Malezya’da Meclis krizi derinleşiyor

Malezya'da Kovid-19 krizi nedeniyle ilan edilen OHAL kapsamında faaliyetlerine ara verilen parlamentonun, 1 Ağustos tarihinden sonra da kapalı kalacağı endişeleri, Kral'ın da dahil olduğu siyasi tartışmaları alevlendirdi

Google Haberlere Abone ol

ÖMER FARUK YILDIZ

Malezya’da yılın başından bu yana sürekli artış gösteren yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarını kontrol altına alabilmek için olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesinin ardından neredeyse 6 ay geçti. Başbakan Muhyiddin Yasin, 1 Ağustos’a kadar sürmesi planlanan OHAL’in uzatılıp uzatılmamasına Kovid-19 vakalarının gidişatına göre karar verileceğini açıklamıştı. Malezya siyasetinde son bir ayda yaşanan gerilimler ve hükümete 13 Ocak’tan bu yana verilen olağanüstü yetkilere rağmen Kovid-19’un hala kontrol altına alınamaması, OHAL’in bir daha uzatılmasının mümkün olmadığı yorumlarına yol açıyor.

OHAL ilan edildiği zaman 2 ila 4 binli rakamlarda olan günlük vaka sayıları, kısıtlı hareket düzeni ve halihazırda devam eden tam karantina gibi uygulamalara rağmen son iki aydır neredeyse her gün 5 binli rakamlarda seyrediyor. Yüksek vaka sayıları nedeniyle hasta sayılarının da artması, ülke genelinde hastanelerdeki doluluk oranını yüzde 70’in üzerine çıkarmış durumda. Günde yaklaşık 200 bin kişinin aşılanmasına rağmen vaka sayılarında kayda değer bir düşüş gözlemlenmedi. Yıl içinde belirli aralıklarla uygulanan Kovid-19 tedbirlerinin hizmet sektörü ve hane halkı gelirleri üzerindeki olumsuz etkileri ise hükümetin üst üste açıkladığı teşvik paketlerine rağmen giderilebilmiş değil.

Mevcut durum karşısında gerek muhalefet gerekse halk, OHAL kanunlarının Kovid-19’la mücadeleye katkısını sorgularken Başbakan Muhyiddin’in OHAL’i fırsat bilerek parlamento faaliyetlerini durdurması hem muhalefetin hem de iktidar koalisyonunda Muhyiddin’e mesafeli isimlerin tepkisini çekti. Muhalefet partileri ve iktidar koalisyonundaki en güçlü unsur olan Birleşik Malay Ulusal Örgütü’nün (UMNO) lideri Ahmed Zahid Hamidi’nin “parlamentonun bir an önce açılması gerektiği” yönündeki açıklamaları, Kovid-19 krizini yönetmekte zorlanan hükümetin meşruiyetini yeniden tartışmaya açtı. Zira 23 Şubat 2020’de UMNO, Malezya İslam Partisi (PAS) ve Mahathir Muhammed’in liderliğindeki iktidar koalisyonu Umut İttifakı’ndan (PH) bir grup milletvekili ile anlaşarak PH’nin meclis çoğunluğu düşüren, sonrasında UMNO ve PAS ile kurduğu yeni koalisyonla iktidarı devralan Muhyiddin, henüz meclisten güven oyu almadı. Yeni hükümetin meclis çoğunluğu olup olmadığı, hükümetin kuruluşundan bu yana zaman zaman tartışma konusu oluyordu. Malezya’da pandeminin etkisini hissettirmeye başladığı Mart 2020’de yeni hükümetin göreve gelmesi, meşruiyet tartışmalarını bir süre gölgede bırakmıştı. Lakin OHAL’in verdiği yetkilerden faydalanılarak parlamentonun kapatılması ve Kovid-19 tedbirlerine uygun bir şekilde oturumların düzenlenmesi mümkün olduğu halde hükümetin parlamentoyu yeniden açmak üzere adım atmaması, bu kararın pandemiden çok siyasi kaygılarla alındığı yönünde eleştirileri beraberinde getirdi ve son bir ayda gerilim iyice yükseldi.

- MALEZYA KRALI VE BAŞBAKAN MUHYİDDİN’İN FİKİR AYRILIĞI

Tam bu sırada Malezya Kralı Sultan Abdullah Şah, parlamento tartışmalarının ülkeyi siyasi istikrarsızlığa sürüklemesini önlemek için inisiyatif aldı ve mevcut durum karşısında yapılması gerekenleri istişare etmek üzere önce iktidar ve muhalefetten siyasi liderlerle, daha sonra eyalet krallarıyla görüştü. Yapılan görüşmelerde taraflar, beklendiği üzere, OHAL’in 1 Ağustos’tan sonra uzatılmasına gerek olmadığı yönünde fikir beyan etti. 16 Haziran’da kraliyet sarayından yapılan açıklamada ise Sultan Abdullah Şah’ın, parlamento faaliyetlerinin “bir an önce yeniden başlaması gerektiği” yönünde emir verdiği bildirildi. Seçilmiş hükümet için bağlayıcı olmamasına rağmen Malezya Kralı’nın emirleri, siyasetin gidişatında yön tayin edici etkiye sahip. Nitekim Muhyiddin, sarayın açıklamasına kayıtsız kalmayıp Kral’ın parlamentonun açılması yönündeki hükmünü değerlendireceklerini belirtti.

Enver İbrahim’in liderliğindeki muhalefet koalisyonu, Sultan Abdullah Şah’ın parlamentonun açılması gerektiği yönündeki açıklamalarından güç alarak iktidarı sıkıştırmayı sürdürüyor. Parlamentonun en erken Eylül ayında açılabileceği fikrini savunan Muhyiddin ise bir yandan Kral’ın sözüne itibar ediyor gibi görünüyor ancak diğer yandan parlamentonun açılışını mümkün olduğunca geciktirmek için çaba sarf ediyor. Kraliyet sarayının açıklamasından 5 gün sonra Muhyiddin, parlamentonun açılması durumunda masaya yatırılacak konuların karara bağlanması için, muhalefetin de yer aldığı bir komisyon kurulacağını açıkladı. Parlamentoda konuşulacak konuların ayrı bir komisyonda belirlenmesini makul bulmayan muhalefet partileri, Muhyiddin’in bu hamleyle zaman kazanmaya çalıştığını öne sürdü.

Hükümetin parlamentoyu açmadaki isteksizliği sadece muhalefetin değil, Malezya Kralı’nın da tepkisini çekti. Öyle ki Sultan Abdullah Şah, parlamentonun açılması yönündeki çağrılarının karşılıksız kalması üzerine 25 Haziran’da Meclis Başkanı Azhar Azizan Harun ile Senato Başkanı Rais Yatim’i makamına çağırdı ve görüşmenin ardından “parlamentonun bir an önce yeniden açılması” çağrısını yineledi.

- MUHYİDDİN GÜVENSİZLİK OYUNDAN MI ÇEKİNİYOR?

Son gelişmeler, Muhyiddin’in kendi planı doğrultusunda hareket ettiğini, bunun için iktidar ortakları ve muhalefetin yanı sıra monarşiye de karşı gelmeyi göze aldığını gösteriyor. Peki tüm bu çağrılara rağmen Muhyiddin neden parlamentonun açılışını geciktirmek istiyor?

Malezya basınındaki bazı değerlendirmelerde, Muhyiddin’in güvensizlik oyu önergelerinden çekindiği için parlamentonun açılışını ertelediği görüşü hâkim. Fakat geçen seneki parlamento oturumlarında da tecrübe edildiği üzere, güvensizlik oyu dahil meclise sunulan hiçbir önerge, Meclis Başkanının onayı olmadan oylamaya gidemiyor. Muhyiddin’in güvensizlik oyu gibi bir kaygısı olsa, tıpkı geçen yılki oturumlarda yaptığı gibi bu yıl da muhalefetin bu yöndeki olası önergelerinin önünü tıkayabilir. Dolayısıyla Muhyiddin’in parlamentonun açılmasını erteleme isteğinin ardında başka planların bulunduğu da ifade ediliyor.

17 Haziran’da hükümetin açıkladığı Ulusal İyileşme Planı’nda, ülkede yüzde 60 Kovid-19 bağışıklığı sağlanıp, vaka sayılarının 500'ün altına düşmesi halinde parlamentonun yeniden açılabileceği belirtiliyor. Söz konusu plana göre bu aşamaya en erken Eylül ayında, yani Muhyiddin’in parlamentoyu açmak istediği vakitte geçilebilir. Halihazırda Malezya’da birinci ve ikinci doz Kovid-19 aşısı yaptıranların sayısı yaklaşık 7,8 milyonu buldu. Bu sayı, Malezya nüfusunun dörtte birine tekabül ediyor. Aşılamalar bu hızla gider ve planlanan zamanda aşı tedarikleri sağlanırsa Malezya’da eylül ayına kadar yüzde 60 bağışıklık sağlanması mümkün. Eğer salgının gidişatı Muhyiddin’in planladığı şekilde ilerler ve vaka artışları aşılamaların artmasıyla kontrol altına alınırsa Malezya 2022’den önce normalleşmeye geçebilir.

- PANDEMİ SONRASI ERKEN SEÇİM GÜNDEMİ

Bu bilgiler ışığında Muhyiddin’in, Kovid-19’un kontrol altına alındığı ve ekonominin tamamen açıldığı bir dönemde parlamentonun faaliyetlerini başlatarak muhalefetin karşısına Kovid-19’u yenmiş başbakan olarak çıkmayı planladığı düşünülebilir. Ülkenin geç de olsa normalleşmeye adım atması, yıl sonuna doğru ekonomik toparlanmayı mümkün kılacağı gibi aynı zamanda hükümetin halk nezdinde azalan itibarını yeniden kazanmasını sağlayabilir. Fakat bu itibar, iktidar koalisyonunda baştan bu yana geri plana atılan UMNO’nun hoşnutsuzluğu ve hükümetin meclis çoğunluğu gibi sorunları çözmesi hususunda Muhyiddin’e yardımcı olur mu, bilinmez.

Pandemi biter bitmez Malezya’nın bir numaralı gündem maddesinin hiç şüphesiz erken seçim olması bekleniyor. Bunu sadece muhalefet değil, Muhyiddin’den umduğunu bulamayan iktidar ortakları da istiyor. Zira UMNO lideri Zahid, bundan önce defalarca iktidar koalisyonundan çekilip ülkeyi erken seçimlere götürme sinyalleri verdi. Şu an UMNO’yu hükümetin yanında yer almaya zorlayan tek faktör, pandemi şartlarında politik hesap yapıyor görünüp halkın tepki göstermesinden çekinmesi olarak gözüküyor.

Sonuç olarak, 23 Şubat krizinin ardından hiç hesapta yokken beklenmedik bir şekilde Malezya liderliğine yükselen Muhyiddin’in, Kovid-19 krizi ve OHAL’in kendisine sağladığı avantajı kullanarak uzun süre iktidarda kalamayacağı aşikâr. Bu durumda Muhyiddin’in, kırılgan dengeler üzerine inşa edilmiş mevcut iktidarının süresini uzatmaya çalışmaktansa olası bir erken seçimde başarı sağlayabilmek için hazırlıklar yapması daha mantıklı görünüyor.

Kaynak: AA

Yorumlar