İnşaattaki ölümle ilgili açılan tazminat davası bitmeden taşınmaz devredilmez

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, kalıp ustası olarak çalıştığı inşaattaki iş kazasında hayatını kaybeden işçinin eşi ve çocuğunun açtığı tazminat davası bitmeden, inşaat sahibi konumundaki şirketin taşınmazlarının devredilemeyeceği...

İnşaattaki ölümle ilgili açılan tazminat davası bitmeden taşınmaz devredilmez

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, kalıp ustası olarak çalıştığı inşaattaki iş kazasında hayatını kaybeden işçinin eşi ve çocuğunun açtığı tazminat davası bitmeden, inşaat sahibi konumundaki şirketin taşınmazlarının devredilemeyeceği yönünde karar verdi.

4 Temmuz 2011’de İstanbul’da meydana gelen olayda, kalıp ustası olarak çalışan işçi, geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybetti. İşçinin eşi ve çocuğu, inşaatın sahibi konumundaki şirket ve alt taşeron firması aleyhine tazminat davası açtı. Davacı anne ile çocuk, açtıkları tazminat davası sonuçlanıncaya kadar davalı şirkete ait taşınmazın 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini isteyerek İstanbul 11. İş Mahkemesi’ne ‘tespit’ davası açtı. Mahkeme, davacıların talebini reddedince işçinin ailesinin avukatı kararı temyiz etti.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, İstanbul’un Şişli ilçesindeki taşınmazın tapu kaydına üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulması talep edildiğine dikkat çekerek mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: "İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup yalnızca iş kazasının meydana gelmesinde kusurun aidiyeti ve oranı çekişmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Mahkemece, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup ihtiyati haciz mahiyetindeki tedbir talebinin kabulü gerekirken, davacının isteği ile ilgili niteleme ve hukuki tavsifte yanılgıya düşülerek ihtiyati tedbir koşulları tartışılarak talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine oybirliğiyle karar verildi." CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×