Ölen babasının mesleğini sürdüren itfaiyeci kız

"Babam karşılaştığı olayları, yaşadığı tecrübeleri sürekli bize anlatıyordu. Onun hikayeleriyle büyüdük. İtfaiyecilik aile mesleği oldu, gelecek kuşaklar da bu mesleği devam ettirmek için heyecanla bekliyor"

Google Haberlere Abone ol

İzmir'de kalp yetmezliği nedeniyle vefat eden ve görev şehidi sayılan itfaiye eri İlhan Erol'un kızı Nurhan da babasının izinde aynı mesleği icra ederek insanların hayatına dokunuyor.

Yaklaşık 20 yıl önce İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığında göreve başlayan, 2015 yılında ise görevinin başındayken kalp krizi geçiren, kalp nakli yapılmasına rağmen 2017'de hayatını kaybeden İlhan Erol'un, görev süresince müdahale ettiği olaylar, tecrübelerini sık sık anlatması, çocuklarında ve yakın akrabalarında itfaiyecilik mesleğine karşı merak uyandırdı.

Babasının maceralarından etkilenerek itfaiyeci olmak isteyen ve eğitim hayatını buna göre şekillendiren Nurhan Erol, üniversitede Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümünü tercih etti. Üniversite eğitimi sonrası sınavlara giren ve zorlu engelleri aşan Erol, yıl başında Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına atandı.

"İTFAİYECİLİK AİLE MESLEĞİ OLDU"

Yaklaşık 9 aydır Antalya'da orman, ev, otel yangınlarından sıkışmalı trafik kazalarına, ağaçta kalmış kedi vakalarına kadar birçok olaya müdahale eden 24 yaşındaki Nurhan Erol, AA muhabirine, itfaiyecilik mesleğinin ailelerinde çok önemli bir yeri bulunduğunu söyledi.

Ailede kendisi dahil 9 kişinin babasının mesleğinde ilerlediğini dile getiren Nurhan Erol, amcası, ağabeyi ve 6 kuzeninin farklı kentlerde itfaiye eri olarak görev yaptığını, küçük kardeşinin de itfaiyeci olmak istediğini belirtti.

İtfaiyeciliği babasının kendilerine sevdirdiğini anlatan Erol, "Babam karşılaştığı olayları, yaşadığı tecrübeleri sürekli bize anlatıyordu. Onun hikayeleriyle büyüdük. İtfaiyecilik aile mesleği oldu, gelecek kuşaklar da bu mesleği devam ettirmek için heyecanla bekliyor. İtfaiyecilik çok kutsal bir meslek, her meslek öyledir ama canlıyı, malı korumak, kurtarmak çok gurur verici bir durum." diye konuştu.

9 AYDA ÇOK SAYIDA GÜZEL ANILAR VE TECRÜBELER BİRİKTİRDİ

İtfaiyeci olmak istediğini babasıyla paylaştığında önce yadırgadığını, kadınlar için zor bir meslek olduğunu söylediğini aktaran Erol, şöyle devam etti:

"Aklım erer ermez 'ben itfaiyeci olacağım' dedim. Babam 'bu erkeklerin yapacağı iş' demişti ama ben tercih ettim ve bugün bu mesleği yapıyorum. Çok mutluyum. Stajımı İzmir'de yaptığım dönemde babamın amirleri, 'Düne kadar babanla yangınlara gidiyorduk, bugün senle' demişlerdi. Benim için çok gurur vericiydi. Başta 'kadınlar bu işi yapamaz' gibi bir algı oluşuyor ama kadın arkadaşlarımızla bu algıyı kırıyoruz. Olaya gittiğimizde, kıyafetlerimizi tam takım kuşandığımızda ayırt edilemiyoruz. Kaskı çıkardığımızda hayretle, şaşkınlıkla bakıyorlar."

Kadın oldukları için kendilerine herhangi bir ayrımcılık tanınmadığını, her türlü olaylara müdahale ettiklerini dile getiren Erol, erkek mesai arkadaşlarıyla birlikte hareket ettiklerini kaydetti.

Antalya'da da görev süresi kısa olmasına rağmen gelecek nesillere aktarılacak çok güzel anılar biriktirdiğini dile getiren Erol, "Yaklaşık 9 ayda ev, otel yangınları, arama kurtarma çalışmaları gibi olaylara müdahale ettim. Manavgat'taki yangında 12 gün boyunca orada kaldık, kadın erkek tüm mesai arkadaşlarımızla yoğun bir şekilde mücadele ettik. Gittiğimiz olaylar zaman zaman üzücü olabiliyor ama güzel tecrübeler kazanıyoruz. Yaşadığım olayları ben de çocuklarıma anlatacağım ve itfaiyeciliği tavsiye edeceğim. Daha arkamızdan gelen çok olur." değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar