Erdoğan'ın İstanbul halkına en büyük hediyesi olan İSMEK'ler kapanmak üzere

İstanbul'da milyonlarca insanın eğitildiği İSMEK kursları yeni İBB yönetiminin kasıtlı politikaları nedeniyle kapanmanın eşiğine getirildi. İSMEK'ler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul halkına kazandırdığı en büyük projelerinden biriydi.

Google Haberlere Abone ol
Erdoğan'ın İstanbul halkına en büyük hediyesiydi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İBB başkanlığı döneminde 1996 yılında açılan İSMEK kursları kapanmanın eşiğine geldi. CHP'li İBB yönetimini kasıtlı ve bilinçli politikalarıyla sayıları her geçen gün azaltılan, personeli gerekçesiz bir şekilde işten atılan İSMEK'lerin sayısı düşürüldü, kurs alan insan sayısı ise üçte bir onuna düştü. 2018-19 arasında 300 binden fazla insanın kurs gördüğü İSMEK'te şu anda 100 bin kişi kurs görüyor. 

Konuyu İBB Meclisi'nde gündeme getiren Meclis Grup Başkanı Tevfik Göksu, İSMEK'lerin kapatılmak istendiğini, CHP zihniyetinin bu yolla intikam almak istediğini söyledi. 

İşte Göksu'nun açıklamalarından satırbaşları: 

Bugün sizlere 1996 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde kurulmuş ve faaliyetleriyle çığ gibi büyüyüp ‘’Halk Üniversitesi’’ vasfını almış, İSMEK’ten bahsedeceğim.

İSMEK; hem fikirsel tasarımı, hem de yıllar içerisinde ortaya koyduğu performans ve sonuçları itibariyle onlarca akademik çalışmaya konu olmuş, aynı zamanda farklı ülkelerden uzmanların sıkça incelediği ve modellemeye çalıştığı önemli bir başarı hikâyesidir.

İSMEK sadece bir halk eğitim projesi değildir.
İSMEK, aynı zamanda katılımcılık, refahı ve eğitimi tabana yayma gayretidir.
İSMEK, dezavantajlı gruplara yönelik faaliyetleriyle güçlü bir sosyal devlet uygulamasıdır.

Meslek edindirme ve mezunlarının yarattığı ekonomik katma değerle şehir ekonomisine yönelik önemli bir projedir.

Aynı zamanda, şehir yönetiminin tabana temas etmesini sağlayan, şehir kültürü ve aidiyetini güçlendiren bir sosyal projedir.

Ama maalesef, ülkemizde yapılan her hayırlı hizmetin önünde set olmayı adet edinmiş CHP zihniyeti, İSMEK konusunda da bu tavrını bir kez daha ortaya koymuş ve her yıl yüzbinlerce insana eğitim imkanı ve daha önemlisi umut veren bu kurumları kapatmaya başlamıştır.

Çünkü CHP, yıllarca halkçılık diyerek jakobenist tutum sergilemiş, umut yerine yasak ve yasakçılıktan yana olmuş bir partidir.

İBB İSMEK'leri kapatırken de kamuoyu baskısından çekindiği için, bunu ilan etmek yerine, zamana yaymayı tercih etmekte ve sistematik olarak yalan ve iftiraya dayalı olarak kurumu yok etmeyi hedef alan bir tavır sergilemektedir. Tablo her şeyi ortaya koyuyor...

Geçtiğimiz aylarda İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli’nin İSMEK’teki bölge sorumlusu hanımefendilere karşı yaptığı ahlak dışı davranışı hepiniz hatırlıyorsunuz. İşte o günlerde ortaya konan tavrın ve kastın, bugün ne anlama geldiğini çok daha iyi anlıyoruz.

İSMEK’i bitirmeye ve kapatmaya niyet etmiş olan İBB, işe yöneticilerden başlamıştı. Üstelik alın teriyle çalışan emekçi kardeşlerimizin onur ve haysiyetleriyle oynayarak bu planı devreye sokmaya çalıştılar.

İBB’nin yeni yönetimi göreve gelir gelmez tüm birimlerde olduğu gibi İSMEK’te de çalışan ve yöneticileri, baskı ve yıldırma politikasıyla istifaya zorlamıştır. Bunda başarılı olamayınca da yöneticileri hakkında akıl almaz itham ve iftiralarda bulunmuşlardı.

Ocak ayı meclis toplantımızda bu konu gündeme geldiğinde CHP’li bir meclis üyesi İSMEK’te yolsuzluk yapıldığını ve çok karışık işlerin döndüğünü iddia etmişti. İBB, üst yöneticileri dahil olmak üzere bölge sorumlusu 25 kardeşimizi mahkemeye verdi.

Ne ile itham edildiler biliyor musunuz? Zimmet, irtikap ve güveni kötüye kullanma. Ve üstelik mahkeme kararını beklemeden kendi uydurdukları bu iddiaları bahane ederek bu 25 kişiyi hem de tazminatlarını dahi ödemeden kapının önüne koydular. Peki mahkeme ne dedi?

İtham edilen yöneticilerin hiçbir şekilde suç işlemediği, yaptıkları iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğu ve iddia sahiplerinin iddialarının asılsız mahkemece kanıtlandı. Yani İBB tarafından ortaya atılan uydurma iddiaların tamamının yalan olduğu tescillendi.

Bu yalan iddiaları ortaya atan İBB yönetiminin hiç yüzü kızarıyor mu?

Bu yalan iddiaları bu mecliste gündeme getiren ve bizim mahcup olacağımızı söyleyen CHP’li meclis üyesi bu insanlardan özür dileyecek mi?

Bu yalan iddiaları bahane ederek tazminatsız bir şekilde İSMEK’ten atılan kardeşlerimizin kaybettikleri ekmeğin sorumlusu kim?

Bu yalan iddialar karşısında onur ve haysiyetleriyle oynanan kardeşlerimizin itibarlarını kim iade edecek?

Sorun, halkçılık adına halka hizmete düşman olmanız değil. Biz buna zaten alışığız.

Sorun şu:

Zaman sizin jakoben fikirlerinizin ne kadar çağ dışı kaldığını ortaya koyunca, siyasetinizi artık yalan ve iftiralarla devam ettirmeye çalışmanız.

Özetle, İSMEK politikanız, CHP’nin jakoben siyasetinin, AK kadroların halkçı faaliyetlerinden almaya çalıştığı intikamının örneğidir. Ve emin olun, bu da kendi ayağınıza dolanacaktır.
Yapmayın...

İBB’nin en hayırlı kurumlarını siyasi ve ideolojik egolarınıza kurban etmeyin...

Bu şehri geri götürmek için yalan ve şovlara artık son verin.

- "Yenikapı dediniz", tutmadı
- "Fazilet Durağı" dediniz, tutmadı
- "İSMEK’te suistimal var" dediniz tutmadı.

Daha ne kadar yalan söyleyeceksiniz?

Yorumlar