Polis eşleri, devletin zirvesini ve insan hakları örgütlerini göreve çağırdı

Sahur vakti gözaltına alınan ve hala 49'unun sorgusu devam eden polislerin eşleri, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere devletin zirvesini ve insan hakları örgütlerini göreve çağırdı. Adaletsizlik ve hukuksuzluk yaşandığına dikkat...

Polis eşleri, devletin zirvesini ve insan hakları örgütlerini göreve çağırdı

Sahur vakti gözaltına alınan ve hala 49'unun sorgusu devam eden polislerin eşleri, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere devletin zirvesini ve insan hakları örgütlerini göreve çağırdı.

Adaletsizlik ve hukuksuzluk yaşandığına dikkat çeken polis eşleri, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde sistematik, psikoloji ve fiziki işkencelere maruz kalındığına değindi.

İşte o açıklama;

Bizler, 22 Temmuz 2014 Salı gününden itibaren yapılan operasyonlarla gözaltına alınan ve bir kısmı hukuk kuralları altüst edilerek tutuklanan polislerin eşleriyiz. Eşlerimiz, yıllardır gece gündüz demeden, biz ailelerini ve çocuklarını bile ihmal edecek derece yoğun mesai ve meslek aşkıyla ülkesine ve milletine hizmet etti. Bir kısım medya organlarının operasyon yapılacak denerek ‘cadı avı’ başlatıldığını aylar öncesinden ilanettiği, bir kısım iktidar mensuplarının tesiri altında olduğu açıkça görülen İstanbul Sulh Ceza Hakimlikleri eliyle eşlerimize hüküm giydirme, suçlu ilan etme, tutuklama, kamuoyu önünde haksız duruma düşürme amacı güdülmektedir.

Kanuni gözaltı süresi 26 Temmuz 2014’te saat 01.30’da dolduğu halde eşlerimiz salıverilmemişler, hiçbir yeni gözaltı kararı olmaksızın mahkeme karşısına çıkarılmışlardır, halen esaret diyebileceğimiz bir süreç yaşatılmaktadır. Evlerimize yapılan sahur baskınları başta olmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde sistematik, psikoloji ve fiziki işkence diye tanımlanabilecek kötü muameleler; hukuk dışı uygulamalar gerçekleştirilmektedir.

Yapılan kötü muamele, sistematik psikolojik işkence haksızlık, hukuksuzlukların bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde, evrensel hukuk kurallarında, Anayasa ve kanunlarımızda garanti altına alınan, adil yargılanma hakkı, konut dokunulmazlığı, ifade hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti gibi daha onlarcası sıralanabilecek temel insan hakları ihlalleri açık bir şekilde gerçekleştirilmekte, suç olduğu bilindiği halde, hiçbir kanun ve kural tanımaksızın ihlal edilmektedir. Biz bu vatana hizmet eden eşlerimizin suçsuz olduğunu biliyoruz, hukuksuzluğa ve kötü muamelelere karşı sonuna kadar her türlü hukuki hakkımızı, çerçevesini anayasa ve kanunların çizdiği şekilde sürdüreceğiz.

Bu süreçte muasır medeniyetler seviyesinde demokratik hukuk devleti içinde yaşama ideal ve arzusunu paylaşan başta sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Türkiye Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığı, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Kamu Denetçiliği Kurumu Başkanı (Ombudsman) Nihat Ömeroğlu’nu, Mecliste grubu bulunan AK Parti, CHP, MHP, BDP-HDP başta olmak üzere siyasi parti temsilcilerini, bağımsız milletvekillerini, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi milletvekili, genel başkan ve parti yöneticilerini, insan hakları dernek, kurum ve kuruluşlarını; tüm demokratları, Avrupa Parlamentosu’nu yaşanan hukuksuzlukları durdurmaları, demokrasiye, adalete, insan haklarına sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz. Unutulmasın ki, ‘ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR’, hukuk bir gün herkese lazım olacaktır.

Avukatlarımızdan, serbest kalan polis memuru eşlerimizden, basından öğrendiğimiz ve bir kısmını kendi acı tecrübelerimizle yaşadığımız; eşlerimizin ve bizlerin yaklaşık bir haftadır yaşadığı kötü muamelelerden bir kısmı şöyledir.

1- Mahkeme ve savcılık yazılarıyla gündüz saatlerinde ifade alma veya ihtiyaçsa gözaltı işlemi ‘çağrılı bir şekilde’ yapılma imkanı varken İstanbul, Ankara başta olmak üzere onlarca il ve 200’den fazla haneye gece yarısı sahur baskınları yapılmıştır.

2- Gözaltı, arama, tutuklama kararları daha 15 gün önce kurulan ve doğal hakimlikilkesini ortadan kaldıran Sulh Ceza Hakimlerince alınmıştır. Kolluk güçleri bu mahkemelerin verdiği hukuksuz emirleri yerine getirerek suç işlemiştir.

3- Gözaltı işlemleri, baskınlar ve hastane kontrolleri sırasında kaçma ihtimali olmayan, bir kısmı kendisi teslim olan ve halen devlet memuru-emniyet müdürü olan kamuoyunda saygın yerleri bulunan eşlerimiz kelepçelenmiştir. Bu tedbir Adli Kolluk yönetmeliği, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu ve ilgili yönetmelikler ihlal edilerek hayata geçirilmiş. Kamuoyu önünde eşlerimiz küçük düşürülmüş, haksızlığa uğramış, daha yargılama başlamadan suçlu ilan edilmiştir.

4- İstanbul Emniyet Müdürlüğü sefahatinde, iki kişilik nezaret odalarında 4-6 kişi tutulması, sahur ve iftarlarda ‘sağlık kontrolü’ gerekçesiyle Adli Tıp ve hastane kontrolünü götürülerek, oruç tutmaları, sahur yapmaları, yemek yemeleri su içmeleri engellenmiştir. İzin verilenlere de, kelepçeli şekilde yemek yemeleri temin edilmiştir. Temel insan hakkı, din ve vicdan hürriyeti gibi evrensel değerler alt üst edilmiştir.

5-Kötü muameleler, Emniyet sorguları sırasında yapılan hakaretlerle sürmüştür. Kanunlar çerçevesinde, insan haklarına riayet ederek vazife yapması gereken sorgu polisleri ve ilgili daire amirlerinden bazılarının eşlerimize ‘teröristler’ demesine varan hakaretler ve kanunsuzluklar yaşanmış, suç işlenmiştir.

6- Işıkların yanık bırakılması, gece nezarethane gürültü çıkartma, yaz gününde kalorifer yakma gibi bir çok fiziki müdahale ile eşlerimiz 3 gün uykusuz bırakılmış, kötü muamele yapılmıştır.

7- Mahkeme ve savcılık safahatinde kanuni gözaltı süresi 26 Temmuz 2014’te gece 01.30’ta bitmesine rağmen 49 kişi serbest bırakılmamış, hukuksuz şekilde ifade alımı sürdürülmüş. Hiçbir yeni gözaltı kararı olmaksızın alıkonulmuş ve mahkeme edilmeye devam edilmişlerdir.

8-Bütün bu süreçler içinde anayasal ve temel insan hakkımız olan bilgilendirme ve bilgi edinme hakkımız ihlal edilmiştir. İlk gününden itibaren bazı polis memuru eşlerimiz 30 saate yakın avukatlarıyla görüştürülmemiştir.

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×