Nemrut Krater Gölü UNESCO Jeopark Ağı'na aday

Nemrut Krater Gölü UNESCO Küresel Jeopark Ağı'na dahil edilmesi için 2017'de başvuru yapılacak

Nemrut Krater Gölü UNESCO Jeopark Ağı'na aday

Bitlis'in Tatvan ilçesinde bulunan ve dünyanın ikinci büyük krater gölü olma özelliğini taşıyan Nemrut Krater Gölü'nün UNESCO Küresel Jeopark Ağı'na dahil edilmesi için başlatılan çalışmalar sürüyor.

Çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Nemrut Gölü'nde, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğünce hazırlanan projelerin hayata geçirilmesi için çalışmalar hızlandırıldı.

Nemrut kalderasının (volkanik patlama sonucu toprağın çökmesiyle oluşmuş volkanik yer şekli) UNESCO Küresel Jeopark Ağı'na dahil edilmesi için, Bitlis Valiliği ile İstanbul Üniversitesince (İÜ) yürütülen "Nemrut-Süphan Jeopark Projesi" kapsamında bölgede, dünyada örnekleri az olan yeni bir turizm anlayışı hayata geçirilecek.

Avrupalı Seçkin Destinasyonlar (EDEN) Projesi kapsamında mükemmeliyet ödülü alan Nemrut Krater Gölü'nde incelemelerde bulunan ve Bitlis Milli Parklar Şube Müdürü Nurgül Bulutlu'dan bilgi alan Vali Ahmet Çınar, Nemrut'un dünyanın en büyük ikinci ve en güzel krater gölü olduğunu söyledi.

Adıyaman'daki Nemrut Dağı'nın da aynı ismi taşıdığını ancak Bitlis'teki Nemrut Dağı ve kalderasının, Adıyaman'daki Nemrut'tan farklı bir bölge olduğunu ifade eden Çınar, şöyle konuştu:
"Burası güzellik açısından da dünyanın en güzel kalderası ve krater gölü. Bu kaldera 2 bin 828 metre yükseklikte yer alıyor ve sıcak su kaynakları bulunuyor. Yer altındaki bacalardan çıkan sıcak havadan dolayı bu bölge, Türkiye'nin en çok endemik türünü bünyesinde barındırıyor. Bu yükseklikte bulunan kaldera, Akdeniz Bölgesi'nin bitki yapısının yüzde 7'sini bünyesinde bulunduruyor. Burayla ilgili Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın Milli Parklar Genel Müdürlüğü çok ciddi projeler hazırlamış. Biz de dünyanın bu en güzel noktasını turizme açmak ve turistlerin buraya yoğun ilgi göstermesi için elimizden geleni yapıyoruz."

 "Dünyanın ilgi odağı olacak"

Nemrut Kalderası Yönetim Planı adını verdikleri proje çalışmasında son aşamaya gelindiğini bildiren Çınar, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca onaylandıktan sonra burada doğrudan faaliyetlere başlayacaklarını dile getirdi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun yaklaşık 15 gün önce Bitlis'i ziyaret ettiğini ve bu konuyla bizzat ilgileneceğini beyan ettiğini anımsatan Çınar, şunları söyledi:
"Burada turizme yönelik her şey yer alacak. Bir kır kafesi, yürüyüş, atla gezi ve bisikletle dolaşma alanlarına kadar turizm adına bütün potansiyelini kullanacağız. Van Gölü havzası, Nemrut Gölü, Süphan Dağı, 20'ye yakın medeniyete ev sahipliği yapmış şehrimiz ve tarihi hazinelerimiz, Türklüğün, İslam'ın ve milli kültürümüzün Anadolu'ya yayılış noktası olan Ahlat'taki dünyanın en büyük Müslüman Mezarlığı, kümbetleri ile organik tarımı ve diğer hayat alanlarını düşündüğümüzde, burası dünyanın en büyük turizm merkezlerinden birisi olmaya aday."
Bilim adamları, dağcılar, doğaya ilgi duyanlar ve turistlerin bölgeye geldiğini anlatan Çınar, tabiatı ve doğallığı bozmadan hazırlanan projeyi gerçekleştireceklerini ifade etti.
"Burada mutfağımız, yemeklerimiz, gece alanlarımız olacak. At, bisiklet, trekking faaliyetleri ve kamplar olacak." diyen Çınar, bölgenin, turistler, dağcılar ve bilim adamlarının gelip konaklayabileceği, kalabileceği ve dolaşabileceği bir alan olacağını dile getirdi.
- "2017'de UNESCO'ya başvuracağız"
Nemrut kalderası, Ahlat ilçesi ve Süphan Dağı'na kadar uzanan hatta jeopark çalışması yapıldığını ve bunun sonucunda hazırlanan raporla 2017'de UNESCO Küresel Jeopark Ağı'na başvuracaklarını aktaran Çınar, bölgenin dünyanın en güzel coğrafyalarından biri ve kayak açısından çok uygun ve tercih edilen bir mekan olduğuna işaret etti.
Çok farklı dinlere, coğrafyalara ve tabiatta sahip olan Türkiye'nin, istenilen ve görülebilen her türlü güzelliği bünyesinde barındırdığına dikkati çeken Çınar, şunları kaydetti:
"Bu kadar büyük zenginlikleri değerlendirmek, yaşatmak ve büyütmek gerekiyor. Gündemimiz, bütün bu güzelliklerin ve zenginliklerin ortasında turizm olması gerekirken, maalesef uluslararası egemenlerin ülkemiz üzerindeki kötü, çirkin ve bölücü hesaplarına alet olan taşeron örgütlerin ve PKK yüzünden terörizm işgal etmektedir. Bunun hiç kimseye faydası yok."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×