"Caretta carettaları uzaktan sevin"

- DEKAMER Yönetim Kurulu Üyesi Sözbilen: - "Caretta carettaların insanları ısırması normal bir davranış değil. Burada dikkat edilmesi gereken iki durum söz konusu. Stres ve beslenme" - "Dünyanın başka bir yerinde ısırma vakası rapor edilmiş değil. İnsan yoğunluğu bu hayvanları strese sokuyor. Ayrıca elle besleme girişimi de ters tepiyor" - "Stres ve elle besleme dışında caretta carettaların insanlara saldırmasına gerekçe oluşturacak bir veri yok" - "Caretta caretta ısırırsa ne olur? Canınız yanar, ısırdığı yerde morarma vesaire olur. Yüzerden böyle bir ısırık psikolojik etki de yaratabilir. Ancak kesinlikle zehir vesaire yok. 'Kaplumbağalar insanları ısırıyor' paniğine hiç mi hiç gerek yok"


İSTANBUL (AA) - MURAT EĞİLMEZ - Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Sözbilen, uysallıklarıyla bilinen caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının insanları ısırmasının normal olmadığını belirterek, "Dünyanın başka bir yerinde ısırma vakası rapor edilmiş değil. İnsan yoğunluğu bu hayvanları strese sokuyor. Ayrıca elle besleme girişimi de ters tepiyor. Caretta carettaları uzaktan sevin." dedi.

Pamukkale Üniversitesi Acıpayam Meslek Yüksekokulu'nda Öğretim Görevlisi olarak çalışan Sözbilen, son günlerde Ege Denizi'nin güney sahillerinde meydana gelen caretta carettaların ısırma vakalarını AA muhabirine değerlendirdi.

Son derece sakin hayvanlar olan caretta carettaların insanları ısırmasının normal bir davranış olmadığını belirten Sözbilen, dünyanın başka bir bölgesinde ısırma vakasının rapor edilmediğini vurguladı.

Son günlerde birçok bölgeden kendilerine ısırma vakası ihbarı geldiğini anlatan Sözbilen, şu bilgileri verdi:

"Burada dikkat edilmesi gereken iki durum söz konusu. Stres ve beslenme. İlki bu hayvanlar, bulundukları bölgeleri sahiplenme güdüsüne sahip. Her ne kadar uysal desek de sonuçta bunlar vahşi hayvanlar ve yaşam alanlarında insana yer yok. Türkiye'de insanlar, caretta carettaların yaşam alanlarına girdi. Bu durum da onları strese soktu. İnsanların bu hayvanlardan uzak durmaları gerekir. Evcil hayvanlar gibi sevmeye, yakından fotoğrafını çekmeye kalkarsanız bu öncelikle onlar için iyi olmaz. 'İnsanlar kaplumbağalardan korksun' algısı oluşsun istemeyiz ancak bu hayvanlardan ne kadar uzak durursak, hem onlar hem kendi açımızdan en iyisini yapmış oluruz."

- "Tavuk veren var"

Doğan Sözbilen, ikinci sıkıntılı durumun caretta carettaların elle beslenmeye çalışılması olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Birçok bölgede insanlar bu hayvanları iyi niyetli olarak elle besliyor. Bu şekilde besleme yapılmasının hayvanların üzerinde olumsuz etki yarattığını düşünüyoruz. Daha önce Dalyan'da iki vaka görülmüştü, uyardık, tedbir aldık ve iki yıldır öyle bir şey görmüyoruz. Hayvan elle beslendikten bir süre sonra insan görünce besin bekliyor ve gelmeyince de saldırabiliyor. Kaldı ki bu verilen besinler çoğunlukla çok yanlış yiyecekler. Caretta Carettalar deniz kabukluları, deniz anası ve denk getirdiklerinde ise balıkla beslenen deniz canlılarıdır. Verilen besinlerin ne olduğu belli değil. Tavuk veren var. Böyle şey olmaz. Ayrıca balık bile verseler elle verilmesi doğru değil. Hayvanın bir noktaya bağlanması son derece yanlış. Bu hayvanları rahat bırakmalıyız, kendi yiyeceklerini rahatlıkla denizde bulabiliyorlar. Elle besleme girişimi ters tepiyor."

Stres ve elle besleme dışında caretta carettaların insanlara saldırmasına gerekçe oluşturacak bir veri olmadığını kaydeden Sözbilen, "Bu hayvanlara yiyecek vermek doğru değil, iyilik yapılmıyor. Bulundukları bölgelerde insan sayısının az olması gerek ve yakın temastan uzak durulmalı." dedi.

- "Rehabilitasyon çözüm değil"

Saldırgan caretta carettaların rehabilite edilmesinin sorunu çözmeyeceğini belirten Sözbilen, daha önce Antalya ve Mersin'de benzer ısırma vakaları olduğunu anımsattı.

İnsanlara caretta carettalardan uzak durmalarını tavsiye eden Sözbilen, "Bize 'Gelin bu hayvanları alıp rehabilite edin' diyorlar. Bizim merkezimizde özel tanklarımız var. Bunlarda belli sürelerde dinlendirip rehabilite edebiliyoruz. Ancak bu çözüm değil." diye konuştu.

Sonuçta insan davranışının belirleyici olduğunu kaydeden Sözbilen, şunları aktardı:

"Biz saldırgan olanını rehabilite ederken, insanlar başka hayvanları besliyor, ertesi gün denizde görüp seviyor, fotoğrafını çekiyor ve yeni vakalara zemin hazırlıyor. 'Bu hayvanlar kesin şu nedenle saldırıyor?' demek güç ama nedenin genel itibarla insan baskısı olduğunu söyleyebiliriz."

- "Türkiye sahillerinde 3 bini aşkın yuva var"

Caretta carettaların Türkiye'deki popülasyonu hakkında net bilgi vermenin güç olduğuna işaret eden Sözbilen, şöyle konuştu:

"Türkiye'de son yıllarda caretta caretta sayısında artış var. Bu iyi korumanın sonucu da olabilir. Geçen yılın envanterine göre sadece Dalyan'da 442 yuva vardı. Her yuvada 70 civarında yumurta bulunuyor. Bunlardan bazen 60'ı, bazen tamamı, bazen çok az bir kısmı denizle buluşuyor. Doğal sebepler, taşkınlar, yırtıcı hayvanlar gibi etkenlerle bu rakamlar sürekli değişiyor. Belek, Fethiye, Dalyan önde olmak üzere tüm Türkiye sahillerinde geçen yıl 3 bini aşkın yuvamız vardı."

- "Carettalar korkutmasın, zehirli değiller"

Caretta caretta ısırığının can yakıcı olduğunu kabul etmek gerektiğini vurgulayan Sözbilen, "Caretta caretta ısırırsa ne olur? Canınız yanar, ısırdığı yerde morarma vesaire olur. Yüzerden böyle bir ısırık psikolojik etki de yaratabilir. Ancak kesinlikle zehir vesaire yok. 'Kaplumbağalar insanları ısırıyor' paniğine hiç mi hiç gerek yok. Sonuçta bu hayvanlar her ne kadar 'Ensesine vur lokmasını al' cinsinden olsa da vahşi hayvanlar. Uzaktan sevin, hayvanı beslemek yarardan çok zarar getirir, bunun altını çizmeliyiz." ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×