'Kuran'ı merkeze alarak okumak, okuma alışkanlığını geliştiriyor'

Çorum'da lise mezunu Rufi Tiryaki (45) tam bir 'kitap okuma' sevdalısı. Evini mini bir kütüphaneye çeviren ve 10 binden fazla kitap okuyan Tiryaki'ye, çevresindekiler 'deli' ve 'profesör' lakabını vermiş. Tiryaki, "Özellikle Kur'an'ı merkeze...

'Kuran'ı merkeze alarak okumak, okuma alışkanlığını geliştiriyor'

Çorum'da lise mezunu Rufi Tiryaki (45) tam bir 'kitap okuma' sevdalısı. Evini mini bir kütüphaneye çeviren ve 10 binden fazla kitap okuyan Tiryaki'ye, çevresindekiler 'deli' ve 'profesör' lakabını vermiş. Tiryaki, "Özellikle Kur'an'ı merkeze alarak okumak, okuma alışkanlığının gelişmesine yardımcı oluyor. Çok kitap okumaktan dolayı özellikle 'deli' lakabını iftiharla taşıyorum. Zira körler ülkesinde gören olmak, ciddi manada suç teşkil eder.'' diyor.

Köyde çiftçilik yapan bir ailenin çocuğu olan Tiryaki, kitap okuma sevgisini çocuk yaşlarda elde ettiğini söylüyor. İmkansızlıklar sebebiyle okuyacak kitap ve gazete bulamayan Tiryaki, ''Hiç unutmam köyde bir gün çamura batmış bir gazete buldum. Sildim, kuruttum ve o gazeteyi okudum.'' diyerek okumaya olan sevgisini anlatıyor. Liseyi bitiren Tiryaki, ekonomik sıkıntılar sebebiyle üniversite eğitimi alamamış. ''Lisede okuduğum dönemde babam, aklında üniversite varsa unut dedi. O zamanlar durumumuz yoktu. Liseden sonra okuyamadık.'' diyerek tahsiline neden devam etmediğini anlatıyor.

"BULDUĞUM HER KİTABI OKUDUM"

Tiryaki, kitap okumada alan tanımıyor. Bulduğu her kitabı okuyor. ''Küçüklüğümden beri kitap okumakla çok yakın bir ilişkim var. Kitap okumayı oldum olası severim ama sistematik olarak okumam 1989 yılında başladı." diyen Tiryaki, "Hakikate ayarlı bir hayat yaşamanın olmazsa olmaz şartı olarak okumayı görüyorum. Yoksa bugün içerisinde yaşadığımız toplumda genel olarak kabul gördüğü gibi kitap okumak bana göre bir hastalık değil. Boş zamanları öldürme vasıtası hiç değil. Zira, insanın öldürecek zamanı yoktur. İnsan kendisini ancak zamanda diri tutabilir. Yada alışkanlık olarak görmek bir nevi bağımlılık olarak görmek değil, insanın hayatının içerisinde sorumluluklarını kuşandığı oranda okumakla bağ kuracağını düşünüyorum. Sorumluluğunu hissettiği oranda okuyacağını düşünüyorum. Dolayısıyla okumak esasında insanın hayatın içerisindeki sorumluluğunu kuşanmaktır.'' ifadelerini kullanıyor. Tiryaki, ''İlk okumaya başladığımda neyi okuyacağım da ortada yoktu. Doğru dürüst okuyacağım kitapta yoktu. Şu kitabı oku diyen bir kimsede olmadı. Hemen hemen ne bulduysam ismi hoşuma giden cildi hoşuma giden ne kitap bulduysam okudum.'' diyor.

"BANA OKUMAYI KUR'AN SEVDİRDİ"

Özellikle Kur'an'ı merkeze alarak okumanın da, okuma alışkanlığına yardımcı olduğunu aktaran Tiryaki, şöyle konuştu: ''Okuduğum kitap sayısı 10 bin ile ifade edilebilir. Bazen evde kitapları koyacak yer bulamıyoruz. Çok okuduğum için ilkokulda öğretmenlerimiz 'Profesör' lakabını, daha sonra çevremizdekiler ise 'deli' lakabını verdi. Özellikle deli lakabını iftiharla taşıyorum. Zira körler ülkesinde gören olmak ciddi manada suç teşkil eder. Bizde böylesine fiili kitapsız bir toplum içerisinde kitaplı olmanın bedelinin olacağını biliyorduk bu yüzden, baş tacı ettik.'' CİHAN

'Kuran'ı merkeze alarak okumak, okuma alışkanlığını geliştiriyor'

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×