"Bankacılık sektörü sağlıklı bilanço yapısına ve performansına sahip"

- Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Aydın: - "Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, beklentilerin daha iyi olduğu bir dönemdeyiz ve gelişmeler beklentilerimiz doğrultusunda seyrediyor" - "Beklentileri olumlu yönde etkileyen faktörler; istikrarı destekleyen makro dengeler, büyümeyi gözeten politikalar, sağlıklı işleyen finansal sektör ve büyümenin sürmesidir" - "Küresel ekonomide istikrar yeniden tesis edilene ve küresel büyüme geçmiş düzeylere gelinceye kadar ekonomide ihtiyatlı yaklaşımın korunması ve iç tasarruf artışının hızlandırılması önemini korumaktadır"


İSTANBUL (AA) - Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, beklentilerin daha iyi olduğu bir dönemdeyiz ve gelişmeler beklentilerimiz doğrultusunda seyrediyor" ifadesini kullandı.

Bankacılık sektöründe 2016 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendiren Aydın, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan verilere göre bankacılık sektörüne ilişkin öncü göstergelerin 2016 yılının ilk yarısındaki gelişmelerin beklentilere yakın bir düzeyde gerçekleştiğini yansıttığını belirtti.

Aydın, kredilerin artmaya devam ettiğine, TL mevduat artışının hızlandığına ve kredi ile mevduat büyümesi arasındaki farkın azaldığına işaret etti.

Para piyasalarının daha öngörülebilir hale geldiğine ve TL'ye duyulan güvenin arttığına dikkati çeken Aydın, enflasyon ve faiz oranlarında düşüş yönünde bir seyrin olduğunu kaydetti.

Aydın, şöyle devam etti:

"Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, beklentilerin daha iyi olduğu bir dönemdeyiz ve gelişmeler beklentilerimiz doğrultusunda seyrediyor. Beklentileri olumlu yönde etkileyen faktörler; istikrarı destekleyen makro dengeler, büyümeyi gözeten politikalar, sağlıklı işleyen finansal sektör ve büyümenin sürmesidir. Geçen yıl, özellikle ikinci yarıda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler yanında bölgemizdeki jeopolitik nedenlerle, riskler artmış, para ve sermaye piyasalarında şiddetli dalgalanmalar olmuş, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı yaşanmış, yerel paralar değer kaybetmiş ve faiz oranları yükselmiştir. Bu nedenlerle, dünya ekonomisi öngörülenden daha yavaş bir hızda büyümekte, ticaret hacmi beklenen düzeyin çok altında seyretmektedir."

Hüseyin Aydın, dışa açık ve küresel ekonominin bir parçası olan Türkiye'nin de gelişmelerden etkilendiğine bildirdi.

Dış talebin büyümeye katkısının çok sınırlı kaldığını, küresel gelişmelerden dolayı uluslararası sermayenin çekingen davrandığını ve bu durumun piyasalarda likiditeyi sınırlandırmakta olduğunu vurgulayan Aydın, buna rağmen, çok sayıda ülkenin deflasyon tehlikesi yaşadığı bir dönemde Türkiye'nin büyümesini hızlandırarak sürdüren sayılı ülkelerden bir tanesi olduğuna dikkati çekti.


- "Tahsili gecikmiş alacakların seyri beklenti aralığındadır"


Hüseyin Aydın, bankacılık sektörünün büyümenin finansmanına katkı vermeye devam ettiğini, ilk yarıda, sabit kurlarla ve 12 aylık bazda kredilerin yüzde 10 arttığını ifade etti.

Kurumsal kredilerin yüzde 12 büyürken, bireysel kredilerdeki artışın yüzde 6 olduğunu açıklayan Aydın, toplam mevduatın yüzde 9, TL mevduatın yüzde 14 arttığını, yabancı para mevduatın ise yüzde 1 azaldığını belirtti.

Aydın, özellikle gerçek kişi TL mevduatında hızlanma yönünde olumlu seyrin olduğuna işaret ederek, yabancı para mevduattan TL mevduata geçiş yaşandığını kaydetti.

Kredi büyümesi ile mevduat büyümesi arasındaki farkın 1,4 puana gerildiğine dikkati çeken Aydın, tahsili gecikmiş alacaklara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Tahsili gecikmiş alacakların toplam kredilere oranı yıl sonuna göre 0,6 puan artarak yüzde 3,4 olmuştur. Bu oran kurumsal kredilere yüzde 3, bireysel kredilerde yüzde 4,5, KOBİ kredilerinde ise yüzde 4,6 düzeyindedir. Tahsili gecikmiş alacakların seyri beklenti aralığındadır. Büyümeyi destekleyen proaktif politikalar, likiditeyi destekleyen uluslararası sermaye akımlarının yeniden artması, kurlardaki oynaklığın azalması ve faiz oranlarının aşağı yöndeki seyri yanında teminat yapısı ve bankaların mali bünyelerinin sağlamlığı dikkate alındığında kredi riskleri yönetilebilir düzeydedir."

Hüseyin Aydın, Basel III düzenlemelerine uyumdan sonrasındaki değişiklikleri yansıtan Mayıs 2016 bilanço verileri dikkate alındığında, sermaye yeterliliği, likidite, aktif kalitesi, risklerle baş edebilme gücü, kredi büyümesinin sürdürülebilirliği gibi temel kriterlere göre bankacılık sektörünün sağlıklı bir bilanço yapısına ve performansına sahip olduğunu vurguladı.

Öz kaynak karlılığının sınırlı bir artış göstermekle birlikte sermaye maliyetinin gerisinde kalmaya devam ettiğini ifade eden Aydın, öz kaynakların karlılık artışı yoluyla büyütülmesinin daha fazla hassasiyet kazandığını bildirdi.

Aydın, küresel ekonomide istikrarın yeniden tesis edilene ve küresel büyümenin geçmiş düzeylere gelinceye kadar ekonomide ihtiyatlı yaklaşımın korunmasının ve iç tasarruf artışının hızlandırılmasının önemini koruduğunu sözlerine ekledi.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×