Türkiye ile AB arasında 12 aylık yeni takvim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO zirvesi sırasında görüştüğü AB lideriyle 12 aylık bir takvim üzerinde uzlaşmaya vardıklarını söyledi.

Google Haberlere Abone ol

Sonhaberler | Haber Merkezi 

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında özellikle mülteci sorunuyla başlayan ve füze serbestisi ile devam eden krizin son olarak anayasa referandumu sırasında yaşananlarla zirveseye çıkması üzerine taraflar arasında çözüm arayışı başlamıştı. NATO zirvesi kapsamında Belçika'ya giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Avrupa Birliği liderleriyle bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, üyelik sürecine ilişkin olumlu görüşmeler yaptıklarını söyledi. “Bu konuda kendilerinden 12 aylık takvim aldık, üzerinde çalışma yapacağız” dedi.

Brükse dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili şunları söyledi: 

MACRON İLE GÖRÜŞME

Brüksel temaslarımızda Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron ile görüştük ve ikili siyasi, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi noktasında neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Tabii, terörle mücadelede istihbarat paylaşımı üzerinde durduk. İslamofobiyle mücadelede kendilerinin de hassasiyetleri olduğunu ilettiler. Savunma sanayiinde ne gibi işbirliği yapabiliriz, bunları konuştuk.

JUNKER VE TUSK İSLE GÖRÜŞME

Tusk ve Juncker ile görüşmemizde, AB üyelik sürecine yeni ve pozitif bir ivme kazandırılması hususunda olumlu bir görüşme yaptık. Göç anlaşmasının uygulanmasını, vize konusunu müzakere ettik. Referandum sürecinde yaşananların geride bırakılması gerekiyor. Tusk ve Juncker, yeni süreç başlatma temennilerini gündeme getirildi. Görüşmelerimizde AB Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani’nin konuları değerlendirmesinde isabetli yaklaşımlarını gördüm.

MERKEL İLE İNCİRLİK KRİZİ ÜZERİNE GÖRÜŞME

Almanya Şansölyesi Merkel ile de görüştük. İki ülkenin menfaatini, artık güvene ihtiyacımızın olduğunu belirttik. Almanya’da PKK’lıların anlayışla karşılanmasından, FETÖ elemanlarının güvenceye alınmasından rahatsızlığımızı ve darbecilerin iltica taleplerinin kabul edilmesine tepkimizi en sert şekilde gündeme getirdik, “Bunu nasıl yaparsınız?” diye sorduk.

Maalesef bu hususların ellerinde olmadığını, hukukun ve anlayışın iltica taleplerine karşı farklı olduğu tarzında şeyler söyledi. Oysa bu tür şeyler, büyük oranda içişleri, adalet bakanlıklarının, bilemedin hükümetin elinde bir süreçtir. Almanya’da da anlatıldığı kadar zor olduğuna ihtimal vermiyorum.

Parlamenter heyetin İncirlik’i ziyaret talepleri oldu. Dedik ki: “Öncekinde isimleri gönderdiniz, isimleri uygun gördük, müsaade ettik. Bunda da listeyi Dışişleri Bakanı’nız gönderir, isimler uygunsa tabii olabilir...” Zira Alman vekillerinin arasında bazen teröristlere açıkça destek verenler de olabiliyor. Nitekim kendi partilerinden değil ama diğer partilerden olabilir, birilerinin teröristleri açıkça desteklemesinin, beraber hareket etmesinin hoş karşılanamayacağını ifade ettik. Şimdi dışişleri bakanlarımız görüşecek, ona göre adım atacağız.

12 AYLIK YENİ TAKVİM

AB ve üye ülke temsilcileriyle görüştünüz; kapıda karşılandınız. Olumlu bir hava oluştuğunu görebiliyoruz. Gelecek günlere ilişkin umutlu musunuz, ne tür aşamalar bekliyorsunuz AB ile? “Beyaz bir sayfa açıldı” diyebilir misiniz? Vize serbestisi konusunda bir gelişme var mı?

Tabii birtakım çalışmalar yapmışlar. Kendilerinden bu çalışmaya yönelik 12 aylık takvim aldık. Bu takvim üzerinde Dışişleri ve AB bakanlıklarımızla bir çalışma yapacağız, adımları atacağız. Tabii vize meselesi değil sadece, Kızılay ve AFAD’ın oralara yapacakları para yardımı hususunu da gündeme getirdik. Bu husus da gündemde kaldı. Bu konu üzerinde de çalışmaları karşılıklı yürüteceğiz.

Yorumlar