Kıbrıs kapalı Maraş şehri neden kapalıydı?

KKTC'de bulunan Kapalı Maraş 46 yıl aradan sonra açıldı. Peki, Kapalı Maraş neden kapalıydı, ne zaman ve kim tarafından ne için kapatılmıştı? İşte detaylar:

Google Haberlere Abone ol

Lala Mustafa Paşa Kıbrıs'ı fethettiğinde parasını vererek, bu bölgeyi satın almış ve kendi adına kurulan vakfa devretmiş. Bölgenin 300 yıl vakıflara ait olduğu konusunda pek çok bilgi ve belge vaR. 

Kapalı Maraş aslında bir şehir değil Gazimağusa şehrine bağlı 4 bin 500 dönümlük bir mahalledir. Sahilde yer alması nedeniyle adanın en cazip ve ilgi gören yerlerinden biri olarak kabul edilir. 

1974 yılında Türkiye tarafından düzenlene Barış Harekatı'ndan sonra yapılan anlaşmalar kapsamında insan girişine tamamen kapatıldı. 1974 öncesi Akdeniz'in en ünlü tatil merkezlerinden biri olan Maraş, 13 Ağustos 1974'te (o gün son bulan) İkinci Kıbrıs Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kontrol altına alındı.

Türk uçaklarının şehri bombalamasının ardından bölgenin Kıbrıslı Rumlardan oluşan nüfusu güneye kaçtı. Türk ordusunun eline geçmesinin ardından Maraş askerî yasak bölge ilan edildi.

1976-77 yıllarında Maraş bölgesinin kuzeyinde kalan bazı sınırlı bölgeler iskâna açılarak önce güneyden göçmen olan Kıbrıslı Türkler, sonrasında da Türkiyeli göçmenler yerleştirildi.

Kapalı Maraş bölgesi, 1974-1990 yılları arasında doğrudan Türk Silahlı Kuvvetlerinin parçası olan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı tarafından idare edildi.

1981'de resmen birinci derece askerî yasak bölge ilan edildi.

29 Temmuz 1990'da bölgenin kontrolü KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

İçerisinde BM'ye ait bir adet bina bulunmaktadır.

Yaklaşık 400 metre ilerisinde ise altı apartman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne orduevi yapılması için tahsis edilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile orduevi yanında bulunan kız öğrenci yurdunda kalan öğrenciler dışında içeriye giriş kesinlikle yasaktır.

Hayalet şehri görmek isteyen yabancı turistler Maraş İkon Kilisesi'nden öteye gidememektedirler.

Ancak 2016 yılından itibaren turistlerin kiliseye de girmeleri yasaklandı.

Askeri kartı olanlar, yurtlarda kalanlar ve kayıtlı taksiler haricinde hiçbir şekilde sivil araç ve yaya Kapalı Maraş Bölgesi'ne alınmamaktadır.

Annan Planı'na göre kapalı Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı.

Ancak yapılan referandumda Annan planı Kıbrıs Türk'lerince kabul edilmesine rağmen, Kıbrıs Rumları tarafında reddedilince, bu gerçekleşmedi.

LALA MUSTAFA PAŞA'NIN MİRASI

Lala Mustafa Paşa'nın, 1571'de Kıbrıs'ı fethetmesiyle söz konusu bölgeyi parasını ödeyerek satın aldığını ve kendi adına kurduğu vakfa bağışladığını tarihi belgelerden biliyoruz. Yapılan envanter çalışmalarında Maraş'ta Abdullah Paşa ve Bilal Ağa vakıflarına ait tapulara ulaşıldı. 

4 bin 500 dönümlük alan sahip Kapalı Maraş'ın tamamının vakıf malı olduğu biliniyor. 300 yıl Osmanlı idaresinde bu bölge, vakıf arazisi olarak bilinmiştir. Bölge, İngiliz idaresi döneminde vakıf kanunlarına aykırı olarak Rumların üzerine geçirilmişti. Bu bölgenin 300 yıl vakıflara ait olduğu konusunda pek çok bilgi ve belge var. Bunu İngilizler de Rumlar da Türkler de kabul ediyor. Kapalı Maraş bölgesinde 1990'lı yıllarda, bir binanın içerisinde bu bölgeyle ilgili tapular bulundu. Rumlar bunları kaçırmak istedi ama başarılı olamadı. Bu tapularda ve kütüklerde bölgenin vakıf malı olduğu açık bir şekilde görülüyor. Magosa'daki mahkeme, bu belgeleri kullanarak, bu bölgenin vakıflara ait olduğuna yönelik tespit kararı da çıkardı.

AÇILIŞ SÜRECİ

Maraş, 1980 ve1990'lı yıllarda bu defalarca masaya getirilmiş olmasına rağmen Rum kesiminin karşı çıkması sebebiyle neticeye kavuşturulamadı. 1993'te dönemin BM Genel Sekreteri Butros Gali'nin önerdiği güven artırıcı önlemler paketi çerçevesinde, Türk tarafı, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı'nın açılması karşılığında, Maraş'ın BM idaresinde iki tarafın ortak kullanımına açılmasını kabul etti ancak bu plan Rumlar tarafından kabul görmedi.

KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın 2003'te Rum lider Tasos Papadopulos'a, Kıbrıs'ın her iki tarafına yönelik ve buralardan gerçekleşecek dış ticaret, ulaşım, seyahat ve kültürel ile sportif aktivitelere uygulanan tüm kısıtlamalar kaldırılması karşılığında, Maraş'ın Rum kesiminin kontrolüne verilmesi önerisi de Rum tarafında karşılık bulmadı.

2004'te yapılan Annan Planı referandumunun Rum kesimi tarafından kabul görmesi halinde, Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı. Kıbrıs Türklerinin Annan Planı'na yüzde 64,91 ile "evet" demesine rağmen Rumların yüzde 75,83 ile "hayır" demesi bu çözüm fırsatını da ortadan kaldırdı.

En son 2017'de Crans Montana'da yapılan Kıbrıs Konferansı yine Rum tarafının uzlaşmaz yaklaşımı yüzünden sonuçsuz kalınca, kapsamlı bir çözüm ihtimalinin neredeyse imkansız olduğu görüldü.

MARAŞ'IN AÇILIŞ SÜRECİ NASIL BAŞLADI?

KKTC'de 22 Mayıs'ta kurulan Ulusal Birlik Partisi (UBP) - Halkın Partisi (HP) koalisyon hükümeti, Maraş'ın Türk idaresinde yeniden yerleşime açılmasıyla ilgili çalışmalar başlattı.

KKTC'de geçen yıl 18 Haziran'daki Bakanlar Kurulu toplantısında Maraş'ın açılması konusunda adım atılarak uzman ekiple bilimsel envanter çalışması yapılması yönünde karar alındı.

Geçen yıl temmuzda bölgede yapılan ilk envanter çalışmasına Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da katılırken KKTC Başbakanı Ersin Tatar da bölgede incelemelerde buldu.

Tatar ve Özersay, daha sonra defalarca Maraş'ın açılması yönündeki görüşlerini dile getirdi.

Başbakan Tatar, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, hükümet olarak kapalı Maraş konusunda bir adım atıldığını, ezberin bozulduğunu belirtmişti.

Maraş'ın 46 yıldır kapalı olarak, bir hayalet şehir haline geldiğini dile getiren Tatar, bu bölgenin açılması konusunda uluslararası hukuka da ters düşmek istemediklerini söyleyerek, "Bizim düşüncemiz, oradaki mal ve mülklerin eski sakinlerine iade edilmesi şartıyla Maraş'ın açılmasıdır." ifadelerini kullanmıştı.

Özersay da Maraş projesinin, bölgenin KKTC yönetimi altında eski sakinlerinin yerleşimine açılması olduğunu belirtmişti.

 

Yorumlar