Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

"Türk kültürünü, Türk tarihini, Türk dilini Atatürk'ün koyduğu o dünya dilleri ve dünya kültürleri arasındaki alması gereken yerini sağlamak ve bu yolda ilerlemek için akademik faaliyetlerde bulunuyoruz"

Google Haberlere Abone ol

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu, "Türk kültürünü, Türk tarihini, Türk dilini Atatürk'ün koyduğu o dünya dilleri ve dünya kültürleri arasındaki alması gereken yerini sağlamak ve bu yolda ilerlemek için akademik faaliyetlerde bulunuyoruz." dedi.

Türk Tarih Kurumunca Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ev sahipliğinde organize edilen, "Yunanistan Tarafından Anadolu'da İşlenen İnsanlık Suçları: İşgalci Mağdur Olabilir Mi?" konulu sempozyuma katılmak için kente gelen Hekimoğlu, AA muhabirine, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna bağlı Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu ve Atatürk Araştırma Merkezi başkanlıklarının akademik kurumlar olduğunu belirtti.

Kurumlarda akademik bilgi üretimi faaliyeti gerçekleştirdiklerini ifade eden Hekimoğlu, "Türk kültürünü, Türk tarihini, Türk dilini Atatürk'ün koyduğu o dünya dilleri ve dünya kültürleri arasındaki alması gereken yerini sağlamak ve bu yolda ilerlemek için akademik faaliyetlerde bulunuyoruz. Tarih, dil, sanat, musiki alanında ve özellikle de hem Tarih Kurumumuzun Atatürk'ün kurduğu kurum olması hasebiyle hem de Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığımızca, Türklere yönelik haksız iddialar ve ithamlara dönük akademik çalışmalar yapıyoruz." diye konuştu.

Hekimoğlu, bu noktada sempozyumun da bunun bir örneği olduğunu dile getirerek, 3 yıl önce de milli mücadele programı çerçevesinde bütün Karadeniz illerinde akademik ve halka açık konferanslar verdiklerini aktardı.

Akademik etkinliklerin düzenlenmesindeki maksadın dış kamuoyuna mesaj vermek olduğuna işaret eden Hekimoğlu, şöyle konuştu:

"Özellikle AB süreci başladığı andan itibaren birtakım siyasi mülahazalarla biraz geri plana atılmış olan, Türklerin Anadolu'da uğradığı zulümler konusunu tekrar gündemimize aldık. Bu tabii Türkiye'mizin siyasi, askeri gücüyle doğrudan orantılı bir şey. Bugün bakıyorsunuz Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra başlayan savaşta yine Türkiye bir arabulucu olarak görüldü. Bu tabii bugünlük bir şey değil çünkü Türkler, Selçuklular, Osmanlılar döneminde de her zaman mağdur edilmiş insanların ve mazlumların ilk aklına gelen millet olmuştur."

Hekimoğlu, tarihte yaşanan bazı olaylara da dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Suriye savaşında ya da Irak'taki işgalden sonra çıkan iç savaşta yine Anadolu, Türkler sığınak olarak görülmüştür. Türkler işgale uğradılar ama hiçbir yere sığınmadılar, kendi mücadelelerini verdiler, bedellerini ödediler. Bu bizim açımızdan hem tarihi bir referanstır hem bir sorumluluktur hem de bizim dünyaya gösterdiğimiz en güzel yüzlerimizden bir tanesidir. Geçmişte İspanya'da katliama uğrayan Yahudileri de yine Türkler, Osmanlı alıp oradaki zulümden kurtardı. Dolayısıyla hemen hemen her milletin, Türk milletine karşı bir şükran duygusu vardır ki bu aslında güvenden kaynaklanır."

 

Yorumlar