Piknikçilere Kırım-Kongo uyarısı

Fatih Üniversitesi Hastanesi’nden Yrd. Doç. Dr. Hülya Çaşkurlu, piknikçileri ve tarlada çalışacak vatandaşları Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı uyardı. Çaşkurlu, özellikle İç Anadolu olmak üzere kırsal kesimlerde Kırım-Kongo...

Piknikçilere Kırım-Kongo uyarısı

Fatih Üniversitesi Hastanesi’nden Yrd. Doç. Dr. Hülya Çaşkurlu, piknikçileri ve tarlada çalışacak vatandaşları Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı uyardı. Çaşkurlu, özellikle İç Anadolu olmak üzere kırsal kesimlerde Kırım-Kongo vakalarına rastlanabileceğini, vatandaşların önlem alması gerektiğini vurguladı.

Yaz mevsiminin gelmesiyle pikniğe giden vatandaşların sayısı da artmaya başladı. Aynı zamanda çiftçilikle uğraşanlar da tarlaların yolunu tuttu. Geçtiğimiz yıllarda görülen kene tehlikesi de en çok bu vatandaşları tehdit ediyor. Bu nedenle Fatih Üniversitesi Hastanesi’nden Yrd. Doç. Dr. Hülya Çaşkurlu, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’nin ülkenin belli bölgelerinde, özellikle Karadeniz, Orta Karadeniz, Sivas, Yozgat, Gümüşhane, Bayburt gibi yerlerde görüldüğüne dikkat çeken Çaşkurlu, “Özellikle bu bölgedeki insanların dikkat etmesi gerekiyor. Hayvan barınaklarında kene olmaması gerekiyor. Açık yerlere, piknik alanlarına gidip geldikten sonra vücutta kene var mı diye bir bakmakta fayda var. Eğer ki bir kene varsa, bu kenenin en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması lazım. Ancak bunu elle tutarak yapmamak lazım. Bir pens yardımı ile bir vidayı sağa sola çevirir gibi kendimiz çıkarabiliriz. Keneleri çıkarırken üzerine sigara, alkol, kolonya gibi şeyler damlatmamamız lazım.” dedi.

Piknik alanlarına ve tarlalara giderken vatandaşların uzun kollu giysiler giymesi gerektiğini vurgulayan Çaşkurlu, “Tarlada çalışanların, hayvanlara bakanların pantolonlarını çoraplarının içine, yani vücutta açık alan bırakmamaları gerekiyor. Hayvanların barındıkları yerlerin sıkça ilaçlanması lazım. Yine hayvanlara da ilaç sıkılması gerekiyor, kene gelmesin diye.” şeklinde konuştu.

Kene soktuktan sonra Kırım-Kongo olana kadar 10-13 gün süre geçtiğini anlatan Çaşkurlu, “Eğer bu süre içerisinde yüksek ateş, ishal, kusma, baş ağrısı olursa da mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

‘MARMARA BÖLGESİ’NDEKİ KENELERDE KIRIM-KONGO VİRÜSÜ GÖRÜLMEDİ’

Sağlık Bakanlığı’nın daha önceki yıllarda Marmara Bölgesi’ndeki keneleri toplayıp inceleme yaptığını hatırlatan Çaşkurlu, bu virüsü taşıyan kenelere rastlanmadığı bilgisini verdi. Çaşkurlu, “Bu bölgedeki kenelerde öyle bir tehlike yok. Ama yine de kene soktuğu zaman en erken bir vakitte onu vücuttan uzaklaştırmak gerekiyor.” açıklamasında bulundu.

Çaşkurlu, söz konusu hastalığa ilişkin de şu bilgileri verdi: “‘Biz bu hastalığı neden 2002 yılından beri daha sık görüyoruz’ dersek, bunda iklim değişikliğinin rol oynadığı söyleniyor. Mevsimlerin daha sıcak olmasının etkisi var. Saydığımız bölgelerdeki iklim şartlarının buna daha uygun olması nedeniyle bu virüsü taşıyan kenelerin arttığı söylenmekte. Yapılan mücadeleler sonucunda son yıllarda kırım Kongo hastalığındı azalma görülmüştür. Kırım-Kongo’da ölüm oranı da yüzde 30’dur. Her hasta ölecek diye bir şey yok. Ancak bu hastalığa yönelik özel bir ilaç yok. Denenen ilaçlar var ancak virüsü öldüren henüz bir ilaç bulunmamakta.”

‘SAĞLIK PERSONELİ DİKKATLİ OLMALI’

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi taşıyan hastaların tedavisi sırasında sağlık personelinin dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Çaşkurlu, şu uyarılarda bulundu: “Bu virüs hayvanlara bulaşsa da hastalık oluşturmuyor. Hayvana yapışan kenenin vücudunda bulunuyor. İnsandan insana bulaşma olabiliyor. O da daha çok sağlık personeline. Bu hastalara bakarken, o hastanın kanıyla, vücut salgılarıyla, serumuyla temas edenlere de bulaşabiliyor.”

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×