Çay harareti alır mı? Çayın harareti alır yalanı mı uyduruluyor?

Çay harareti alır mı? Çayın harareti aldığı bir yalan mı soruları yazın gelmesiyle birlikte merakla sorulan sorular arasında tekrar yerini almaya başladı. Her yaz muhabbetlerinden biri olan çay ve hararet konusunda yapılan bilimsel çalışmalar bile tartışmayı sonlandırmamışa benziyor.

Google Haberlere Abone ol

Çay harareti alır mı? Çayın harareti aldığı bir yalan mı? Sıcak çay içmek ile hararet arasında nasıl bir ilişki var? Çay içenler gerçekten serinliyor mu yoksa daha fazla terlemeye maruz kalıyor? Konu hakkında bilimsel çalışmalar veya uzman görüşleri var mı? İşte çay harareti alır mı almaz mı sorusunun çeşitli cevapları: 

Çay sıcak havalarda içildiğinde kısa süreli bir terleme yapar; ancak biraz vakit geçtikten sonra vücut kendini otomatik olarak serinlemeye programlayacağı için gerçekten de harareti alır. Ancak, bu duruma ulaşabilmek için öncelikle sıcak havada sıcak çayı içebilme maharetini göstermek gerekiyor. Zira bütün dünyada sıcak havada soğuk içeceklerin tüketilmesi alışkanlığı var. Soğuk içecek ise daha fazla tüketilmek için ayarlanmış şekilde; içtikçe içilesi gelir. 

Çay harereti alır sözü bilimsel olmasa da Anadolu'da yıllardır bir deyim haline gelmiş bir ifadedir. Doğrusu veya yanlışını kimse sorgulamaz; ancak kış aylarının vazgeçilmezi olan çay yaz aylarının da yine en çok tüketilen içecekleri arasında yer alıyor. Bunun nedeni hem alışkanlığın terk edilemeyişi hem de çayın harareti aldığı iddiası olabilir. 

Çay harareti alır mı? Çayın harareti aldığı bir yalan mı?
Çay harareti alır mı?

 

Çay içmenin harareti aldığı yönündeki yaygın kanaat BBC Focus dergisini bu yönde bir araştırma yapmaya yöneltti. Yapılan araştırma "çay içmek gerçekten harareti alır mı?" sorusunu aydınlığa kavuşturdu.

Çay harareti alır mı? Çayın harareti aldığı bir yalan mı?
Çay ev sohbetlerinin vazgeçilmezidir.

 

Dergi, uzmanlara "Çay içmek gerçekten harareti alır mı?" diye sordu.

Uzmanlar bu soruya "evet" diye cevap verip ekledi: "Sıcak içecekler vücudun kendisini olduğundan daha sıcak zannetmesine yol açar. Vücut daha çok terler ve bu da ısı kaybına yol açar."

DAHA KAPSAMLI BİLİMSEL ARAŞTIRMA

Çay ve hararet konusundaki en kapsamlı çalışmayı ise Sidney Üniversitesi Termal Ergonomi Laboratuvarı Başkanı Ollie Jay, 2012 yılında Ottowa Üniversitesi’nde çalışırken ortaya koydu. 

Ollie Jay, sıcak içeceklerin insanı en azından bir nebze ferahlatabileceğine dair bir makale yayımlamıştı.

Çay harareti alır mı? Çayın harareti aldığı bir yalan mı?
Çay bazı yörelerde lokumla tüketilir

 

Jay ile ekibi, araştırma için 75 dakika boyunca bisiklet çevirip aynı zamanda vantilatörle serinleyen dokuz tane gönüllüyle çalıştı.

Araştırma esnasında gönüllülere çok sıcak ve çok soğuk sular verildi. Araştırmacılar, bisiklet çevirip sıcak su içenlerin oda sıcaklığında su içtikleri duruma oranla yaklaşık 13 kalori fazla kaybettiğini fark etti. Gönüllüler soğuk bir içecek içtiğinde ise 5 kalori aldıkları kaydedildi.

Jay, “Kulağa biraz çelişkili gibi geliyor. Soğuk bir içecek içtiğinizde serinlemiş gibi hissediyorsunuz fakat sırf terlemenizi azalttı diye sizi serinletmiş sayılmıyor.” dedi. Vücudunuzdan çıkan her bir gram terde yaklaşık 58 kalori kaybediyorsunuz. Sıcak su içen gönüllüler fazladan 12 kalori aldı. Fakat yeniden terlemeye başlayınca 26 kalori kaybettiler. Konu soğuk içecekler olduğunda ise tam tersi gerçekleşti. Soğuk içecek içenler daha az terledi dolayısıyla buharlaşma daha az oldu. Bisiklet çevirenler oda sıcaklığında su içtiğinde ise alınan ve kaybedilen ısı miktarı eşit kaldı.

Çay harareti alır mı? Çayın harareti aldığı bir yalan mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan misafir olduğu evlerde sık sık çay sohbetinde bulunur.

 

Daha sıcak içecekler daha fazla terlememize ve daha fazla ısı kaybetmemize sebep olurken soğuk içecekler tam olarak olmasa da bizi serinletiyorsa hemen kalkıp bir çay mı koyalım? Tam olarak öyle değil. Jay, “Sıcak günlerde sıcak içecekler içilmesini pek tavsiye etmiyorum.” diyor. Birincisi buharlaşmadan kaynaklanan ısı kaybı o kadar önemli değil. İkincisi yapılan araştırmada vantilatör etmeni vardı. Bu da bisiklet çevirenlerden çıkan her bir damla terin buharlaşarak tüm ısı kaybına eklendiği anlamına geliyor. Eğer sizin yüzünüzden ter damlıyorsa ve havluyla siliyorsanız terleme yoluyla ısı kaybı yaşamamışsınız demektir.

Peki suyun sıcaklığı ile gönüllülerin terleme seviyeleri arasındaki bağlantı neydi? Deneyde gönüllülerin iç vücut sıcaklığı değişmedi. Öyleyse vücut ter üretimini arttıracağına ya da azaltacağına nasıl karar verdi? Jay bunun suyun izlediği yolla ilgili olabileceğini düşünüyor. Jay 2014’te yeni bir çalışma yaptı. Bu sefer gönüllülerden bir kısmı ağızlarını çeşitli sıcaklıklardaki suyla çalkaladı, bir kısmının da karınlarına tüp yardımıyla su enjekte edildi. Ağzı suyla çalkalamanın terleme seviyesini değiştirmediği gözlemlendi. Öte yandan karna enjekte edilen su terleme seviyesini değiştirdi. Soğuk su gönüllülerin daha az terlemesine sebep olurken sıcak su daha fazla terletti.

YEŞİL ÇAY ÖMÜR UZATIYOR

Öte yandan Bilim insanları, haftada en az üç defa yeşil çay tüketmenin kalp damar rahatsızlığına bağlı ölüm riskini azalttığını ve ömrü uzattığını ortaya kondu. CNN'de yer alan habere göre, Çin Tıp Bilimleri Akademisi Pekin Birliği Tıp Koleji'nin Ulusal Kalp ve Damar Hastalıkları Merkezi'nden araştırmacılar, geçmişte kalp krizi, felç veya kanser gibi hastalıklar geçirmeyen 100 bin 902 Çinli'yi, haftada üç kez veya daha fazla yeşil çay içen "sürekli içiciler" ile hiç çay içmeyen veya daha az çay tüketenler olmak üzere iki gruba ayırdı. 

Yedi yılın ardından yapılan analizlerde bilim insanları, düzenli çay içenlerde kalp hastalığı ve felç geçirme riskinin yüzde 20, bu iki hastalığa bağlı ölümlerin de yüzde 22 düştüğünü tespit etti.

Araştırma, 50 yaşında düzenli çay içen bir kişinin, düzenli çay içmeyenlere göre 1,26 yıl daha uzun yaşadığını ortaya koydu.

Araştırmacı Dr. Dongfeng Gu, yaptığı yazılı açıklamada, "Alışılmış çay tüketiminin koruyucu etkilerinin erkekler için daha belirgin, kadınlar için ise daha az olduğunu gördük." değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumun sebebinin araştırmaya katılan erkeklerin kadınların iki buçuk katı kadar çay tüketmesi olabileceğini belirten Dongfeng, "Çalışmadaki erkeklerin yüzde 48'i, kadınların ise yüzde 20'si düzenli çay içiyordu." ifadelerini kullandı.

Dongfeng, yeşil çayda özellikle flavonoid kaynağının zengin olduğunu ve bu biyoaktif bileşiklerin kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyuculuk sağladığını vurguladı.

Çay içme alışkanlıklarının bölgeden bölgeye değiştiğini anımsatan Dongfeng, bulguların siyah çayın daha popüler olduğu Batılı ülkeler için geçerli olmayabileceğini aktardı.

Dongfeng, araştırmada, çay tüketen kişilerin çoğunluğunun yeşil çayı tercih ettiği bilgisini paylaşarak, çalışmaya katılan düzenli içicilerin sadece yüzde 8'inin siyah çay içtiğini kaydetti.

Çay harereti alır almaz mı tartışmaları sürecek ancak; çayın faydaları konusunda herkesin hemfikir olduğu bir gerçek.


 

Yorumlar