Ağrı'da kara kış çetin bir şekilde geçiyor

Türkiye'de geçen sene ocak ayında sıfırın altında 34,5 derece ile en soğuk kent olan Ağrı'da termometreler bu yıl da sıfırın altında 33 dereceyi gösterdi

Google Haberlere Abone ol

Türkiye'de geçen sene ocak ayında sıfırın altında 34,5 derece ile il merkezleri arasında en soğuk kent olan Ağrı'da bu yıl da etkili olan dondurucu soğuklar yaşamı olumsuz etkiliyor.

Doğu Anadolu Bölgesi'nde son yılların en soğuk günlerinin yaşandığı Ağrı'da, çetin geçen kışta donan göl, nehir ve derelerde yarım metreyi bulan buz kalınlığı oluştu.

Geçen sene 23 Ocak'ta sıfırın altında 34,5 derece ile il merkezleri arasında ölçülen en düşük sıcaklık değerine sahip olan kentte, etkisini sürdüren soğuk hava, günlük yaşamın yanı sıra özellikle hayvancılıkla uğraşanları zorluyor.

Dağlık bölgelerde kar kalınlığının bir metreyi aştığı kentte, besiciler kızaklar ve sırtlarında taşıdıkları ot ile geçim kaynakları olan küçükbaş hayvanlarını karın üzerinde besliyor.

Bu yıl da hava sıcaklığının geceleri sıfırın altında 33 dereceye düştüğü kentte, hayvan pazarındaki hayvanlar ve insanların yüzünde kırağı oluşuyor.

Vatandaşlar park halindeki araçlarını soğuktan korumak için battaniyelerle kaplarken, kamyon sürücüleri de donan yakıt depolarının altına ateş yakıyor.

Türkiye'nin en yüksek rakımlı gölü olan Balık Gölü'nün tamamen donduğu kentte, evlerin çatılarında metrelerce buz sarkıtları oluştu.

Çevresini kaplayan buzlarla kışın simgesi haline gelen şehir mezarlığındaki su deposu ve Yolluyazı köyündeki kayalıklarda uzunlukları 6 metreyi bulan buz sütunları dondurucu soğukların etkisini gösteriyor.

Son günlerde yoğun kar yağışı sonrası belediye, İl Özel İdaresi ve Karayolları 123. Şube Şefliği ekipleri sorumluluk alanlarındaki bölgelerde karla mücadele çalışması yürütürken, köylerde yaşayan vatandaşlar da tek katlı evlerinin üzerinde biriken karları küreklerle temizliyor.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, AA muhabirine, Ağrı'nın şiddetli karasal iklimin görüldüğü bölgede olduğunu söyledi.

Kentin 1600 metre rakımda olduğunu anımsatan Kaya, "Ağrı'nın şehir olarak kurulmuş olduğu yer jeomorfolojik bir havza özelliği göstermektedir. Murat Nehri havzası içerisinde yer alan Ağrı, bir çöküntü alanıdır ve çevresi yüksek tepeler ve dağlarla kaplıdır. Şehrin bulunduğu ova bu tepeler ve dağlarla çevrili olduğundan dolayı çevredeki soğuk hava kütleleri daha ağır olduğundan şehrin üzerine birikmekte ve aynı zamanda sise neden olmaktadır. Sisin yoğunlaşması sıcaklığın düşmesine neden oluyor. Yani güneş ışınlarının yere inmesini doğrudan engellemektedir." diye konuştu.

Prof. Dr. Kaya, kentin yıl içerisinde en fazla don olayının görüldüğü iller arasında yer aldığını anlatarak, son 60 yılın meteoroloji verilerine göre kentte yılın yaklaşık 160 günü toprağın donlu olduğunu ifade etti.

Kentte bu yıl kışın çok zor geçtiğini vurgulayan Kaya, şunları kaydetti:

"Ağrı'da yıllık nem oranı yüzde 68 civarındadır. Bu oran kışın yüzde 79'a kadar çıkabilmektedir. Bu yıl nem oranının yüzde 86'lara kadar çıktığını görüyoruz. Burada da temel faktör Murat Nehri ve kollarında bu sene özellikle su miktarının fazla olmasından dolayı nem oranı artmaktadır. Nemin artması hissedilir sıcaklığın oranını da artırmaktadır. Yani hava sıcaklığının sıfırın altında 20 ya da 30 derecelerde olduğunda hissedilen oran çok artmaktadır. Dolayısıyla nem Ağrı'yı diğer illerden daha soğuk hale getirmektedir. Doğal gaz kullanan ev sayısı artmasına rağmen kömürün kullanımı ciddi bir hava kirliliğine yol açmaktadır."

Ağrı'nın küçük şehir olmasına rağmen Türkiye'de hava kirliliğinin en fazla olduğu iller arasında yer aldığını aktaran Kaya, çevredeki soğuk hava kütlelerinin kentin üzerini kapatması nedeniyle kirli havanın dağılmadığını belirtti.

- Zorlu geçen kış göçün temel nedenlerinden biri

Zorlu geçen kışın sosyal hayat ve insan yaşamını büyük ölçüde olumsuz etkilediğine dikkati çeken Kaya, "Bu bölgede kışın doğal gaz ve kömür yakıt gideri çok fazla ve bu da insan yaşamını etkilemektedir. Ağrı'dan dışarıya göçlerin temelindeki en önemli nedenlerden biri de yaşanan bu şiddetli kış şartlarıdır. Uzun yıllık resmi rakamlara göre Ağrı 1972 yılında sıfırın altında 45.2 ile Türkiye'nin ve hatta Ortadoğu'nun en düşük sıcaklık değerinin ölçüldüğü il olarak kayıtlara geçmiş." dedi.

İl merkezine bağlı Yukarı Ağadeve köyünden Naim Akbaş ise soğuk havada hayvancılıkla uğraşmanın daha zor hale geldiğini ve kar yağışlarının ardından evlerinin üstünü temizlediklerini dile getirdi.

Yorumlar