Canan Kaftancıoğlu hapis yatacak mı, cezaevine girecek mi, siyaset yasağı var mı?

Canan Kaftancıoğlu hapis yatacak mı, cezaevine girecek mi, siyaset yasağı var mı? Kaftancıoğlu'nun aldığı ceza ne anlama geliyor, cezaevine girmesini gerektiriyor mu, siyasetten yasaklanması söz konusu mu?

Google Haberlere Abone ol

Canan Kaftancıoğlu hapis yatacak mı, cezaevine girecek mi, siyaset yasağı var mı, cezaevine girip çıkacağı doğru mu, neden böyle bir uygulama var?

Yargıtay toplamda 9 yıl hapis cezasına mahkum edilen Canan Kaftancıoğlu'nun cezasını 4 yıla kadar düşürdü. 

Kaftancıoğlu hakkındaki terör davalarında mahkeme beraat kararı verirken; 3 ayrı hakaret davasında ise ayrı ayrı cezalar verilmesine onay verdi.

Kaftancıoğlu toplam 5 davadan yargılanıyordu. Davaların ikisi düştü, 3'ünden ise ceza aldı.

Edinilen bilgiye göre Kaftancıoğlu'na hem cumhurbaşkanına hakaret ve ayrıca hakaret suçundan iki ayrı cezanın onandığı öğrenildi.

Kaftancıoğlu'nun cezası onanan 3 davada aldığı cezaların toplamının ise 4 yıl 11 ay olduğu belirtildi. Gazeteci İsmail Saymaz, Cana Kaftancıoğlu'na verilen bu cezalarla birlikte siyaset yasağı da getirildiğini duyurdu.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Kaftancıoğlu'nun İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak 6 Eylül 2019'da mahkumiyetine karar verilen davanın temyiz incelemesini tamamladı.

Daire, Kaftancıoğlu'na "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret"ten verilen 1 yıl 6 ay 20 gün ile "Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak"tan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezalarını kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu gerekçesiyle onadı. Kaftancıoğlu'na, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezası ise 1 yıl 9 ay olarak düzeltilerek onandı.

Kaftancıoğlu'na, "PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen 1 yıl 6 ay hapis ile "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçundan verilen 2 yıl 8 hapis cezaları ise daire tarafından bozuldu. 

HUKUKÇULAR NE DİYOR?

Av. Dr. Rezan Epözdemir, Habertürk'e yaptığı açıklamada CHP İl Başkanı Canan Kaftancoğlu'nun yargı sürecini değerlendirerek şöyle konuştu:

İlk derece mahkemesinin kararından sonra istinaf mahkemesi suç bakımından esastan ret kararı vermişti. Bunlardan Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi Cumhurbaşkanına hakaret suçu. Burada Yargıtay 3. Ceza Dairesi, buradan verilen 2 yıl 4 aylık hapis cezasını düzelterek onadı ve 1 yıl 9 aya indirmiş oldu. Düzelterek onama kararıyla birlikte. Yine Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'ni alenen aşağılama suçu 1 yıl 8 ay hapis cezası gerektiren bir mahkumiyet hükmü verilmişti. Bunu hakeza onadı Yargıtay 3. Ceza Dairesi. Yine kamu görevlisine karı görevinden ötürü hakaret; yani Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-3 ve 4. Bunlara da 1 yıl 6 ay ve 20 günlük hapis cezası söz konusuydu. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, toplamda 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezası mahkumiyet kararını onadı. Bununla birlikte Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesindeki 'terör örgütü propagandası yapmak' ve Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesindeki 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlarından ise bu suç unsurlarının oluşmadığından bahisle bozdu. Bu suçlar bakımından yeniden yargılanma yapılmak üzere dosya 37. Ağır Ceza Mahkemesi'ne; yani ilk derece mahkemesine geri gönderilecek. Toplamda 4 yıl 11 ay 20 günlük hapis cezası neticesinde acaba bu cezanın infazı nasıl olacak? Olası bir siyasi yasak var mı?

"ŞARTLI SALIVERMEDEN YARARLANACAK"

İki temel soruyu etraflıca değerlendirmek lazım. Bir tanesi şu. Normal koşullarda bu hapis cezasının infazı söz konusu olurdu. Fakat bizde 15 Nisan 2022 tarihinde bir infaz düzenlemesi yapıldı. Bazı kanunlarda değişiklik yapıldı. Bu infaz düzenlemesi şunu getirdi; bazı suç tipleri hariç şartlı salıvermeyi 1/2'ye götürüyor; denetim serbestliğini ise 1 yıldan 3 yıla çıkarıyor. Belirleyici kriter ise suçun 30 Mart 2020'den önce işlenip işlenmediği. İstisna suçlar; kasten öldürme, özel hayatın gizliliğini ihlal, cinsel suçlar, uyuşturucu imal ve kaçakçılığı ve yine anayasal düzenle ilgili işlenmiş suçlar. Canan Kaftancıoğlu'nun mahkum olduğu suçlara bakıyoruz. TCK 299, 301 ve Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesine. Burada önce şartlı salıvermeden faydalanacak 1/2'den. Dolayısıyla bu 4 yıl 11 ay 20 gün, bu infaz düzenlemesi nedeniyle 2 yıl 5 ay 25 güne düşecek. Sonrasında denetimli serbestlik 1 yıldan 3 yıla çıkarıldığı için aslında fiilen bir yatarı olmayacak; sadece infaz işlemlerinin tamamlanması için usülen önce girecek sonra tahliye edilecek. Dolayısıyla fiilen yatarı yok, bu iki kanundan faydalanabiliyor.

"SİYASİ YASAK GELMİŞ OLDU"

Siyasi yasak meselesine gelince. Bu konuda iki temel düzenleme var. Birincisi TCK'nun 53. maddesi. Bir de Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesinin 1. bendi 4. fıkrası var. Türk Ceza Kanunu bakımından seçme ve seçilme hakkı, siyasi hakları kullanma, Anayasa Mahkemesi iptal kararları vermişti 53/1-d'de siyasi partilerde yönetici ve denetleyici olamaz diyor. Mahkumiyet kararlarının doğal sonucu olarak bu haktan mahrum kalır diyor. Yine Siyasi Partiler Kanunu 11/1-4'de siyasi partiye üye olabilmesi için özellikle TCK 301; yani Türkiye Cumhuriyeti'ni alenen aşağılamak suçundan mahkum olmamış olması gerekir diyor. Hâl böyle iken siyasi yasak gelmiş oldu, bu mahkumiyet kararının onanması ve kesinleşmesi nedeniyle. TCK 53. maddesi ve Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca....

"AYM'YE BİREYSEL BAŞVURU OLABİLİR"

Karar verilmiş ve kesinleşmiş. Ceza hukuku bakımından engel bir durum yok. Ama yıllar sonra bu tweetler üzerinden soruşturma yapılıyor olması bir siyasi tartışma. Dolayısıyla ben bir hukukçu olarak bir değerlendirme yapmak istemem. Açıklığa kavuşturmakta fayda var. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılacağı iddiası var. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na itiraz yapılacağı iddiası. Bu karar Yargıtay'ın onamasıyla birlikte kesinleşti. CMUK 308'e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yetkisinin kullanılmasına dair bir talepte bulunulabilir. Bu talep kabul görür mü, görmez mi başka bir hukuki tartışma. Çünkü başsavcılık burada onama istedi. Genelde başsavcılık itiraz yetkisini bozma istediğinde karar aksine çıkarsa kullanıyor. Burada başsavcılığın mütalaası doğrultusunda karar çıkmıştır.

Böyle bir itirazın yapılması hükmün infazını durdurmaz. Bu bir olağanüstü durum olur. siyasi haklarını kullanmaktan mahrum kalır Canan Kaftancıoğlu. 4 yıl 11 ay 20 gün tarihinden sonra memnu hakların iadesi için başvuruda bulunacak. Bir diğer mesele AYM'ye bireysel başvuru yapılabilir. Bu da infazı durdurmaz. Bu bir bireysel başvurudur. AYM ihlal kararı verirse, sonuçların ortadan kaldırılması dosyayı ilgili ilk derece mahkemesine yollar. Böyle bir ihlal kararını belirlemekle bu hükmün infazı durmaz; çünkü Yargıtay'ın onamasıyla birlikte karar şeklen ve hukuken kesinleşti.

SONUÇ OLARAK

Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; 

TCK 53.maddesi gereğince;

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, 

Velayet ,vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, 

Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, 

Yoksun bırakılır.

Hükümlü Kaftancıoğlu, Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda 15 Nisan 2020 tarihinde yapılan değişiklik sayesinde infaz işlemlerini tamamlaması için cezaevine girer, şartla salıverilme ve denetimle serbestlik uygulanmak suretiyle aynı gün salıverilir.

Kaftancıoğlu sadece bir günlük cezaevine girecek ve sonrasında tahliye olacak.


 

Yorumlar