İranlı Komutan, IŞİD'le Tikrit ve Enbar İçin Savaşıyor

İran Özel Kuvvetler Birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, Tikrit ve Enbar'ı IŞİD'den kurtarmak için düzenlenen operasyonu bizzat yönetiyor.

İranlı Komutan, IŞİD'le Tikrit ve Enbar İçin Savaşıyor

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Peşmerge Sorumlusu Mustafa Çavreş, Irak'ın Selahaddin vilayetinin merkezi Tikrit'i terör örgütü IŞİD'den kurtarma operasyonunun İran hususi Kuvvetler Birimi Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani sebebi ile yürütüldüğünü ileri sürdü.

'TİKRİT VE ENBAR'DA BAŞARI SAĞLANIRSA...'

Çavreş, AA muhabirine yaptığı izahatda, 'Daha evvela Kasım Süleymani ile oldukça çok toplantıya katıldık. Süleymani, Mahmur ilçesinin kurtarılmasında ciddi bir rol oynadı. Son üç gündür Tikrit'te, IŞİD'e karşı yürütülen operasyonu bizatihi Süleymani yönetiyor. Kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Eğer Tikrit ve Enbar'da muvaffakiyet sağlanırsa Musul'a yönelik operasyona Süleymani'nin emrindeki milisler ile Heşdi Şabi grubu (Halk Toplulukları) ve Irak ordusu dışında diğer bir efor olmayacak' dedi.

'BAŞKALARININ KIZI İÇİN OĞULLARIMIZI NEDEN KURBAN EDELİM?'

Çavreş, 'Peşmerge, Musul operasyonunda yer alacak mı?' sorusu üstüne 'Kürtler, terör örgütü IŞİD ile mücadelede bin Peşmerge şehit verdi, 5 bin Peşmerge de yaralandı. Irak ordusu, bu saldırılar esnasında Kürdistan alanına hiç bir yardımda bulunmadı. Başkalarının kızı için oğullarımızı sebep kurban edelim. Irak ordusu, Musul'u nasıl teröristlere teslim ettiyse şimdi de tıpkı biçimde arka almalıdır. Peşmerge'nin bu operasyona katılması için askeri bir karardan evvela politik bir karara gereksinim vardır. Bu nedenden alanda zinde bulunan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile KYB'nin müşterek devinim edip programlı bir hazırlık yapması gerekiyor' değerlendirmesinde bulundu.



Celal Talabani'nin önderi bulunduğu KYB'ye bağlı Peşmergeler, daha fazla aşırı Süleymaniye, Kerkük ve Diyala'nın bir takım bölgelerini koruyor. KYB Peşmergeleri, bilhassa Diyala'nın Celavle ve Sadiye kasabalarının kurtarılmasında İran'dan askeri destek almıştı.

İNŞAAT İŞÇİLİĞİNDEN ZİRVEYE

Süleymani 11 Mart 1957'de İran'ın güneydoğu eyaleti Kirman'ın Afganistan sınırına yakın dağlık bir bölgesinde, aşiret yapılarının hâkim bulunduğu Rabord köyünde doğdu.

Daha çocuk yaşta, çiftçi bulunan babasının devlete bulunan 9 bin Riyal borcunu ödeyebilmek için Kirman'da inşaatlarda çalışmaya başladı. İlkokulu bitirdiğinde 13 yaşındaydı; tıpkı sene köyünü terk etti. Devrim Muhafızları'na katıldıktan sonra aldığı 45 gündelik askeri eğitim sayılmazsa, tüm eğitimi bu 5 yıllık ilkokul tecrübesiyle kısıtlı kaldı.

On sekiz yaşındayken, işçi şekilde Kirman Su İşleri'ne girdi. Bir sene sonra, şimdiki dini önder Hamaney'in öğrencilerinden birisi sebebi ile verilen sohbetlere katılmaya başladı; Süleymani için 'devrimci çalışmalar' zamanı açılmıştı, İran İslam Devrimi'ne daha üç sene vardı.

Bu zamanlarda Kirman eyaletinin Ciroft alanına sürgüne gönderilmiş bulunan Hamaney ile bağlantı kurdu. O andan itibaren de Hamaney'i içerde ve dışarıda giriştiği her çeşitli iktidar mücadelesinde destekledi.

1979'daki İran devriminin peşinden Devrim Muhafızları hesabına yürütülen çalışmalara katıldı. Kendisi o günleri 'Hepimiz gençtik ve devrime bir biçimde hizmet etmek istiyorduk' diye anlatıyor.

SABAKAT TESTİ: KÜRT AYAKLANMASI

Devrimin gerçekleştiği 1979'da merkezi yönetimin zayıflamasından istifade etmek dileyen Mahabad Kürtleri ayaklandılar. Süleymani ve oldukça çok yakın arkadaşı ayaklanmayı bastırmak için alana gönderildi. Ayaklanma bastırıldığında henüz 22 yaşındaydı ama, gösterdiği performansla Tahran'ın gözüne girmiş, 'devrime sadakat'ini ispatlamıştı.

Mahabad'dan döndükten sonra Kirman'daki Devrim Muhafızları Kudüs Garnizonu'nun başına getirildi. Ardından fazla aşırı geçmeden patlak verici İran-Irak savaşında oldukça çok iri askeri operasyona katıldı, cephe hattında savaştı.

Süleymani'nin Irak savaşında kurduğu ilişkiler, tüm kariyeri boyunca onun en ciddi dayanağı oldu. Çünkü savaşın peşinden İran'daki zinde siyasetçiler, istihbarat içindeki tesirli kişiler, yargı ve devleti yöneten tüm alıngan kurumların üst seviye yöneticileri İran-Irak savaşında sadakatlerini ispatlamış kişilerden oluşturulmaya başladı. Gelenek bugün de sürüyor: Hâlihazırda Devrim Muhafızları'nın tüm komutanları ve ordunun 12 generali İran-Irak savaşında cephe komutanlığı yapmış kişiler… Bu eski harp arkadaşları birbirilerini devamlı kolladılar ve beraber İran'ın iç ve hariç siyasetinin belirlenmesinde etken oldular.





Kaynak: HABERLER.COM

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×