TİM'in Büyükelçiler Buluşması (2)

- Başbakan Yardımcısı Şimşek: - "Avrupa gerçekten dünyanın bu tarafında uluslararası ilişkilerini yürütmek istiyorsa Türkiye'nin de ekibinde olması lazım. Medeniyetler arasındaki diyaloğa inanıyorsa, eğer önemi varsa ki önemi var, dolayısıyla Türkiye'yi de unutmamaları lazım"

TİM'in Büyükelçiler Buluşması (2)
17 Eylül 2017 Pazar 17:06

GAZİANTEP (AA) - Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Avrupa gerçekten dünyanın bu tarafında uluslararası ilişkilerini yürütmek istiyorsa Türkiye'nin de ekibinde olması lazım. Medeniyetler arasındaki diyaloğa inanıyorsa, eğer önemi varsa ki önemi var, dolayısıyla Türkiye'yi de unutmamaları lazım." dedi.

Şimşek, Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) Gaziantep Divan Otel'de düzenlediği "Büyükelçiler Buluşması" programında, 1980'lerde Turgut Özal'ın reformları sayesinde orta gelir düzeyine ulaşan Türkiye'nin, son 10 yıldaki reformlarla neredeyse yüksek gelir düzeyine yükseldiğini söyledi.

İnsan sermayesine, yani eğitime odaklanmanın önemine işaret eden Şimşek, "Eğitim, bütçedeki en büyük harcama kalemimiz. Eğitime harcanan para artık OECD ortalamaları düzeyine geldi ama getirisi bununla aynı düzeyde değil. Dolayısıyla eğitimde kaliteyi artırmak için reform yapmamız gerek." diye konuştu.

Öğrenci başına düşen öğretmen, sınıf başına düşen öğrenci gibi konularda ilerleme kaydedildiğini dile getiren Şimşek, "Artık kaliteye odaklanmak lazım, kalite de eksiklerimiz var. Mesela PISA değerlendirmelerini alırsanız Türkiye olması gereken düzeyde değil. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde okul öncesi okullaşmayı destekleyeceğiz, önceleyeceğiz. Okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim haline getireceğiz." ifadelerini kullandı.

Daha fazla makine, ekipman, Ar-Ge alanında yatırımlar görmek istediklerini vurgulayan Şimşek, "Yatırımlar toparlayacak ama yatırım iklimini geliştirmemiz, iyileştirmemiz lazım. Türkiye iş yapma kolaylığı açısından 190 ülke içinde 69'uncu. 69'uncu olmak kesinlikle açık bir şekilde kabul edilebilir değil. İlerleme kaydetmemiz lazım. Geçtiğimiz 1,5 sene içerisinde belki bu oldu ama yeterli değil. Küresel rekabet edilebilirlik anlamında ilerleme oldu. 2016-2017'de baktığımızda Dünya Ekonomik Forumu kapsamında 138 ülke içinde 55'inciyiz ama bu ilerlemeyi daha da artırmamız lazım. Doğrudan yabancı yatırımlarda son 15 yıldır çok önemli artışlar oldu. 185,4 milyar dolar düzeyinde." diye konuştu.

Şimşek, ekim ayında bir yeniden yapılandırma ve Türk Yatırım Bankasının yüksek teknoloji şirket kuruluşlarına destek vermesini içeren yeni çalışmaları olacağını bildirdi.

- Yargıda reform

Hükümetin gerçekleştirdiği yargı reformunu anımsatan Şimşek, şöyle konuştu:

"Dava süreleri aslında pek çoğunuzun tahmin edeceğinden kötü değil. OECD verilerine göre, ortalamalarla aynı düzeyde olduğumuzu görüyorsunuz. Sözleşmelerin uygulanmasına baktığımızda gerçekten yine Türkiye'nin iyi durumda olduğunu görüyoruz. Uluslararası yapılan etüdlerde olumlu sonuçlar geliyor. Adli süreçlerin kalitesi açısından baktığımızda burada siyasi konulardan asla bahsetmiyorum. Tamamen safiyane yargıyla alakalı konudur. Dünya Bankasından ve diğer çalışmalardan elde edilen verilerdir. Yargı süreçlerinin kalitesi aslında düşündüğümüz kadar kötü değil. Fakat bütün bunlara rağmen biz yine de iyileştirmek istiyoruz. O nedenle yargı reformunu başlattık. Uzman tanık sistemini getirdik. Yeni bir istinaf mahkemesi sistemini kurduk, adli süreçleri hızlandırmak açısından..."

Bu sene daha çağdaş bir arabuluculuk sistemi getireceklerini belirten Şimşek, "İhtisas mahkemelerini getiriyoruz ve bu şekilde çeşitli endişeleri ortadan kaldırmayı hedefliyoruz." dedi.

Şimşek, gelir vergisi reformunun parlamentodan geçeceğini umduklarını kaydederek, "Vergi usül yasası, harcama reformu, burada harcamaları önleyen bir reformdan bahsediyoruz ve performansa dayalı bir bütçelendirme reformun parçalarını kamu idaresinde oluşturmakta yeni bir sistem var artık, bir cumhurbaşkanlığı sistemimiz var. Bu şekilde Türkiye'nin kamu sektörünü de daha performans temelli bir kültüre kavuşturacağını umuyoruz." diye konuştu.

- AB ile gelinen durum

Türkiye'nin AB ile ilişkilerine de değinen Şimşek, şöyle devam etti:

"Bütün bu gazete başlıklarına ve ateşli söylemlere bakarsanız sanki uzun vadeli, Avrupa'dan, Batı'dan Türkiye'nin kopması gibi bir şey anlaşılıyor. Hayır böyle bir şey olmayacak. Türkiye asırlardır Avrupa'nın bir parçası. Avrupa Birliği yokken aslında, mevcut halini almamışken Türkiye oradaydı. Yani bir kaç asır geriye gittiğinizde...

Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı var. Türkiye'nin de Avrupa'ya ihtiyacı var. Niye AB Türkiye'ye ihtiyaç duyuyor peki? Çünkü ekonomik olarak birbirimize bağlı olduğumuz çok noktalar var. Türkiye, Avrupa'nın enerji tedarik güvenliği için, terörle mücadelesi için, mültecilerin iadesi anlamında gerçekten önemli bir ortağı. Avrupa gerçekten dünyanın bu tarafında uluslararası ilişkilerini yürütmek istiyorsa Türkiye'nin de ekibinde olması lazım. Medeniyetler arasındaki diyaloğa inanıyorsa, eğer önemi varsa ki önemi var, dolayısıyla Türkiye'yi de unutmamaları lazım. Türkiye, AB'nin Avrupa dışındaki dördüncü ihracat merkezi. Türkiye, oradan zaten önemli bir ticaret ortağı. Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı var, dolayısıyla beraber çalışmamız lazım."

Türkiye'nin de AB'ye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Çünkü Avrupa bir ilham kaynağı bizim için, bir referans noktası olarak görüyoruz. Bir takım standartlar anlamında, hukukun üstünlüğü, demokrasi standartları, kurumsal kalitemizi artırmak açısından Avrupa'ya bakıp, ilham almaya, örnek almaya çalışıyoruz. Türklere sorduğunuz zaman Türkiye AB üyesi olacak mı? Yarısından çoğu 'evet bir yerde olacak' diyordu. Ama 2017'ye geldiğimizde yüzde 81,3'ü Türk nüfusunun Türkiye'nin AB üyesi olacağını düşünmüyor. Bütün bu tartışmalardan çıkan sonuç bu. Bu algıyla realite arasında Türkiye ile ilgili büyük bir farklılık var aslında." ifadelerini kullandı.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×