"Fatih Ağabey" köylerde oyuncak dağıttı

"Bir Oyuncak Da Sen Ver" sosyal medya platformunu yöneten anestezi teknikeri Fatih Taş, gönüllülerle köylerde dağıttığı oyuncak, kırtasiye malzemesi ve giyeceklerle çocukların yüzünü güldürüyor

Google Haberlere Abone ol

Kars'ta "Bir Oyuncak Da Sen Ver" sosyal medya platformu aracılığıyla kırsaldaki çocuklara giyecek, kırtasiye malzemesi ve oyuncak ulaştıran Fatih Taş, yüzünde tebessüm oluşturduğu miniklerin gönüllerinde de taht kuruyor.

Kentte 4 yıl önce Taner Güneş tarafından kurulan "Bir Oyuncak Da Sen Ver" sosyal medya platformuna katılan, Güneş'in İstanbul'da çalışma hayatını sürdürmesi nedeniyle platformun yöneticiliğini de üstlenen Fatih Taş, gönüllü arkadaşlarıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Taş ve gönüllüler, sosyal medya üzerinden irtibat kurdukları hayırseverlerden çocuklara ulaştırmak üzere oyuncak başta olmak üzere bot, mont, ayakkabı gibi giyecekler ile kırtasiye malzemesi temin ediyor.

Farklı kentlerden hayırseverlerin gönderdiği ürünleri bir binanın zemin katında depolayan Taş ve gönüllüler, bunları çocukların yaş ve cinsiyetine göre ayırıyor.

Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Hastanesinde anestezi teknikeri olarak görev yapan 26 yaşındaki Taş, işten arta kalan zamanlarında ya da hafta sonlarında gönüllülerle oyuncakları araçlara yükleyip kırsaldaki köylerin yolunu tutuyor.

Karlı yolları aşıp ulaştıkları köylerde çocuklarla buluşan Taş ve beraberindekiler, miniklere çeşitli oyuncaklar, bot, mont, ayakkabı, kırtasiye malzemesi veriyor, pamuk şekeri, meyve suyu, çikolata ikram ediyor.

Zaman zaman palyaço kıyafetleri giyerek çocukları eğlendiren Taş, onlardan derslerine çalışıp başarılı olma sözü de alıyor.

Sosyal medyada kurdukları platform sayesinde 4 yılda, kentteki 382 köyün 230'una giden gönüllüler, dar gelirli ailelere erzak yardımı, engelli çocuklara ihtiyaç duydukları araçları ulaştırıyor.

- "ÇOCUKLUĞUMDA BAYRAM HEDİYESİ OLARAK GETİRİLEN BOT VE MONTA SARILARAK UYURDUM"

Çocukların "Fatih Ağabey"i Taş, AA muhabirine, babasını erken kaybettiğini, zor bir çocukluk yaşadığını, o yılları düşünerek çocukların mutluluğu için harekete geçtiğini söyledi.

Taner Güneş'in kurduğu sosyal medya platformu üzerinden çalışmalara başladığını aktaran Taş, "Babam vefat ettikten sonra ailemin durumu çok kötüydü, annemin bir maaşı yoktu, sağ olsun akrabalar, komşular bize destek oluyordu. Bayramlarda arkadaşlarımın, ağabeylerimin, akrabalarımızın bayram hediyesi olarak getirdiği bot, mont bizi çok mutlu ettiği için onlara sıkı sıkı sarılarak uyurdum, onları kirletmeye kıyamazdım." dedi.

Köylere gittiği zaman çocuklara verdikleri oyuncaklarla yaşanan mutlulukta kendini bulduğunu ve bu işe sımsıkı sarıldığını ifade eden Taş, "Miniklere oyuncak verince çocukluğumu gördüm ve 'İşte benim yapmam gereken iş bu' dedim. O günden sonra artık yaşantımı, duygularımı o mutluluğu bütün insanlara yansıtabilmek için hep elimden geleni yapmaya çalıştım. Taner ağabey, iş icabı İstanbul'a gitti. O gidince tüm yük bana kaldı ve ben de bu yükü elimden geldiği kadar layıkıyla omuzlamaya çalışıyorum, artık bu süreçten sonra bu güzel organizasyonu gönüllü arkadaşlarımızla devam ettirmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

- "ÇOCUKLARI DÜŞÜNDÜĞÜMDE HEYECANDAN GÖZÜME UYKU GİRMİYOR"

Taş, zorluklar içerisinde bu iyilik hareketini yönetmeye gayret gösterdiğini, aracı olmadığı için köylere gitmekte sorun yaşadığını belirterek, şöyle devam etti:

"Maddi durumumdan dolayı aracım yok, o yüzden gönüllülerden, çevremdeki arkadaşlardan çocuklara oyuncak getirmek için araç ricasında bulunuyorum, sağ olsunlar onların destekleriyle araç ihtiyacımızı karşılayıp köylere gidebiliyoruz. Sosyal medya üzerinden çocuklar için kampanyalar yapıp oyuncak topluyoruz. Gönüllülerin bütçelerine göre bize gönderdiği çeşitli hediyeleri Kars'ın köylerine ulaştırıyoruz. Hastanedeki nöbetim çıkışı köylere, kimi zaman okullara gidiyoruz, kırtasiye malzemesi veriyoruz, kış aylarında bot, mont ihtiyaçlarını karşılıyoruz ama genellikle amacımız çocukları oyuncak vererek mutlu etmek. 4 yılda 25 bin oyuncak dağıttık."

Hediyeleri hazırlarken çocukluğunu hatırlayıp duygulandığını dile getiren Taş, şu ifadeleri kullandı:

"Köylere gitmeden önce heyecanlanıyorum çocukların mutlulukları, gülüşleri aklıma geliyor. Onları düşündüğümden ve onlara vereceğim hediyelerden dolayı heyecandan gözüme uyku girmiyor. Sabahları erkenden kalkıp aman eksik bir şey olmasın diye depoya gidiyorum. Bütün çocuklara yetecek kadar oyuncak olsun, hepsini mutlu edebileyim diye çok düşünüyorum ve o heyecan ayrı bir tat veriyor. Burada çalıştığım için Kars'ta oyuncaksız çocuk bırakmak istemiyorum. Kütüphanesi olmayan okullarımız var, buralara kütüphane planlarımız var. Etkinliklerimiz çok fazla. Kars bittikten sonra çevre illere Ardahan'a, Ağrı'ya, Iğdır'a gidip çocuklara hediyeler vermek istiyoruz."

Yorumlar