'Şehirlerimizi taş, kebapla değil insanımızla özdeşleştirmemiz lazım'

Tarihçi, yazar Yavuz Bahadıroğlu, şehirlerimizi taşı, toprağı, kebabı ile değil insanı ile özdeşleştirmemiz gerektiğini belirterek, "Erzurum’un nesi meşhur denilince 'Oltu taşı' diyorlar.

'Şehirlerimizi taş, kebapla değil insanımızla özdeşleştirmemiz lazım'
30 Aralık 2013 Pazartesi 17:43

Tarihçi, yazar Yavuz Bahadıroğlu, şehirlerimizi taşı, toprağı, kebabı ile değil insanı ile özdeşleştirmemiz gerektiğini belirterek, "Erzurum’un nesi meşhur denilince 'Oltu taşı' diyorlar. Erzurum’un dadaşı meşhur, Oltu taşı değil. Trabzon’u ekmeği ile Urfa’yı da kebabıyla tanımlıyorlar. Bunlarla özdeşleştirmekten vazgeçelim. Etimiz, otumuz değil, insanımız meşhur bizim. Mehmet Akif’i örnek almalıyız.” dedi.

“BİZDEN BAŞKA GEÇMİŞİNİ İNKAR EDEN KALMADI”

Atatürk Üniversitesi (AÜ) İlahiyat Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Genç Vizyon Kulübü tarafından düzenlenen “Mehmet Akif Ersoy’u Anma” programında konuşan Yavuz Bahadıroğlu, aile ve okulların adam yetiştirmemesi durumunda bu kurumlara ihtiyaç olmadığını kaydetti. Bahadıroğlu, “Servetimiz insanımızdır. Bakın 12 ilde bir araştırma yapmışlar ‘Kadınlar da kime benzemek istersiniz’ diye sormuşlar: 'Hülya Avşar' cevabı alınmış. Erkeklere ise benzer bir soru sorulduğunda Acun Ilıcalı cevabı verilmiş. Bizim Mehmet Akif’i sevmemiz lazım. Akif’i seven İstiklal Marşı’nı da ezbere bilmelidir. Mehmet Akif ,vatan sevgisinin özüdür. Akif, arkadaşı görevden alınınca istifa edebilen bir insandır. Paltosunu, vatan evlatlarına hiç çekinmeden veren biri. Akif, ömrü boyunca doğru dürüst bir paltoya da sahip olamamıştır. Hayat elimizden geleni yapabilmektir. Bizden başka geçmişini inkar eden kalmadı. Osmanlıca dersinin seçmeli olması ile Osmanlı'yı da iyi bilirsek, 5 bin yıla yakın bir zamanı biliriz. Hayatınız boyunca, haklının yanında durun. Böyle olursanız, düşmanlarınız bile sizden, övgüyle bahseder.” şeklinde konuştu.

Kulüp Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Köktaş ise Mehmet Akif Ersoy’u kısa sürede anlatmanın mümkün olmadığını belirterek, “Akif, bütün himmetini millete adamış biri. Mükemmel bir Müslüman, mükemmel Müslüman mükemmel bir insandır. Değerli dostlar 63 yıllık bir ömür. Son sözü ‘Ne mutlu bana ki Peygamber'in(sav) yaşında ölüyorum’ oldu. Kamil ismine peygamberler ve onları model alan insanlar nail olurlar. O aynı zaman da bir veteriner ve edebiyat fakültesinde ders veren bir profesördü.” dedi.

Konferansın ardından imza etkinliği düzenlendi.
CİHAN

'Şehirlerimizi taş, kebapla değil insanımızla özdeşleştirmemiz lazım'

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×