"Vakit kayıplarına asla tahammülümüz yoktur"

- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (1) - "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin pürüzsüz bir şekilde işleyebilmesi en alttan en üste kadar devlet idaremizin tüm kademlerinde tesis edeceğimiz anlayış ve ideal birliğiyle mümkündür" - "Memurundan amirine, uzmanından başkanına, valisinden büyükelçisine kadar herkes tam bir koordinasyon içerisinde büyük ve güçlü Türkiye ideali için çalışmak, üretmek, mücadele etmek zorundadır" - "Kurumsal taassuplara, çatışmalara, yersiz kaygılardan veya koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan vakit kayıplarına asla tahammülümüz yoktur"

Google Haberlere Abone ol

ANKARA (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin pürüzsüz bir şekilde işleyebilmesi en alttan en üste kadar devlet idaremizin tüm kademlerinde tesis edeceğimiz anlayış ve ideal birliğiyle mümkündür." dedi.

Başkan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 10. Büyükelçiler Konferansı katılımcılarına verilen öğle yemeğinde yaptığı konuşmada, büyükelçileri milletin evinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

10. Büyükelçiler Konferansı'nın, ülke, millet ve diplomasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, yurt dışından Türkiye'ye teşrif eden ve edecek olan misafirlere "Hoşgeldiniz." dedi.

Dışişleri Bakanlığını, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ekibini de tebrik eden Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı görevini devraldığı günden beri iç siyasette olduğu gibi, dış politikada da yoğun bir temponun içinde bulunduğunu vurguladı.

- "113 yurt dışı seyahati gerçekleştirdik"

Erdoğan, meydanlarda millete verdiği söze uygun olarak makamında oturan değil, koşan, koşturan, terleyen bir Cumhurbaşkanı olmaya çalıştığına değinerek, "Nasıl 81 vilayetin meseleleri ile yakından ilgileniyorsak, yurt dışında da ülkemizin gücüne güç katmak için gayret sarf ediyoruz. Geride bıraktığımız dört senede, Cumhurbaşkanı olarak resmi ziyaret, çalışma ziyareti ve zirve toplantıları bağlamında toplam 113 yurt dışı seyahati gerçekleştirdik." dedi.

Başta Afrika ve Latin Amerika'dakiler olmak üzere uzun yıllar ilişkilerin kısıtlı seyrettiği devletlerle iş birliğini geliştirmenin yollarını aradıklarını aktaran Erdoğan, 50'si resmi ziyaret olmak üzere 60 devlet başkanını, Türkiye'de misafir ettiklerini bildirdi.

- "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun modeldir"

G 20, Dünya İnsani Zirvesi, D8 İslam İşbirliği Zirveleri gibi pek çok üst düzey toplantıya başarıyla ev sahipliği yaptıklarını dile getiren Erdoğan, büyükelçilerle de gerek ziyaretleri sırasında gerekse bu zirveler vesilesiyle bir araya geldiklerini hatırlattı.

Büyükelçiler Konferansı'nın konumunun çok daha farklı olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Artık geleneksel hale gelen bu toplantı, tüm büyükelçilerimizin aynı çatı altında buluştuğu, istişareler yaptığı, ortak akılla Türk diplomasinin genel resminin, rotasının ve ufkunun çizildiği önemli bir platform haline geldi. Konferans, uluslar arası ilişkilerimizin durumu, geleceği ve başarısı açısından çok kıymetli bir imkandır. Bu seneki toplantının daha öncekilerden farkı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk konferansı olmasıdır. Türkiye, merhum Özal'dan Erbakan'a, Türkeş'ten Yazıcıoğlu'na, Demirel'e kadar, Türk siyasi hayatında iz bırakmış birçok siyaset adamının hayalini kurduğu bir yönetim sistemini hamdolsun demokratik yöntemlerle hayata geçirmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, tarihimize, kültürümüze, milletimizin beklentilerine ve elbette ülkemizin ihtiyaçlarına en uygun modeldir."

Erdoğan, milletin bir daha Güneş Motel vari utanç pazarlıklarına şahit olmayacağını, suni gerilimler yaşamayacağını, sistemden kaynaklı istikrarsızlıklarla boğuşmak zorunda kalmayacağını vurguladı.

- "İnsanı dikkate almayan hiçbir sistem başarılı olamaz"

24 Haziran gecesi sandığın renginin belli olmasıyla beraber daha önceki tartışmaların hiçbirisinin yaşanmadığına dikkati çeken Erdoğan, milletin sandığa giderek hem yürütmeyi hem de yasama organını belirlediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin alkışlanması gereken bir diğer başarısının, böylesine kritik bir değişikliği sandık yoluyla tamamen demokrasinin kurallarını işleterek yapması olduğunu ifade ederek, "Dünyanın birçok bölgesinde gerilimlere, kutuplaşmalara, hatta kanlı çatışmalara sebep olabilecek tarihi bir değişim, Türkiye'de tam bir demokrasi şöleni havasında gerçekleşmiştir. Bu açıdan 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri, Türk demokrasisinin ulaştığı seviyeyi de göstermektedir. Demokrasimiz, 16 yılda atlattığı badirelerle, başarıyla verdiği sınavlarla, olgunlaşmış, tüm dünyada parmakla gösterilecek konuma gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Vakit kayıplarına asla tahammülümüz yoktur"

"Sistem ne kadar mükemmel olursa olsun, başarısını ya da başarısızlığını belirleyecek temel faktör insandır." sözlerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnsanı dikkate almayan hiçbir sistem başarılı olamaz. İnsanı motive etmeyen hiçbir model, hedeflerine ulaşamaz. Yeni yönetim sistemimizin de başarı çıtasını hiç şüphesiz insan belirleyecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin pürüzsüz bir şekilde işleyebilmesi en alttan en üste kadar devlet idaremizin tüm kademlerinde tesis edeceğimiz anlayış ve ideal birliğiyle mümkündür. Memurundan amirine, uzmanından başkanına, valisinden büyükelçisine kadar herkes tam bir koordinasyon içerisinde büyük ve güçlü Türkiye ideali için çalışmak, üretmek, mücadele etmek zorundadır. Kurumsal taassuplara, çatışmalara, yersiz kaygılardan veya koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan vakit kayıplarına asla tahammülümüz yoktur."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde amir ne kadar önemliyse, riyasetlerinde çalışan personelin de o derece önemli olduğunun altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

"Valinin görevi ne kadar kritikse, karayollarımızın durumunu kontrol eden işçinin görevi de o kadar kritiktir. Genel müdürün rolü ne kadar mühimse, vatandaşlarımızın güvenliği için gece uykusundan fedakarlık yapan bekçimizin görevi de o kadar mühimdir. Büyükelçimizin vazifesi ne kadar vazgeçilmezse, kançılarya binasında farklı görevlerde çalışan personelinin vazifesi de o derece vazgeçilmezdir. Statüsü, konumu, unvanı ne olursa olsun devlet teşkilatımızın tüm kadrolarının aynı vazife şuuruyla, aynı adanmışlıkla meseleye eğilmesi gerekiyor. Hiç kimsenin sistemi tıkamasına yavaşlatmasına müsaade edemeyiz. Bunu sağlayacak olan da kurumların üst yöneticilerdir."

Üst kademe yöneticilerinin omuzlarına, eskisine göre çok daha büyük sorumluluklar düştüğünü belirten Erdoğan, "Özellikle bulundukları ülkelerde devletimizi ve Cumhurbaşkanlığı makamını temsil eden siz değerli büyükelçilerimizin mesuliyetleri daha da ağırlaşıyor." dedi.

Erdoğan, büyükelçilerin görev yaptığı yerlerde büyük bir ülkenin ve milletin evlatları olarak faaliyetlerini başarıyla sürdürdüklerini anlatarak, "Devletimizin ve hükümetimizin dış politika vizyonuna uygun olarak pek çok diplomatik çalışmalarda yer aldınız. Binlerce yıllık devlet geçmişimizi ve onun ayrılmaz bir parçası olan hariciye geleneğimizi en güzel şekilde temsil ettiniz. Görev yaptığınız ülkelerde ve uluslararası kuruluşlarda diplomasinin inceliklerini kullanarak ülkemizin konumu üst sıralara taşıdınız. Emekleriniz için her birinize şahsım ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum." diye konuştu.

(Sürecek)




Yorumlar