Yıldırım sivil toplum kuruluşlarıyla buluştu

- Başbakan Yıldırım: (4) - "Siyasetin artık gizli ortakları olmayacak. Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletin olacak. Sandıkta ne diyorsanız Ankara'da da o olacak. Gelen sistem bu" -"Korkutarak, milleti ikna edemezsiniz. Millet korksaydı 15 Temmuz gecesi meydanlara inmezdi. Bayrağını alan herkes meydandaydı" -"50 milletvekilinin 5 senede alacağı para 45 milyon. Çıkardı 187,5 milyona, bildiği hesap da bu. Anayasayı da böyle okuduysa vay halimize. Sen onu soracağına bir milletvekilin bir yıllık 2 trilyon fatura nasıl yaptı, onun hesabını sor önce"

Google Haberlere Abone ol

ANKARA (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili, "Siyasetin artık gizli ortakları olmayacak. Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletin olacak. Sandıkta ne diyorsanız Ankara'da da o olacak. Gelen sistem bu." dedi.

Yıldırım, Altındağ Kültür Sarayında düzenlenen, "Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Evet Diyor" programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çok partili siyasi hayatında 6 dönemden bahsetmenin mümkün olduğunu söyledi.

Bu altı dönemin üçünde ülkenin sıçramaya yaptığı dönemler olduğunu, diğer üçünün ise kazanımlarını kaybettiği yıllar olduğuna işaret eden Yıldırım, 1950-60 yılları arasında Türkiye'nin dünya ortalamasının iki katı büyüdüğünü söyledi. Yıldırım, şöyle devam etti:

"60-79 yılları arası ise bütün bu kazanımlarını kaybetti. Niye? İhtilal oldu. 27 Mayıs. Ondan sonra kısa bir süre Adalet Partisi dönemi var. Ama ondan sonra da 80'e kadar hep koalisyon, istikrarsızlık, hep zayıf ve parçalı hükümetler. Ülkenin temel konularına, meselelerine çözüm bulmak yerine, hep ötelemeyi tercih ettiler. Ve sonunda Fahri Korutürk'ten sonra cumhurbaşkanı seçemedik. Meclis seçemedi. Seçtirmediler. 124 tur oylama oldu. Seçilemedi, bunu da bahane bilip yönetime el koydular, Meclisi feshettiler ve Kenan Evren, arkadaşları demokrasiyi kesintiye uğrattı, işbaşına geldi.

- "Tabiri caiz ise engelli koşu yaptık"

Yıldırım, 1960 ve 1982 anayasalarının milletin talepleri doğrultusunda yapılmadığını, olağanüstü şartlarda darbe dönemlerinde hazırlanan düzenlemeler olduğunu dile getirdi.

1982 anayasasının ülkeye ayak bağı olduğunu söyleyen Yıldırım, "15 yıldır biz bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Ama neye rağmen? Bütün engellemelere rağmen. Tabiri caiz ise engelli koşu yaptık. Şeytan taşlamaktan vakit buldukça yol, okul, hastane yaptık. Ticaretimizi, ekonomimizi büyüttük. 8 milyon vatandaşımıza iş bulduk. Eğer bunlar olmasaydı ne olacaktı? Türkiye bugün üç kat büyümeyecekti, beş kat büyüyecekti. Milli gelirimiz 11 bin dolar olmayacak, 19 bin dolar olacaktı. Yazık değil mi bu ülkeye." şeklinde konuştu.

Hiç kimsenin ülkenin hızını kesmeye hakkı olmadığını söyleyen Yıldırım, koparılan bütün gürültü patırtının arkasında vesayet sisteminin ortadan kaldırılacak olmasının yattığını bildirdi.

Yıldırım, "Siyasetin artık gizli ortakları olmayacak. Hakimiyet kayıtsız, şartsız milletin olacak. Sandıkta ne diyorsanız Ankara'da da o olacak. Gelen sistem bu. Millet ne diyorsa biz de onu diyoruz." dedi.

-"Kargalar bile güler buna"

Yalanlara cevap vermekten yorulduklarını kaydeden Yıldırım, ana muhalefet partisi genel başkanının anayasa değişikliğine ilişkin söylediklerini hatırlattı. Yıldırım, şöyle konuştu:

"Muhtarlarla bir araya geliyor diyor ki '16 Nisan'da evet verirseniz muhtarlıklar kapanacak'. Şu hale bakın. Kardeşim; bu anayasa çok açık seçik yazıyor. Muhtarlıkların kurulması kanunla, muhtarların gelmesi seçimle. Böyle bir şey yok. Muhtarların buna inanacağını mı zannediyor? Kimse inanmaz. Kargalar bile güler buna. Kahvecilere, 'kahveler kapanacak evet demeyin' diyor. Korkutarak, milleti ikna edemezsiniz. Millet korksaydı 15 Temmuz gecesi meydanlara inmezdi. Bayrağını alan herkes meydandaydı. Az önce de çıkmış diyor ki 'milletvekili sayısını 600'e çıkarıyorlar. Yazık değil mi. Bu memlekette 187 milyon fazladan para ödenecek'. Biz bu adamı hesap uzmanı biliyorduk. Orada da çaktı. Hesabı da bilmiyor. Bilmediğini biliyorduk da kendisi söyledi. 50 milletvekilinin 5 senede alacağı para 45 milyon. Çıkardı, 187,5 milyona bildiği hesap da bu. Anayasayı da böyle okuduysa vay halimize. Vay haline bu milletin, sen onu soracağına bir milletvekilin bir yıllık 2 trilyon fatura nasıl yaptı, onun hesabını sor önce. Bırak bu işleri."

-"Maksat iş yapmak değil, kafa karıştırmak"

Geçmişte yapılanların çok çabuk unutulduğunu belirten Yıldırım, 1995 yılında Türkiye'nin seçmen sayısının 29 milyon olduğuna, bugün ise 59 milyona ulaştığına işaret etti. Yıldırım, o dönemde Meclis Genel Kuruluna milletvekili sayısının 450'den 600'e çıkarılması yönünde düzenleme getirildiğini ancak tepkiler üzerine hiç kimsenin düzenlemeye sahip çıkmadığını anlattı. Yıldırım, şunları kaydetti:

"Altında bunların imzaları var. CHP'nin, DYP'nin imzası var. Sonra komisyona çektiler 550'ye düşürdüler, tepkiyi alınca. 450'den 550'ye çıkarıyorlar, şimdi Türkiye'nin nüfusu olmuş 80 milyon, seçmen sayısı olmuş 59 milyon, 550'den 600'e çıkmaya laf ediyorlar. 1960 ihtilalinden sonra ne kadar oldu biliyor musunuz? Senato ve Meclis, 640 oldu. Eski cumhurbaşkanlarını koydular, bilmem neyi koydular, 640 oldu vekil sayısı. O zaman ne kadardı nüfusumuz? 40 milyon. 40 milyon iken 640'dı. Şu anda dünyada bütün ülkelerden, en az Türkiye. Neye göre hesap ediliyor? Kaç kişiye bir vekil. Gelişmiş demokrasilerde 50 bin, 60 bin kişiye bir vekil düşüyor. Bizde de 145 bine bir vekil düşüyor. Eğer 600 olursa bu sayısı 123 bine düşecek. Hala Avrupa'daki ülkelerin iki katı. Biz ülkemizin şartlarını biliyoruz. Maksat iş yapmak değil. Maksat kafa karıştırmak. 'Ne kadar memleketi düşünüyormuş.' Sen memleketi o kadar düşünüyorsan, 1992-1998 arasında SSK'yı 2 katrilyon lira zarara soktun, önce onun hesabını ver."

(Sürecek)

Yorumlar