Paris İklim Anlaşması görüşmeleri sürüyor

Paris Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda görüşülüyor

Google Haberlere Abone ol

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, Paris Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi görüşmelerinde, "Milletvekili arkadaşlarımız hem komisyonda hem burada bu işin geciktiğinden bahsediyor. Peki, hem Kyoto Protokolü hem Paris Anlaşması BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin uygulama aracı olduğuna göre birisi 2020'de bitti; şimdi Paris Anlaşması da 2020'den sonra devam edecek. Peki biz zaman kaybettik mi? Hayır, zaman kaybetmedik." dedi.

Paris Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi üzerindeki görüşmeler, TBMM Genel Kurulunda devam ediyor.

Teklifin tümü üzerine İYİ Parti Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, anlaşmanın tarihte çok önemli bir kırılma noktası olduğunu ifade ederek, "Paris Anlaşması'nın Meclis gündemine gelmiş olması çok değerli bir adım çünkü dışında kalmamızın hakikaten uluslararası topluma anlatılabilir bir tarafı kalmamıştı. Nihayet bugün bir inat yüzünden medeniyetten kopma riskinin daha büyük olduğu kavrandı. Paris Anlaşması'na taraf olmadan yazılacak özgün hikâyelerle küresel ekonominin bir parçası olmanın imkânsız olduğu anlaşıldı." değerlendirmesinde bulundu.

"Meclisimiz tarafından verilecek onay, bir netice değil, uzun bir yolun daha ilk adımı ama unutmayalım ki daha atacak çok adım var." diyen Sıdalı, anlaşmanın bir niyet beyanı olduğunu ancak aksiyonun da şart olduğunu söyledi.

Sıdalı, Avrupa Birliği üyesi 18 ülke kömürden tamamen çıkmışken Türkiye'nin de yeni kömür yatırımlarını durduracağını duyurması ve kömür madenciliğinden çıkmak için bir takvimin açıklanması gerektiğini vurguladı.

- "ÜLKEMİZİN İZLEYECEĞİ YOL HARİTASININ DA TEMELİNİ ATMIŞ OLUYORUZ"

MHP Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, Türkiye'nin iklim değişikliğinden en çok etkilenmesi beklenen Akdeniz havzasında yer aldığına işaret ederek, "İklim değişikliği sadece bir çevresel hadise değil; gıda arzını, güvenli su arzını, kentsel altyapı gelişimi gibi hemen hemen tüm sektörleri ve tedarik zincirlerini etkileyen topyekûn bir kalkınma meselesidir." dedi.

"Bizler bugün burada sadece Paris İklim Anlaşması'na taraf olmanın değil, aynı zamanda bugünden sonra ülkemizin izleyeceği yol haritasının da temelini atmış oluyoruz." ifadesini kullanan Durmaz, "Güçlü ve kapsayıcı bir iklim kanununu, daha güçlü bir ulusal katkı beyanı, yeni bir iklim stratejisi ve eylem planının da toplumun her katmanını içine alacak şekilde geliştirilmesi elzem görülmektedir. Bu kapsamda Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu Sonuç Raporu'nun bu çalışmalara ışık tutacağını umuyoruz." şeklinde konuştu.

- "KANAL İSTANBUL PROJESİ'NDEN VAZGEÇTİĞİNİZİ AÇIKLAMAK ZORUNDASINIZ"

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Paris Anlaşması onaylandıktan sonra, izlenen madencilik politikalarına devam edilemeyeceğini savunarak, "Ormanların talanını sürdüremezsiniz artık. Kültürel miras arkeolojik sit alanlarını artık talan edemezsiniz. Sulak alanların korunması için politikalarını değiştirmek zorundasınız. Bütün bunların yanında Kanal İstanbul Projesi'nden vazgeçtiğinizi açıklamak zorundasınız." dedi.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Paris Anlaşması'nın neden bugün Mecliste görüşüldüğünü sorarak, "Sayın Cumhurbaşkanı Amerika'ya gitti. Amerika'da İklim Fonu kendisine anlatıldı. 3 milyar dolarlık iklim fonunun olduğunu duydu. Paris Sözleşmesi onaylanmak için Genel Kurula geldi. Doların yeşilini duyunca ağacın yeşilini hatırladı sayın Erdoğan." ifadesini kullandı.

Öztunç, anlaşma onaylandıktan sonra hükûmetin "Kömürlü termik santralleri kapatıyorum." demesini istedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın ise Paris İklim Anlaşması'nın onaylanmasının geç de olsa atılan tarihi bir adım olarak kabul ettiklerini söyledi.

- "ADALETSİZLİKLERE KARŞI SESİMİZİ GÜNDEME GETİRDİK"

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, Kyoto Protokolü'nün 1997'de kabul edildiğini, Türkiye'nin bu protokole azaltım taahhüdü vermeden 2009'da taraf olduğunu, protokolün geçerliliğinin de 2020'de sona erdiğini anlattı.

Türkiye'nin, gelişmekte olan ülke olarak bazı desteklerden mahrum bırakıldığını belirten Balta, "Şimdi de uğraşıyoruz ki destek alalım diye ancak karşımızda destek alan ülkelerin çoğunluğu fazla olduğu için, pasta da bölüneceği için burada da tam oy birliğiyle bu kararların geçirilmesi için şu anda zorlanıyoruz." dedi.

Kyoto Protokolü'nün 2020 yılında sona erdiğini, Paris Anlaşması'nın ise 2015 yılında kabul edildiğini hatırlatan Balta, "Milletvekili arkadaşlarımız hem komisyonda hem burada bu işin geciktiğinden bahsediyor. Peki, hem Kyoto Protokolü hem Paris Anlaşması Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin uygulama aracı olduğuna göre birisi 2020'de bitti; şimdi Paris Anlaşması da 2020'den sonra devam edecek. Peki biz zaman kaybettik mi? Hayır, zaman kaybetmedik. Bu süre içerisinde biz, sayın Cumhurbaşkanımız, ilgili bütün müzakereciler uluslararası alanda, her alanda olduğu gibi bu haksızlıklara, adaletsizliklere karşı sesimizi çıkardık, gündeme getirdik ve ses getirdik." açıklamasında bulundu.

Türkiye olarak finansman ve teknolojik destekler konusunda haksız ve adaletsiz uygulamaların yanlışlığını her ortamda dile getirdiklerini anlatan Balta, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda olduğu gibi iklim değişikliğiyle alakalı diplomasimiz de başarıyla yürütülmüş, bunun neticesinde de iklim değişikliğiyle mücadelede bu tarihi adımı önümüzdeki günlerde atacağız." dedi.

- MECLİS BAŞKANVEKİLİ BİLGİÇ'TEN SİMULTANE TERCÜME AÇIKLAMASI

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis Genel Kurulunda kurulan dijital sistemlerde simultane çeviride Fransızca, Rusça, İngilizce ve Arapça yer alırken, "Bugün baktık ki bu buton tamamen kaldırılmış, sistemden çıkarılmış yani Kürtçeye yer vermemek için diğer dünya dilleri de silinmiş." dedi.

Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, yeni sistem kurulurken simultane konuşmalarla ilgili olarak bir dil seçeneği konulduğunu ve kendisinin yapılanın doğru olmadığı, kaldırılması gerektiği konusunda uyarıda bulunduğunu anlatarak, "Bu sistem tersine işler. Yani kürsüye gelir bir konuşmacı, başka bir dilde konuştuğunda milletvekillerine dağıtılacak kulaklıklarla oradaki konuşmayı anlayabilmeleri için simultane olarak edilecek tercüme de Türkçedir. Milletvekillerimizin tamamı da zaten Türkçe bildikleri ve öyle bir sisteme ihtiyaç olmadığı için onu kaldırtan da benim. Bunun ne Kürtçeyle ne başka dillerle bir alakasının olmadığı, Türkiye'de demokratikleşme çerçevesinde Kürtçeye bakışın son 19 - 20 sene içerisinde nasıl evrildiğini hepimiz net olarak, bütün millet olarak biliyoruz. Yani tutumumun ve bir yanlışı düzeltiyor olmamın vurgulamak istediğiniz gibi ya da ilişkilendirmek istediğiniz gibi ne sizin söyleminizle ne de Kürtçeyle bir alakası yoktur." karşılığını verdi.

Teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddeleri üzerindeki görüşmelere geçildi.

Yorumlar