Başbakan Yardımcısı Şimşek AA Editör Masası'nda (4):

- "Darbe girişiminden hemen sonraki günlerde Avrupa ile karşılıklı atışma vardı. Tabiri caizse birbirimize bağırıyorduk, birbirimizle konuşmuyorduk. Birbirimizle konuşmaktan çok, birbirimiz hakkında konuşuyorduk" - "Şimdi ne oldu? Diyaloglar başladı, onlar geldiler, biz gittik. Şimdi ne diyorlar? 'Efendim biz yanlış okumuşuz, yanlış anlamışız.' Bu önemli. Bu diyaloglar kesinlikle çok kritik" - "Bizim sisteme faizi, yeniden yapılandırmada empoze etme imkanımız yok, sadece kredi kartlarında Merkez Bankamızın aylık faiz anlamında bir üst limiti var, o dikkate alınacak"

Başbakan Yardımcısı Şimşek AA Editör Masası'nda (4):

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Avrupa ile karşılıklı atışma yaşadıklarını belirterek, "Tabiri caizse birbirimize bağırıyorduk, birbirimizle konuşmuyorduk. Birbirimizle konuşmaktan çok, birbirimiz hakkında konuşuyorduk. Şimdi ne oldu? Diyaloglar başladı, onlar geldiler, biz gittik. Şimdi ne diyorlar? 'Efendim biz yanlış okumuşuz, yanlış anlamışız.' Bu önemli." dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Şimşek, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Yargı, eğitim, yatırım ikliminin iyileştirilmesi, şeffaflık, iş gücü piyasası ve kamu maliyesi gibi alanlarda birçok reforma imza attıklarına dikkati çeken Şimşek, reformların devam edeceğine işaret etti.

Darbe girişimi sonrası dünya kamuoyuna bazı mesajların net şekilde verildiğini ve Türkiye'nin algısının iyileştirilmesine yönelik çabaların devam ettiğini vurgulayan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu çabalar kesinlikle sonuç veriyor. Darbe girişiminden hemen sonraki günlerde Avrupa ile karşılıklı atışma vardı. Tabiri caizse birbirimize bağırıyorduk, birbirimizle konuşmuyorduk. Birbirimizle konuşmaktan çok, birbirimiz hakkında konuşuyorduk.

Şimdi ne oldu? Diyaloglar başladı, onlar geldiler, biz gittik. Şimdi ne diyorlar? 'Efendim biz yanlış okumuşuz, yanlış anlamışız.' Bu önemli. Bu diyaloglar kesinlikle çok kritik."

Gelecek hafta yapılması planlanan IMF ve Dünya Bankası toplantılarının önemli olduğuna dikkati çeken Şimşek, yapacakları toplantılarda Türkiye'nin reform sürecini, demokrasisinin nasıl güçlendiğini, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelenin hukuk devleti içinde nasıl yapıldığını anlatacaklarını dile getirdi.

Söz konusu toplantı çerçevesinde programının oldukça yoğun olduğunu ifade eden Şimşek, "Washington ayağı 4-5 gün, sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar şu anda bile tıklım tıklım dolu. Gelen randevu taleplerinin önemli bir kısımına da cevap veremiyoruz." ifadelerini kullandı.

- "Yatırımlar bütün dünyada zayıflıyor"

Özel sektör yatırımlarının artırılması için atılan adımlara ilişkin bilgi veren Şimşek, "2012 sonrasında maalesef özel sektör yatırımlarında bir artış yok. Aslında Türkiye'ye özgü bir trend değil, dünyada da benzer bir trend var. Yatırımlar bütün dünyada zayıflıyor. Yatırımsız bir ülkenin geleceğini inşa edemezsiniz. Yatırımlar verimliliğin, refah artışının ana motorudur." diye konuştu.

Yatırımlar içinde özel sektörün büyük önem taşıdığının altını çizen Şimşek, "Kamu yatırımlarıyla hiçbir ülke iflah olmamıştır. Tam aksine kalkınmanın erken evrelerinde, kamunun milli gelir içindeki payını düşük tutan ülkeler başarılı olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

'Devlet çok harcarsa, çok yatırım yaparsa o ülke kalkınır' gibi bir anlayış olduğunu belirten Şimşek, bunun kalıcı olmadığını, o nedenle özel sektör yatırımlarını canlandırma noktasında büyük çabaları olduğunu ifade etti.

- "Yatırımların canlama ihtimali yüksek"

Şimşek, yatırımların artması konusunda güven ve istikrarın büyük önem taşıdığını vurgulayarak, şunlar kaydetti:

"Bütün bu göstergeler çerçevesinde baktığımız zaman, ben inanıyorum ki 2017'den itibaren bu sıkıntıları da geride bırakarak, Türkiye'nin önü açık, potansiyeli yüksek. Tekrar yatırımların canlanma ihtimalini yüksek görüyorum.

Bir ülkede öngörülebilirlik en büyük teşviktir. Ondan daha büyük bir teşvik hayal edemiyorum. Bütün teşviklerden en önemlisi güven, istikrar. Dolayısıyla yatırımları teşvik etme noktasında gereken adımı zaten attık. İnşallah bu reformlar, uygulamalarla Türkiye'nin geleceğine güven ve istikrar daha da pekişecek."

Türkiye'deki iç talebin son derece güçlü olduğunu belirten Şimşek, "Öbür alanlarda yapacağımız ilerlemelerle talep konusundaki uluslararası ve yerel yatırımcı kaygıları rahat bir şekilde giderilebilir. Dolayısıyla bir noktadan sonra yatırımların tekrar toparlanma ihtimalini görüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

- "Empoze etme imkanımız yok"

Şimşek, kredi kartları ve tüketici kredilerine ilişkin düzenlemenin kısa vadede büyümeyi olumlu etkileyeceğini belirterek, "Kısa vadede büyüme yavaşladığı için bunu desteklemek için bir takım tedbirler alındı, alınıyor ve bu doğrudur ama orta uzun vadede kalıcı refah başkanın parasıyla tüketmekten geçmiyor. Kalıcı refah daha çok tasarruf, yatırım, üretim, istihdam ve dışa satmakla olur." ifadelerini kullandı.

Yeniden yapılandırma kapsamında bankaların uygulayacakları faiz oranlarına yönelik Şimşek, "Bizim sisteme faizi, yeniden yapılandırmada empoze etme imkanımız yok, sadece kredi kartlarında Merkez Bankamızın aylık faiz anlamında bir üst limiti var, o dikkate alınacak ama onun dışındaki yeniden yapılandırmalar da bankalarla tüketiciler arasında bankanın maliyetleri, tüketicinin kredibilitesi gibi faktörler etkili oluyor." diye konuştu.

Şimşek, Merkez Bankasının faiz indiriminin, bankaların kredi faizlerine yansımadığına ilişkin eleştirilerin doğru olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Faiz indirim süreci başladı, 250 baz puan indirildi. Şimdiye kadar da ortalama olarak konut faizleri ve ticari krediler 240 baz puan inmiş, tüketici kredileri de 100 baz puan inmiş. Dolayısıyla düşmüş. Epey bir yansımış bakıldığında. Tüketici kredilerinde problemli kredi oranı yüksektir ama ticari kredilerde ve konut kredilerinde son derece düşüktür. oraya yansıma daha düşük olmuştur. Piyasa iyi çalışıyor, oldukça da rasyonel işliyor. Nasıl ki Türkiye'ye ilişkin algılarla gerçeklik arasında farklılar varsa, finans sektörüyle ilgili algıyla gerçeklik arasında da önemli farklılıklar var."

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×