Erdoğan'dan ABD'ye: Sen çiftliktekini ver bakalım

FETÖ'ye sahip çıkan ABD'ye tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğa, "Ben stratejik ortağıma 85 koliyi veriyorum da benim stratejik ortağımdan bize herhangi bir destek gelmiyorsa bunun karşısında demokrasiye inanmış bir insan olarak biz ne yapacağız? Demokratik bir hukuk devletinin gereği neyse onun gereğini yapacağız. Kalkıp da yani adeta bizi emir kulu gibi görüp, işte 'Birisi var içeride, onu bize verin.' Onu sen alacaksan, önce sen kendindekini bize ver. Bizimki yargıdan geçmiş ve hakkında tutukluluk var. Seninki yargıdan geçmemiş, orada çiftlikte duruyor. Sen çiftliktekini ver bakalım. Ona göre biz ne kadar stratejik ortağız görmüş olalım" dedi.

Google Haberlere Abone ol

Sonhaberler | Haber Merkezi 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(Vizeleri kaldırdık.) Bunu diyen kim? Ankara'da büyükelçi, kim bu büyükelçi? Koskoca ABD adına, stratejik ortağıyla ilişkide hemen şöyle bir paragrafla 'vizeleri kaldırdık' diyebiliyorsa, o zaman ben bu stratejik ortaklığımı masaya yatırırım." dedi.

Erdoğan, TRT World Forum'un kapanış oturumunda konuştu. "Bugün Batı'nın anladığı değerler, demokrasi anlayışı, kendi çıkarları için kullanılan özgürlük anlayışı ve bu değerlerin bizim panellerimizde, özellikle gelişmekte olan ülkelere kendi anladıkları biçimiyle zorla empoze edilmeye çalışıldığı yönünde bir görüş ve bunun sonlandırılması gerektiği bildirildi. Buna nasıl direnebilir gelişmekte olan toplumlar?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Önce ben değerler üzerinden şunu söyleyeyim. Bakın böyle giderse bu gidiş, kötü bir yere gidiş. Nedir bu? Bundan sonra bu anlayışla demokrasi sorgulanmaya başlanacaktır. Çünkü demokrasi şu anda insanoğlunun düşüncelerinin karşılığını vermiyor. Yani buna demokrasinin iflası da diyebiliriz. Nitekim şu anda Amerika'da, üniversitelerde filan tartışılıyor. 'Yoksa demokrasinin sonuna doğru mu gidiyoruz?' Niye? Bakıyorsunuz eğer oylar bu işin karşılığını veriyorsa ona niye saygı duymuyorsunuz? Saygı duyun."

Haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu yöne doğru gidildiğine dikkati çekip, bunun için de sorgulama sürecine girildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aynı şekilde emperyalizmin acımasız o vukuatları karşısında demokratlar olarak ne yapacağız? Şimdi Türkiye'de partim açık ara önde seçim kazanıyor. Açık ara benim partim seçim kazandığı halde kalkıp da Batı eğer benim partimi yargılıyorsa ben bu Batı'dan şüphe ederim. Demokrasi değil mi? Soruyorum. 15 Temmuz gecesi bu ülkede darbe girişiminde bulunuldu mu? Bulunuldu. Kime karşı bulunuldu? Bize karşı bulunuldu. Peki biz bu ülkede otoriter, totoliter bir rejim mi kurduk? Yok. Halkımın verdiği oylarla iktidar olmuş bir partiyiz ve 15 yıldır da ülkemizi yönetiyoruz ve 3,5 kat ülkemizin bütün maddi olarak gücünü katladık. Alt yapısıyla üst yapısıyla değişen bir Türkiye var. Darbe girişiminde bulunuldu ve darbe girişiminde bulunulmasına rağmen demokratız diye geçinen ülkelerden inanın bizi üç gün, bir hafta sonra aramaya başladılar. Baktılar ki darbe netice getirmedi bu defa arayarak dostlar alışverişte görsün kabilinden bize 'geçmiş olsun' demeye başladılar. Böyle şey olabilir mi? Şu anda çok açık konuşuyorum, 99'da Amerika'ya giden Feto denilen adam, Pensilvanya'da 400 dönüm arazi kendisine tahsis edildi veya satın aldılar, bilmem. Oradan 170 ülkeyi bu adam idare ediyor. Tabii bu adam sembolik, idare edenler başka. Koyarsın ön tarafa birisini, suflörler arkadan işi idare ederler. Yoksa onun idare edecek bir kabiliyeti de yok, gücü de yok bakma; ama işi böyle götürdüler ve götürüyorlar. Şimdi bütün bu olaylar olurken eğer ben stratejik ortağıma 85 koliyi veriyorum da benim stratejik ortağımdan bize herhangi bir destek gelmiyorsa bunun karşısında demokrasiye inanmış bir insan olarak biz ne yapacağız? Demokratik bir hukuk devletinin gereği neyse onun gereğini yapacağız. Kalkıp da yani adeta bizi emir kulu gibi görüp 'İşte birisi var içeride, onu bize verin.' Sen onu alacaksan önce sen kendindekini bize ver. Bizimki yargıdan geçmiş ve hakkında tutukluluk var. Seninki yargıdan geçmemiş, orada çiftlikte duruyor. Sen çiftliktekini ver bakalım. Ona göre biz ne kadar stratejik ortağız biz bunu görmüş olalım. Maalesef bu şekilde işte başkalarına da yaptıkları gibi, 'Türkiye'ye de biz böyle yaparsak buradan nasıl netice alırız bunu görelim.' diyorlar."

Vize meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile ABD'nin vize işlemlerini karşılıklı askıya almasına değinerek, şunları söyledi:

"İşte şimdi en son açık, net bir örnek, vize meselesi... Ne diyor vizede? Kalkıyor, hemen bir paragraf 'Vizeleri kaldırdık.' Bunu diyen kim? Ankara'da büyükelçi, kim bu büyükelçi? Koskoca ABD adına stratejik ortağıyla ilişkide hemen şöyle bir paragrafla 'Vizeleri kaldırdık' diyebiliyorsa o zaman ben bu stratejik ortaklığımı masaya yatırırım. Biz de ne yaptık? 2 saat içinde aynı şekilde, aynı kelimelerle biz de vizeleri kaldırdık. Niye? Burada adalet bunu gerektiriyor da onun için. Şimdi iki gündür Ankara'da görüşmeler yapıldı. Bakalım nereye varacak? Bu duruşlar önem arz ediyor ama ben bunu sadece ülkem için konuşmuyorum. Tüm dünyaya sesleniyorum. Diyorum ki, eğer demokrasiye sahipsek, eğer adaleti arıyorsak ve buna da inanıyorsak gelin hep beraber el ele verelim, omuz omuza verelim 'Dünya 5'ten büyüktür.' diyelim ve 196 ülke dünyada bu hakkını istesin ve alsın."

Erdoğan, "Panelistlerimiz özellikle yakın zamanda Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesinde artık bir şeylerin iyileşmeye çalıştığından ümitvar. Artık Arap toplumlarının kendilerini daha demokratik süreçlere taşıyabileceklerine inanıyorlar. Siz, bugün dünyanın bu tablosuna baktığımızda, ki duygusal olduğunuzu da biliyoruz, siz umutlu musunuz? Yakın zamanda en azından benim çocuğum için ya da benden daha gençlerin çocukları için daha iyi bir Orta Doğu olacak mı?" şeklindeki soruya, şu karşılığı verdi:

"Biliyorsun biz 2023 dedik mi? Dedik. 2053 dedik mi? Dedik. 2071 dedik mi? Dedik. Bunlar birer hedeftir. Bunu ben görmeyeceğim. 2023'ü Rabbim lütfederse görürüz ama 2053'ü inşallah torunlarımız görecek. 2071'i belki torundan torunlarımız görecek. İlla bu Körfez olsun diye bir şey yok. Dünya için de geçerli bu. Biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Körfez'de olan şu son olaylar yenilir yutulur değil ki. Orada da görüyorsunuz 4 ülke bir araya geliyor, öbür tarafta Katar. Ne diyorlar? Şunu, şunu, şunu, şunu yapmayacaksın. Türkiye'ye üs kurdurmayacaksın. Televizyonu kapatacaksın. Hatta şu kadar televizyon onları da kapatacaksın. Bunlar ne komşuluk hukukuna girer ne de yıllar yılı beraber yaşamış olan insanların özel hukukuna girer, girmez. Şimdi biraz böyle yumuşama havası var. Temenni ederim ki bu tamamen yumuşar ve Körfez'deki bu sıkınıtılı hava bir an önce ortadan kalkar. Örneğin biz şimdi orada 250 kişinin olduğu bir üs var ama ben bu üs kurma meselesini Suudi Arabistan'a da teklif ettim. 'Eğer arzu ederseniz biz Suudi Arabistan'da da bir üs kurabiliriz.' dedim. 'Bir değerlendirelim.' dediler. Oradan bir cevap gelseydi bize biz orada da bir üs kurabilirdik. Farklı ülkelere üs kurma noktasında müsaade eden Körfez, peki Türkiye'ye niye bu noktada acaba müsaade etmiyor? Bu soru işaretlerinin cevabını bulmamız lazım. Bunu ben inanıyorum ki ekranları başında bizi izleyen tüm dostlar bu cevabı bulacaktır."

Ümitsiz olmayacaklarını belirten Erdoğan, "Ümidimizi koruyacağız ve bu devran böyle dönmez. İşte 15 yıl oldu, benim milletim AK Parti iktidarına adeta süresiz vize verdi ve biz o vizeyi şu ana kadar hakkıyla kullanmanın gayreti içerisindeyiz. Şimdi bir devran daha değişecek, 2019. İnşallah Türkiye'de başkanlık sistemine geçişi milletim onaylarsa, başkanlık sistemiyle bu süreci devam ettirirsek Türkiye bundan sonraki sürece ben inanıyorum ki çok daha güçlü bir şekilde devam edecek ve karar alma mekanizmaları çok daha yoğun bir şekilde çalışacak. Tabii bu kalkınmamıza olsun, uluslararası noktada siyaset etme durumumuzu olsun olumlu etkiler yapacaktır." ifadelerini kullandı.

Yorumlar