Bakan Yıldız: İsrail'e jet yakıtı satmadık

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İsrail’in Gazze’ye hava saldırısında Türkiye’den alınan jet yakıtının kullandığı iddialarını yalanlayarak, ‘’Mersin’den jet yakıtı için Ataş rafinerisinden Türkiye Cumhuriyeti...

Bakan Yıldız: İsrail'e jet yakıtı satmadık
14 Temmuz 2014 Pazartesi 15:48

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İsrail’in Gazze’ye hava saldırısında Türkiye’den alınan jet yakıtının kullandığı iddialarını yalanlayarak, ‘’Mersin’den jet yakıtı için Ataş rafinerisinden Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak bizim İsrail’e herhangi bir satışımız söz konusu değildir.’’ dedi.

Taner Yıldız, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Atılgan Sökmen ve Yönetim Kurulu Üyelerini kabul etti. Kabul sonrasında Yıldız, basın mensuplarının sorularını cevapladı

‘’Kuzey Irak petrolünün bir kısmının İsrail’e gönderildiğine yönelik iddialar devam ediyor. Bunun yanında İsrail’in Gazze’ye hava saldırısında Türkiye’den alınan jet yakıtının kullandığı iddiaları da var. Bu konuda bilgileri değerlendirir misiniz?’’ sorusuna Yıldız, ‘’Kuzey Irak petrolünü İsrail’e mi satıyor başka bir yer mi satıyor biz o kısmına girmiyoruz. Ama kendilerine sordum İsrail’e satmadıklarını söylediler. Türkiye’den de Mersin’den özellikle jet yakıtı için Ataş rafinerisinden Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak ta bizim İsrail’e herhangi bir satışımız söz konusu değildir. Biz kamu olarak ta böyle bir satış gerçekleştirmiş değiliz. Hele Gazze’deki ve Filistin üzerindeki şu anda İsrail’in yaptıklarının bu soruyu daha da önemli hale getirdiğini biliyorum. Ama ne geçen ay ne ondan önceki ay biz İsrail’e herhangi bir jet yakıtı satmadık. Bununla alakalı bir milletvekilinin de soru önergesi verdiğini biliyorum yazılı olarak ta onlar cevaplanacak.’’ karşılığını verdi.

PETROLÜN SAHİBİ IRAK’TIR

Yıldız, ‘’Mesut Barzani’ nin bugünkü Türkiye ziyareti Barzani’nin Türkiye’ye üç Bakanı ile gelişi ile Halk Bankası’nda biriken Kuzey Irak petrol parasının Kuzey Irak kısmına düşen miktarının tahsilatının gerçekleştiği belirtiliyor. Bunu teyit edebilir misiniz bu miktar ne kadar olacak ve merkezi yönetimin miktarının tahsilatı ne zaman gerçekleşecek?’’ şeklindeki soruyu ise şöyle cevapladı:

‘’Barzani’nin Türkiye’ye üç Bakanı ile gelişi ile Halk Bankası’nda biriken Kuzey Irak petrol parasının Kuzey Irak kısmına düşen miktarının tahsilatı ilgili olarak bunun şuan doğru olmadığını söylemem lazım. Geçici olan hesapların kalıcı hesaplar haline getirilmesi ve yetkililerle beraber bu hesapların açılması için kendileri geliyorlar ve bu sürdürülebilir bir iş olması için gayret ediyoruz. Irak’ta istikrarın bozulması ile beraber petrolün sahiplerinin işleticilerinin el değiştirdiği bir ortamdayız. Yalnızca Kuzey Irak petrolleri ile alakalı değil aynı zamanda Bağdat petrolleri ile alakalı da konuşuyoruz. Biz şu anda Kuzey Irak’ın hakkının o bedel içerisinde alınıp götürülmesi ile alakalı bir gündemimiz yok tabi ki bunlar ileride olacak. Ama biz hem Bağdat’ın hem de Erbil’ in haklarıyla alakalı çalışmanın içerisinde bulunduğumuzu söylemem lazım. İlk tankerin parası henüz gelmedi. Çünkü bunların satışlarından ihale edilmesinden Kuzey Irak sorumlu petrolün sahibi biz değiliz petrolün sahibi Irak bunu ihale eden ve satan sevkiyatını yapan Irak o yüzden bu satışın sorumlusu Irak’tır.’’

"DOĞALGAZ KANUNU MECLİS KAPANMADAN ÖNCE GENEL KURULDA GÖRÜŞÜLME İMKANI ZOR"

Yıldız, ‘’Meclisin kapanmasına az bir süre kala Doğalgaz Kanunu’nun meclise sevk tarihi kesinleşti mi ve kapanmadan mecliste hangi aşamaya geleceğini düşünüyorsunuz?’’ yönelik soru üzerine ‘’Mevcut torba yasa ile görüşülecek konular var. Ondan dolayı mecliste görüşme imkanı olmayabilir. Ama ilgili enerji komisyonunda bunların aktarılmasının özellikle meclis kapanmadan doğru olacağına inanıyoruz. Bu manada tekrar Başbakanlık'ta da bugün görüşmem olacak oradaki kanun kararlarla bu mevzuyu tekrar görüşeceğiz.’’ diye konuştu.

"YAŞAM ODASI HER MADEN İÇİN UYGUN OLMAYABİLİR"

Bakan Yıldız, ‘’Torba yasasının komisyondaki görüşmelerinde CHP’nin yaşam odaları ile ilgili soru önergesinin ardından Çalışma Bakanın bir yönetmelikle torba yasa yasalaşmadan sağlanacağını söyledi. Böyle bir çalışma var mıdır? Kamuoyuna yansıdığı gibi yönetmelikte her madende yaşam odasının zorunlu hale getirecek mi?’’ yönelik soru üzerine Taner Yıldız, şöyle konuştu:

‘’Bu son derce bilimsel bir konu dünyadaki uygulamalar için Rusya, Ukrayna Almanya Avusturalya, Kanada ABD gibi ülkelerdeki en son yapılan çalışmalarla ilgili arkadaşlarımızla bir heyet kurduk. Geçtiğimiz hafta Almanya’daydılar kömürle metalik madenlerin uygulamaları fark ediyor. Kömürde yaşam odaları ile alakalı dünyada çok geniş bir uygulama bulunmuyor. Özellikle Avusturalya bu işin en önemli merkezlerinden bir tanesi ve Çalışma Bakanlığımızın yapacağı yönetmelikle bunların düzenlenmesi söz konuş ama Plan Bütçe Komisyonunda alınan kararda bunun yönetmeliğe bırakılması ile alakalı bir tavsiyede bulunuldu. Özellikle metalik madenlerde yaşam odası her maden için uygun olmayabilir. Özellikle kömürde bunun yerine maske değiştirme istasyonları belli aralıklarla çünkü yangın içerisinde kalabilen yani bunu bilimsel veri olduğu için söylüyorum. Yaşam odalarının yangın içinde kalan kısımlarının daha farklı riskler oluşturduğu dünyada gözlemlenmiş. Şimdi biz bir işi doğru yapmamız lazım sırf kamuoyundaki bir algıdan dolayı bir görüş üzerinde yoğunlaşmamak gerekiyor. Bilimsel olarak dünyada bunun uygulamaları nedir ona bakıyoruz. Şu anda en seri olan ve tehlikenin bulunduğu yerden en hızlı kaçış noktalarını oluşturabilecek ve madenin dışına kendisini atabilecek bir ‘Maske Değiştirme İstasyonları’ nın bulunması ve oradan yeni taze maskelerin alınması dünyada daha fazla uygulanan biz sistem olarak görülüyor. Ama şunu bilinmesi lazım işçi sağlığı ve iş güvenliği ile alakalı hangi tedbirler yaşam odası da dahil olmak üzere o bilimsel çalışmalardan sonra hangisinin uygulanması işçi sağlığı için daha uygunsa onlar yapılacak. Bu manada iyi olan bir şeyi reddetmiş gibi piyasada bir algı görüyorum. Bunun doğru olmadığını söylememiz lazım. Sırf olmuş olması için bir iş yapmak doğru değil. Fonksiyonel olmasına dikkat etmemiz gerekiyor ve o yüzden arkadaşlarımız hem kamu ve özel sektör olmak üzere bu çalışmalara devam ediliyor. En fazla kömürün üretildiği Avusturalya’da kömür işletmeciliğinde yaşam odasına yer verilmemiş. Almanya’da yaşam odası yok. ABD’ de 1908 yılında büyük bir kaza oluyor 2009 yılında bununla ilgili bir karar alınıyor. O yüzden Soma faciasının bizim için çok acı tecrübe oldu. O yüzden doğrusun tercih edileceğini hep beraber bilmiş olalım.’’

"SOMA'DA ATABACASI İLE ALAKALI BİR TASFİYE KARARI ALABİLİRİZ"

Somadaki Atabacası ve Işıklar madenlerine de değinen Yıldız, "Soma'da Atabacası ile alakalı bir tasfiye kararı alabiliriz. İşçi sağlığı ve güvenliği alakalı şartların yerine getirilemediğini gördüğümüzde, karşılıklı tasfiye kararını almak durumunda kalabiliriz. Ama Işıklar' ın üretime geçmesi ile alakalı işlemler yapmak gerekiyor. Adli ve idari soruşturmalar devam ediyor " dedi.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×