Bakan Soylu, Suriyelilere atılan iftiralara tek tek cevap verdi

Türkiye'de yaşayan Suriyeliler konusunda sık sık sosyal medya üzerinden atılan iftiralar konusunda açıklamalarda bulunan Bakan Soylu, harcanan paranın tamamının Avrupa Birliği tarafından karşılandığını açıkladı. Bakan Soylu, şu ana kadar 3,5 milyon Suriyeli'den sadece 76 binine vatandaşlık verildiğini, bunların da tamamına yakınının kalifiye insanlar olduğunu belirtti.

Google Haberlere Abone ol

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Suriyeliler konusunda şu ana kadar dillendirilen birçok konuda 'yalan' söylendiğini, birçok konuda belli kesimler tarafından kara propaganda yapıldığını belirterek şu ana kadar merak edilen birçok konuda detaylı bilgi verdi. Kübra Par'a konuşan Süleyman Soylu'nun Suriyelilerle ilgili merak edilen açıklamaları şöyle:

70 BİN SURİYELİ MUHALİF KENDİ ÜLKESİNDE SAVAŞARAK ÖLDÜ

Burada tecavüzlerden, ölümlerden, savaştan kaçan insanlardan bahsediyoruz. Türkiye bu konuda belki de insanlık tarihine adını yazdıracak bir tavır ortaya koyuyor. Bu kolay bir şey olsa, Avrupalılar isterdi, “Gelmesinler” diye çaba sarf etmezlerdi. Biz Türkiye’ye gelen bu insanlarla, yüz yıl önce aynı sancak altında yaşıyorduk. Suriye’den bize gelenlerin yüzde 62’si Misakımillî sınırları içerisinde. Çanakkale Şehitliği’nde, bu topraklar için kendilerini feda edenlere bir bakalım. Şehitliğimizde Hama’dan 189, Halep’ten 544, Şam’dan 91, İdlib’ten 129, Lazkiye’den 31, Deyrizor’dan 67 kişi var. Ayrıca, kayıtlarda şehir belirtmeden sadece “Suriye” yazan 51 şehidimiz var. Kayda girmeyen, ismi yazılmayan ama Çanakkale’de veya başka cephelerde şehit olmuş insanlar da var. 2011 yılından bugüne kadar Suriyeliler kendi memleketleri için 71 bin 923 şehit vermişler. 166 bin 823 de gazi var. Rejimle mücadelede 60 bin 500, Fırat Kalkanı Harekâtı’nda 1281, Zeytin Dalı Harekâtı’nda 477, DEAŞ ile savaşta 6 bin 280, KCK-PYD- YPG ile savaşta 3 bin 385 şehitleri var. O yüzden, “Bu adamlar burada ne yapıyorlar?” sorusunu soramayız.

VATANDAŞLIK KONUSU?

Toplam 76 bin 443, bunların 36 bini reşit. 5 bin 292 öğretmen, 1432 mühendis, 1235 serbest meslek sahibi, 743 doktor, 732 teknisyen, 507 küçük işyeri sahibi, 427 müdür, 396 tüccar, 392 muhasebeci, avukat, eczacı, üst düzey yönetici, hemşire, mimar, çevirmen, bankacı, akademisyen; bütün bunlar var.

VERİLEN YARDIMLAR NEREDEN GELİYOR?

Günlük olarak onlara verilen paranın tamamını Avrupa Birliği’nden karşılıyoruz. “Üniversiteye imtihansız giriyorlar”, “Hastanelerde sıra beklemiyorlar””, “Bunlara TOKİ ev veriyor” gibi, söylenen şeylerin tamamı yalan. Bunları özellikle sosyal medyada birtakım ‘fake’ hesaplardan yapıyorlar. Bu hesapların arkasındaki gücü biliyoruz, bu konuda gereğini de yerine getiriyoruz. Ama bu Türkiye’nin lehine bir durum değil. Bu kadar yalan, olmayan şeyler insanlık için üretilmez.

HASTANEDE SIRAYA GİRMİYORLAR İDDİASI

Böyle bir şey söz konusu değil. “Hastanelerde sıraya girmiyorlar” deniyor. Bunların kayıtlarını yaptık ve güncellemelerin neredeyse yüzde 96’sını bitirdik. Yani 3 milyon 483 bin Suriyelinin, parmak izleri dahil olmak üzere bütün güncellemelerini bitirdik. Kendi vatandaşlarımızın hangi bilgileri varsa, onların da bütün bilgilerini sisteme entegre ettik. Jandarmamız, polisimiz hepsi istediği noktada istediğini görebiliyor.  Dükkan açmaları konusunda da yanlış anlama var. Esnaf dükkân açıyor, bunu açma hakkı var; ya kendisi açıyor ya da Türk vatandaşı ile ortak açıyor ve içinde kendisi çalışıyor. Ama hepsi prosedürlere uygun. Suriyelilerin, normal vatandaşlardan fazla olduğu bir ilde bu konuya dair bir çalışma yaptık ve yüzde 90’ının kayıtlı olduğu sonucunu aldık.

SURİYELİLERİN SUÇ ORANI BİZİM VATANDAŞIN YARISI KADAR BİLE DEĞİL

Bakın size bir örnek anlatayım. Eşme’de Suriyeli bir karı koca, gecenin onunda ev ziyaretinden geliyor, yüksek promilde alkol alan gençler adama ve hanımına laf atıyor, adamı da, hanımını da tartaklıyorlar. Adam da çok dayak yiyor, sonrasında da elindeki çakıyla saldırmaya çalışıyor. Ölen yok, yaralı var, onlar da iyileşti. Çakıyı sallayan Suriyeli hem gözaltına alındı hem de tutuklandı. Bu, Suriyeli adamdan kaynaklanan bir sonuç değil. Gecenin bir yarısında, siz sokakta giderken birisi size “sarkıntılık” eder ve eşiniz darp etmeye çalışırsa ne olur? Yine iki gün önce Uşak’ta iki yabancı, bir taksi durağındaki şoförü dövüyor. Bütün sosyal medya, “Suriyeliler şunları öldürdü, bıçakladı” yazıyor. Suriyeli olduğu belli değil, ki zaten yapanlar Suriyeli de değil. Özellikle Türkiye içerisinde, gerek sosyal medya taramalarıyla gerek birtakım istihbarı değerlendirmelerle biz bunları buluyoruz. Burada vicdani bir sorumluluğumuz var. Her meseleyi Suriyelilerin üzerine boca ederek oluşturulmaya çalışan iklimde hepimiz dikkatli olmalıyız. Bu aynı zamanda insanlık vecibesidir. Suriyelilerin 2013’teki suç oranları yüzde 2.8, bugün 0.8. Kendi vatandaşlarımızın suç oranı yüzde 1.9.

Yorumlar