"Fransa maden kazalarıyla tanınan bir ülkeydi ama biz bu kötü ünü yendik"

Fransa Maden ve Enerji Sendikaları (FNEM) Genel Sekreteri Jean Pierre Damm, madenlerde güvenlik sorununun alınacak önlemlerle çözülebileceğini belirtti. Fransa'da 1976'da yaşanan maden kazasından sonra gerekli derslerin alındığını ve kömür...


Fransa Maden ve Enerji Sendikaları (FNEM) Genel Sekreteri Jean Pierre Damm, madenlerde güvenlik sorununun alınacak önlemlerle çözülebileceğini belirtti. Fransa'da 1976'da yaşanan maden kazasından sonra gerekli derslerin alındığını ve kömür madenlerinin faaliyetlerinin durdurulduğu 2004 yılına kadar da hiçbir felaketin yaşanmadığını belirtti.

Cihan Haber Ajansı'na konuşan Jean Pierre Damm, "Biz daha önce maden kazalarıyla tanınan bir ülkeydik. Ama sonra bu kötü ünü yendik. Son maden kazası 1976 yılında gerçekleşmişti." ifadelerini kullandı. Damm, "Bu tarihten sonra riskleri azaltmayı başardık. Çünkü işverenler, sendikaların güvenliğin artırılması konusunda getirdiği önerilerin kendi çıkarlarına da olduğunu anladılar. Bir maden ocağında herhangi bir kazanın olmaması, üretimin devam etmesi anlamına gelir. Ama oluşabilecek herhangi bir kaza üretiminin durması demek. Ayrıca madenlerde en önemli konunun güvenlik oluğunu uzun yıllar verdiğimiz mücadeleyle kabul ettirdik." dedi. İş kazalarının 'alın yazısı' denilerek izah edilemeyeceğinin de altını çizen FNEM Genel Sekreteri, "İş kazası kaçınılmaz değildir. Eğer bir yerde kaza varsa ihmalden ya da şirketin kötü yönetiminden, kötü malzeme kullanımından kaynaklanır." dedi.

TECRÜBELERİMİZİ TÜRK SENDİKALARLA PAYLAŞABİLİRİZ

Maden işçilerinin çok zor şartlar altında çalıştığını, mesleğin özel bağlamda çok tehlikeli olduğunun altını çizen Damm, grizu patlaması, başka patlamalar ve toprak çökmesinin olabileceğini hatırlattı. Onun için sektörde sendikalaşmanın önemine dikkat çeken Jean Piere Damm, "Fransa Maden Sendikası, işçilerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için uzun yıllar mücadele etti ve maden işçilerinin çalışma koşullarıyla ilgili, özellikled e güvenlik boyutunda çok önemli iyileştirmeler elde ettik. Daha sonra madenlerin faaliyetlerine ekonomik nedenlerden dolayı son verildi. Ama biz bu yıllar içerisinde edindiğimiz tecrübelerimizi Türk sendikalarıyla paylaşabiliriz." ifadelerini kullandı.

GÜVENLİKTEN SORUMLU DELEGE İYİ BİR ÇÖZÜM OLABİLİR

Fransa'da yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi veren FNEM Genel Sekreteri, her madende güvenlikten sorumlu delege bulunduğunu belirterek, "Eğer sorumlu bu kişi, işyeriyle alakalı herhangi bir güvenlik zafiyeti fark ederse şirket yetkilileriyle sonuç alınamazsa da gerekli mercilere durumu bildiriyordu. Bu, maden ocaklarındaki güvenliği artırmak için çok önemli bir yöntem. Biz sendika çatısı altında güvenlikle ilgili komite oluşturmuştuk. Bir masa etrafında sürekli maden yöneticileriyle konuşarak, değiştirilmesi gereken durumlar, daha iyi çalışma şartları için görüşmeler gerçekleştiriyorduk. Biz güvenlik ve çalışma koşullarını bu şekilde geliştirmeyi başardık." diye kaydetti. Teknolojinin geldiği noktada, madenin herhangi bir yerinde oluşabilecek tehlikeden anında haberdar olunabildiğinin de altını çizen Damm, daha önce kazaların yaşandığı Avrupa ülkelerinde grizu patlaması da dahil bütün tehlikelere karşı alınan önlemlerin başarıyla uygulandığını söyledi.

ÖZEL SEKTÖRDE ÖNCELİK YILLIK GELİR

Fransa'da kömür madenlerinin 2004 yılında kapanana dek devlet tarafından işletildiğine de vurgu yapan Damm, "Özel veya devlet, bütün yöneticiler işçilerin çalışmak için hazır olduklarını ama hayatlarını kötü çalışma koşullarında feda etmeyeceklerini bilmesi gerekir. Her madencinin güvenliğinin garanti altına alınması gerekir. İşte bu noktada sendikanın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Biz bunu Fransa'da yaptık ve başardık." diye konuştu. Bir madencinin hayatını kaybetmesinin, aliesinin ve ülkesinin hayatını kaybetmesi anlamına geldiğine de atıfta bulunan Genel Sekreter, hiçbir ihmalin kabul edilemez olduğunu söyledi. Özel sektöre devredilmiş bir maden ocağında çalışma koşullarının devlete göre daha zor olabileceğini de kabul eden Damm, "Hissedar tarafından yöneltilen özel sektörlerin önceliği yıllık gelir. Bu da işçinin sırtına yüklenen bir yük. Onun için hem şirketin yaşamasını sağlayan ekonomik gelir, hem de güvenlik ve çalışma koşulları konusunda denge oluşturulması gerekir." dedi. Fransız sendikacı, Soma'da yaşanan kaza ile ilgili de şirket yetkilileri ve sendikaların kazanın nedenleri konusunda adil, dürüst ve şeffaf bir araştırma gerçekleştirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Fransa'da kömür madenlerinin kapatılma süreci ile ilgili de Damm, "Fransa 1970'lerde enerji politikalarında değişikliğe gitti. Elektrik üretiminde kömürden nükleere geçişle birlikte madenlerin önemi de kalmamış oldu. Elektriğin nükleer enerjiden karşılanması ile birlikte de kömür üretimimizi düşürmek zorunda kaldık." dedi. Fransa'da halen yıllık 10 milyon ton kömürün kullanıldığını belirten Damm, bu ihtiyacın yurtdışından karşılandığını söyledi. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×