Suudi Arabistan'a tuzak kuruldu - Yorum

Dünya tarihinde benzerine az rastlanan bir olayla karşı karşıya bulunan Suudi Arabistan'ın aslında büyük bir tuzağa kurban edildiği belirtiliyor. İddiaya göre Suudi Arabistan'dan milyarlarca dolar almak isteyen güçler Cemal Kaşıkçı'yı kurban ederek bir oyun tezgahladı. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Karagül, Suud Krallığı'nın oyuna gelen Prens Selman'ı azletmesi gerektiğini savundu.

Google Haberlere Abone ol

Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni ve Albayrak Yayın Holding İcra Kurulu Üyesi İbrahim Karagül, Cemal Kaşıkçı cinayeti ile oynanan oyunu son yazısında deşifre etti. Tuzağın Suudi Arabistan'a kurulduğunu belirten Karagül, amacın da Suudilerin yüz milyarlarca dolarına el koymak olduğunu ifade etti. Oyunu bozmak için Prens Selman'ın azledilmesi gerektiğinin altını çizen Karagül, BAE’li Muhammed bin Zaid'in de bölgeden uzaklaştırılması gerektiğini söylüyor.

İşte, İbrahim Karagül'ün Cemal Kaşıkçı olayının perde arkasındaki planı yazdığı "Veliaht Selman hemen azledilmeli. Bin Zaid coğrafyadan kovulmalı. Tuzak Suudi Arabistan’a kuruldu. Trump, yüz milyarların peşinde." başlıklı yazısı...

Cemal Kaşıkçı cinayeti artık sadece bir kriminal olay değildir. Cinayetin nasıl işlendiği, neler yapıldığı, nasıl kurgulandığı, kimlerin katıldığı ya da payı olduğu, Kaşıkçı’nın kimliği veya siyasi tarafı, elde edilecek deliller, bundan sonra ortaya çıkabilecek hukuki süreç ikincil önemde konular haline geldi.

Bunları elbette değersizleştirmiyoruz. Bir gazeteci veya bir insan, kendi konsolosluğuna girer girmez öldürülüp parçalara ayrılıyor. Bunu doğrudan bir ülke yönetimine bağlı infazcılar yapıyor. Vahşet, gizlenmek isteniyor. Gizlenemeyince, vahşete dair ses kayıtları ortaya çıkınca Riyad yönetiminde, Muhamed bin Selman ve BAE’li Muhammed bin Zaid operasyonundan kendini kurtarmak için suçu infazcıların üzerine yıkma eğilimi başlıyor. Ama dünya çalkalanıyor, Suudi yönetimi enkazın altında kalıyor.

Son on yılda bölgemizdeki istihbarat operasyonlarından, suikast ve cinayet dosyalarından en önemlisi ile karşı karşıyayız. Ama cinayet üzerinden oluşan uluslararası hassasiyet cinayeti bile geçmiş durumda. Hemen bütün ülkelerin iç politikalarından uluslararası ilişkilerine kadar bir “Kaşıkçı ayrışması” ya da “pozisyon alışı” izliyoruz.

Bölgede ve uluslararası denklemdeki güç ilişkileri, hesaplaşmaları, örtülü planlamalar bir bir ortaya seriliyor. İnanılmaz detaylar ortaya çıkıyor. “Bilinmezler ama tahmin edilirler” dünyasına dair çok sayıda fotoğraf karesi artık gizlenemez hale geliyor. Görünür dünyanın ötesindeki kavgalar deşifre oluyor. Uluslararası sistemin acımasız yüzü ile bir kez daha tanışıyoruz.

S. Arabistan’ın iç meselesi, Kraliyet’teki iktidar kavgaları, Suudi ekseni üzerinden yürütülen bölgesel hesaplar, özellikle oğul Selman ve bin Zaid üzerinden servis edilen ve bütün bölgeyi imhaya yönelik proje, ABD-Suudi ilişkilerinin seyri, ABD’nin kendi içindeki Suudi ayrışması, hepsinden ötesi bu ülke üzerindeki para şantajı, Trump yönetiminin Kaşıkçı olayını paraya çevirme yüzsüzlüğü, dahası ABD piyasasındaki yüz milyarlarca dolar Suudi varlığına el koyabilmenin işaretleri vermesi gibi birçok önemli hedef, okumayı bilenler için sır olmaktan çıkmıştır.

Bir buçuk yıldır bu süreci yazıyorum. Daha kimsenin Selman ve Zaid üzerinden servis edilen yeni bölgesel senaryoyu, harita çalışmasını fark etmediği günlerde bile, bu ikilinin bütün bölgeyi yakıp yıkacağını, Türkiye’ye karşı çok büyük kötülükler yaptığını ve yapmaya devam edeceğini, Suud-İran savaşının altyapısının bunlar üzerinden hazırlandığını, Türkiye’nin bu bölgesel kaosa müdahale kapılarını kapatmak için de terör örgütleriyle birlikte “Türkiye karşıtı” her müdahalenin içinde yer aldıklarını, onların Erdoğan’ı devirmeye yönelik Batılı projelerin bölgesel ihalesini üslendiklerini yazıp durdum.

Örneklerini de verdim. İkisinin tek bir proje olduğunu, ikisi üzerinden bütün bölgeyi imhaya dönük bir çokuluslu senaryo yürütüldüğü uyarıları yaptım ve “Bu iki adam engellenmeli, durdurulmalı. Durdurulamazsa coğrafya çok büyük krizlere sürüklenecek” diye cümleler kurdum.

Asıl tuzak Suudi Arabistan’a kurulmuştu. Her ne kadar onlar üzerinden Suudi-ABD-İsrail yakınlığı kurulsa da, Riyad yönetimini İran’a karşı koruma söylemi servis edilse de, olay Selman ve Zaid üzerinden S. Arabistan’ı dağıtma üzerine kurulmuştu. Suriye savaşından sonraki cephe Basra Körfezi’ydi, S. Arabistan’dı. Bunu asla anlamadılar, anlayamadılar. Türkiye anladı, biz anladık ama Arap siyasi aklı bir kere bunlar üzerinden körleştirilmişti, anlamadılar.

Şimdi, S. Arabistan çok zor durumda. Dünya başlarına yıkıldı. Oğul Selman, onu yöneten Bin Zaid üzerinden ağır bir sınavdan geçiyor. Durumun vahametini, Kaşıkçı cinayetiyle ortaya çıkan gerçeklerden sonra da kavrayamazlarsa, birkaç yıla kalmaz bir “S. Arabistan Cephesi” ile karşılaşırız. Trump yönetimi, bırakın silah satmayı, bırakın günübirlik yağmayı, bu ülkenin yüz milyarlarca dolarına el koymak için Kaşıkçı cinayetini bile kullanıyor.

Riyad yönetimi, bir an önce Selman’ı Veliahtlık’tan almak zorunda. Başka da seçeneği yok. Yoksa çok ağır bedeller ödeyecek. Bin Zaid üzerinden S. Arabistan’a kurulan tuzağı bozamazlarsa Trump’ın “iki hafta ayakta kalamazsınız” şeklindeki sözlerinin kurbanı olacaklar ve süreç öyle işlemeye başlayacak. Bin Zaid, Bin Selman üzerinden kurulan tezgâh bir an önce bozulmalı.

Türkiye açısından da bu böyledir. Bölgedeki bürün ülkeler açısından bu böyledir. Bu ikili bütün bölgeden çıkarılmalı, etkisizleştirilmeli. Yoksa coğrafyayı fena halde ateşe atacaklar. Olayı sadece Kaşıkçı cinayetiyle öğrenenler için bu tuhaf gelebilir. Ama son üç yılı dikkatle izleyenler senaryonun gerçeğini göreceklerdir.

Türkiye, kendisine karşı korkunç kötülükler yapan Selman, Zaid ile birlikte İsrail ve Mısır istihbaratına karşı elindekilerin değerini bilecektir.

Yorumlar