Yeni Şafak muhabiri Pençşir'e girdi

Taliban'ın kuşatması altında bulunan ve örgüt tarafından, "tamamen kontrolümüzde" açıklamaları yapılan Pençir'de durum belirsizliğini korurken, Yeni Şafak Muhabiri Ayşe Mine Alioğlu, Taliban eşliğinde şehirde tur attı.

Google Haberlere Abone ol

Afganistan’da geçici hükümet açıklansa da Taliban’ı tanımayan Pençşir kentinde direniş devam ediyor. Kabil’e 150 kilometre uzaklıktaki şehre giren Yeni Şafak, Pençşir’de bir gün geçirdi. Savaşın izlerini taşıyan bölgede Taliban milisiyle birlikte dolaştık. Halkla konuşmamız güvenlik gerekçesiyle engellenirken çatışma riski olduğu belirtilerek şehirden ayrılmamız istendi.

Afganistan’da geçici hükümet açıklansa da gözler hala Taliban’ı tanımayan Pençşir kentinde... Taliban’ın kontrolü eline aldığını açıklasa da şehirdeki direnişin komutanı Ahmet Mesud’a yakın kaynaklar bölge direnişin hala devam ettiğini öne sürüyordu. Biz de bu soruya cevap bulmak için önceki gün Kabil’e 150 kilometre uzaklıktaki bölgeye gitmek için yola çıktık. Bozuk yollar ve kontrol noktaları nedeniyle ancak 4 saatlik yolculuk sonrasında vadinin girişine ulaşabiliyoruz.

Şehir merkezinin girişindeki kontrol noktasında Taliban güçleri tarafından durdurulduk. Kimlik ve kısa bir sorgunun ardından Taliban’dan aldığımız izin kağıdını da gösterdiğimiz halde güvenlik gerekçesiyle içeri alınmadık. İçeri girmek için biraz beklememiz gerektiği söylendi. Biz de bu süreyi çevredeki birkaç dükkan sahibiyle konuşarak değerlendirdik. Bir ayakkabı tamircisine girdik. Dükkanın sahibi Ahmed Mustafa, konuşmaya başlar başlamaz savaştan bıktıklarını söylüyor.

4 SAATLİK YOLU GERİ DÖNDÜK

Şavaşlardan yorulduklarını belirten 55 yaşındaki Mustafa, “Devletin parası savaşlara gidiyor. Çocuklarıma verecek param yok. Sürekli savaş...” diyor. Telefon dükkanı işleten Muhammed Hasan ise şunları anlatıyor: “İki yıldır sözlüyüm. Düğün yapacak param yok. Dedem, babam ve ben üç kuşaktır savaş görüyoruz. Hiçbir faydası olmadı. Tüm paralarımızı alıp kaçtılar. Savaş bitsin.” Ziyaretlerimiz devam ederken bir anda ‘çatışma olacak’ söylentisi yayılıyor. Esnaflar dükkanlarını kapatıp ayrılmaya hazırlanırken silah sesleri başlıyor. 4 saatlik yolu geri dönmek zorunda kalıyoruz.

DİDİK DİDİK ARADILAR

Dün bir kez daha şahsımızı denemek için Kabil’den Pençşir’e doğru tekrar yola çıktık. Vilayete gidince Taliban milisleri bizi tanıyor. Yoğun bir güvenlik önlemiyle aracımız ve çantalarımız aranıyor. Pençşir girişinde bir derenin kenarına örtü sererek oturup beklememizi istediler. Ellerinde silahlarıyla çay ikram ettiler. Bir gün önce aynı yerde çatışma olduğu için gergin ve endişeli şekilde bir kaç saat bekledik. Özbek, Peştun ve Kapisalıların bulunduğu Talibanlar bizimle sohbet ediyor. Pençşir’e girebilmek için Kapisa Kültür Başkanı’ndan izin almamız gerektiğini söylediler. Birkaç saatlik beklemenin ardından yanımıza gelen Taliban milisi bizi Pençşir’in komşusu Kapisa vilayetine götürdü.

GÖRÜNTÜ ALAMADIK

Bizi kapıda Kapisa vilayeti Kültür Başkanı Mevlevi Kerimullah Basik karşıladı. Aslında hiçbir sorun olmadığını ancak muhaliflerin bazılarının hala içerde olabileceğini söyledi. Güvenlik önlemi için çok uğraştıklarını belirtti. Telefonlarımızla kayıt yapmamamızı ve görüntüleri kendilerinin vereceklerini söyledi. Bize yardımcı olacak Taliban milisiyle birlikte Pençşir’e doğru yola çıktık. Afganistan’ın yıllardır dış ülkelerin kontrolü altında olduğunu artık Taliban yönetmine geçtikleri için şükrettiklerini söyledi. Savaşın izlerini taşıyan bölgede aracımız oldukça zorlandı.

ÇATIŞMA RİSKİ VAR

Zorlu bir yolculuktan sonra Pençsir’e girdik. Ahmet Şah Mesud’un Rusları engellediği Pençşir köprüsünün üzerinden geçtik. Hala çatışma olabililir endişesi ile insanlar sokaklardan çekilmiş, her taraf bomboş. İş yerleri kapalı. Caddelerde bulunan vatandaşın gözlerindeki savaşın yorgunluğuna şahit olduk. Taliban’ın Ahmet Şah Mesud’un mezarının bulunduğu türbeye zarar verdiğini iddiaların gerçek dışı olduğunu da bölgeye giderek gördük. Türbenin girişinde Taliban’ın nöbet tutuğunu gördük. Aracımıza binerek bize eşlik eden Taliban milisi, bir noktadan sonra daha ileri gitmemize izin vermedi, halkla konuşmamız da güvenlik gerekçesiyle engellendi. Taliban vilayetin valilik binasını da gördükten sonra çatışma riski olduğunu belirterek şehirden ayrılmamızı istedi.

Yeni Şafak’a konuşan Pençşir Vadisi’nden sorumlu Kapisa Kültür Başkanı Mevlevi Kerimullah, bölgede çatışma ihtimalinin sürdüğünü söyledi. Kerimullah, “Pençşir yönetimi ile konuşma ve uzlaşma üzerindeydik. Savaş istemiyorduk. Onun uzlaşma yoluyla halletmesini istiyorduk. Bazı savaş isteyen kişiler uzlaşmaya karşıydı. Bizim mücahit gruplar mecburen buraya operasyon düzenlemek durumunda kaldılar. Tüm halk bizim yanımızda diyebiliriz. Herhangi bir sıkıntı yok. Eğer o savaş isteyen kişilerin arkasında dursalardı bu başarıyı biz elde edemezdik. Ama onlar kaybetti. Onlar yabancı ajanlardı. Halk onların sözüne kanmadı. Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerin içleri rahat olsun Afganistan’da iç savaş çıkma ihtimali yok” dedi.

NİZAMİLERE 500 AFGANİ VERDİM

Kerimullah sözlerine şöyle devam etti: “Buradaki kişilerin evlerinden zorla götürüldüğü iddiası yalandır. Baskı altında tutulma gibi bir durum yoktur. Esas nokta ilk günden beri Pençşir’in operasyonunda oradaydım. Mücahitlerle birlikte. Sayın Ruhullah hoparlörle halka hitaben ‘herkes evinde bulunsun işinin başında bulunsun herhangi bir sıkıntı yoktur’ diyerek halka evlerinde kalmaya dair işlerinin başında olmaya dair güvence verdi. Fakat yersiz propagandalar yapılmıştı. Üst düzey yetkililer tarafından onlara can mal güvenliği sözü verildi. Mülkileri bir tarafa bırakın hatta Nizamilere de verildi. Ben kendim Nizamilere evlerine gitmeleri için 500 Afgani verdim. Ağırladım yemek verdim.”

AHMED MESUD KAÇMIŞ

Pençşir’deki elektrik ve telekominikasyon kesintisine değinen Kerimullah, “Elektrik kesintisi şu anda da devam ediyor. Özellikle kesilmemiştir. Bu tepeler frekansları etkiliyordu. Dolayısıyla telefon sıkıntısı frekanslardan kaynaklanıyor” derken Ahmet Mesud hakkında da şunları söyledi: “Pençşir tamamen İslami Emirliğin elindedir. Muhaliflerin çoğu teslim oldu. Bizimle birleştiler. Ahmed Mesud’un başka bir ülkeye kaçtığını halk söylüyor. Tüm İslam ülkelerine kardeşlik ortamı içerisinde yaşama mesajı veriyoruz. Afgan halkı çok mazlum fakir. Türkiye’den desteklerini ve bizim yanımızda durmalarını insani yardımlarına talep ediyoruz.”


 

Yorumlar