklı işlemesini sağlar, aracılık maliyetlerinin daha düşük seyretmesini destekler. Böylece finansal sektörün üretime ve reel sektöre verdiği destek artmış olur. Ayrıca enflasyonun ve enflasyon belirsizliğinin düşük olması özellikle uzun vadeli finansman maliyetlerinin düşük seviyelerde kalmasına katkıda bulunur. Bütün bu değerlendirmeler, reel sektörün finansmana erişimi ve finansal koşullar açısından fiyat istikrarı algılamasının pekiştirilmesinin büyük önem taşıdığına işaret etmektedir. Dolayısıyla konuya Merkez Bankasının görev alanı kapsamında baktığımızda, orta ve uzun vadede reel sektörün sağlıklı bir şekilde finansmana erişimi konusunda verebileceğimiz en önemli desteğin fiyat istikrarına ulaşmak ve korumak olduğunu söyleyebiliriz. Bu çerçevede fiyat istikrarının kamusal bir değer olduğunu ve toplumun her kesimi tarafından sahiplenilmesinin gereğini de bir kez daha vurgulamak istiyorum."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×