Denizli’de 45 sivil toplum kuruluşundan Hizmet Hareketi'ne iftiralara tepki

Denizli’de 45 sivil toplum kuruluşu, Hizmet Hareketi’ne ve Fethullah Gülen Hocaefendi’ye yapılan hakaret ve iftiralara tepki gösterdi.

Denizli’de 45 sivil toplum kuruluşundan Hizmet Hareketi'ne iftiralara tepki
29 Ocak 2014 Çarşamba 13:18

Denizli’de 45 sivil toplum kuruluşu, Hizmet Hareketi’ne ve Fethullah Gülen Hocaefendi’ye yapılan hakaret ve iftiralara tepki gösterdi. Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde "Denizli Demokrasi ve Hukuk Platformu" adıyla toplanan dernek başkanları, yolsuzluk operasyonları üzerinden menfur saldırılar ve karalama kampanyası yürütüldüğünü, buna daha fazla sessiz kalamadıklarını ifade ederek ortak basın bildirisiyle tepki gösterdi. Basın bildirisini, Denizli İşadamları Derneği (DİAD) Başkanı Erdem Aydın okudu. Aydın, yolsuzluk operasyonlarının ardından Hizmet Hareketi’ne yönelik hakaret ve iftiralarda her gün, "Akl-ı selim galip gelir mi?" diye ümitle beklediklerini ancak her geçen gün daha acımasız bir iftira bombardımanına dönüştüğünü söyledi.

‘KARINCAYI BİLE İNCİTMEYEN İNSANLAR BİR GÜNDE ÖRGÜT OLDU’

DİAD Başkanı Aydın, “Hayatlarında kanunsuz hiçbir şeye müsaadesi olmayan insanların kulakları, üzülerek belirtmeliyiz ki gün yüzü görmedik, hiç alışık olmadığımız diken gibi cümleler işitti. Her sene ‘yeni bir dünya’ diye diye dünyanın bütün renkleriyle barış türküleri söylerken sevinç ve mutluluk gözyaşı döken insanlar, kendilerini bir anda hayal bile edemeyecekleri bir atmosferin içinde buldular. Bir karıncayı bile bilerek incitmeyen bu insanlar, bir gün uyandıklarında kendilerini çete ve örgüt mensubu olarak buldular. Bir başka gün ise yaşadıkları mekânlar in, kendileri de Haşhaşi olmuşlardı. Diller öylesine pervasızlaşmıştı ki ömrü hayatında dünya zevki namına bir şey bilmeyen, kendini insanlığın ilahi nefhayla buluşmasına vakfetmiş bir dertli sineye, ‘içi boş, kalbi boş bir âlim müsveddesi’ gibi kapkara cümleler kurabiliyordu.” dedi.

‘GAZETECİLİK KRİTERLERİ HİÇE SAYILARAK KARA PROPAGANDA YÜRÜTÜLÜYOR’

Bir kısım medyanın, sorumlu ve objektif gazetecilik kriterlerini hiçe sayarak ve bir merkezden yönlendirildiği aşikâr tarzda her türlü yalan ve iftiraya başvurduğunu savunan Aydın, “Hizmet Hareketi hakkında kara propaganda kampanyası yürütülüyor. En yetkili kişiler tarafından, milletimizin yüzakı haline gelmiş Türk okulları bir örgütmüş gibi dünyaya tanıtılmaya çalışılıyor ve büyükelçiler nezdinde karalamayla ilgili emirler veriliyor. Bu hadise, bir akıl tutulmasından başka neyle açıklanabilir? Bir taraftan ekonomik istikrar derken diğer yandan bir finans kurumu, sonuçları hiç düşünülmeden batırılmaya çalışılıyor, ülkemiz dünyanın gözünde negatif bir pozisyona düşürülüyor. Yüzde 58 oyla kabul edilmiş bir HSYK, tüm tarafların karşı çıkmasına rağmen oldu bittiye getirilmek isteniyor. Bir gecede değiştirilen Adli Kolluk Yönetmeliği'nden tutanak altına alınmış soruşturmaya müdahale hadiselerine kadar her şey milletin gözünün önünde cereyan ediyor. Tasfiye edilen binlerce görevlinin neye, hangi suça ve hangi yargılamaya göre tasfiye edildiklerini açıklayan tek bir cümle ve kanıt yok.” şeklinde konuştu.

‘MASUMİYET KARİNESİ HİZMET'E GELİNCE AYAKLAR ALTINA ALINIYOR’

Haklarında onlarca delil ve mahkeme kararı olan insanlar için uygulanan masumiyet karinesinin, Hizmet Hareketi'ne gelince ayaklar altına alındığını söyleyen Erdem Aydın, “Evinde milyon dolarlar çıkanlar masum, Hizmet suçlu. 700 binlik saatler masum, camia suçlu. 29 yaşında devlet tarafından sonsuz itibar gören, hayırseverlikle taltif edilenler masum, Hizmet Haşhaşi, bünyeye sirayet eden virüs. Yolsuzluğun ve rüşvetin kanunlarımızda suç olmaktan çıkarıldığını öğrenememiş savcılarımız, hâkimlerimiz oradan oraya sürülüyorlar, tehditler alıyorlar, hakaretlere maruz kalıyorlar. Oysa Ergenekon ve Balyoz sürecinde onlar birer kahramandı ama birilerine dokununca hain ilan edildiler.” dedi.

‘HÜKÜMETE KOŞULSUZ İTAAT VE BİAT ETMEYEN HER KİŞİ VE KURULUŞ HAİN İLAN EDİLİYOR’

Ülkede inanılmaz bir ihanet enflasyonu yaşandığını öne süren DİAD Başkanı, “Hükümete koşulsuz itaat ve biat etmeyen her kişi ve kuruluş hain ilan ediliyor. ‘Hangi yüzyılın Türkiye’sinde yaşıyoruz?’ diye sormazlar mı adama. ‘Yanlış yapıyorsun, nefret dili kullanıyorsun, ülkeyi gergin bir atmosfere sürüklüyorsun.’ diyen herkes hain. Bu durumun, akıl ve vicdan mekanizmasını ipoteğe vermemiş insanlar tarafından kabul edilmesi mümkün değil. Hayatlarını almaya değil vermeye adamış, dünyevi hiçbir beklentisi olmayan hasbi ruhları rencide etmekten, huzuru en çok isteyen hizmet insanlarını huzursuzluğun sebebiymiş gibi göstermeye çalışmaktan, ucuz hesaplar uğruna yarın yüzümüzü daha fazla kızartacak sözlerden, kardeşlik hukukumuzu zedeleyen davranışlardan ve açılan bu yarayı daha fazla derinleştirmekten vazgeçelim.” ifadelerini kullandı.

‘BAŞBAKAN, ÖRGÜTÜ YANLIŞ YERDE ARIYOR’

Ortada bir örgüt ve çete bulunduğunun doğru olduğunu söyleyen Aydın, şunları kaydetti: “Ortada bir KCK, bir PKK var, doğru. Ortada bir paralel devlet, bir komplo var, bu da doğru. Tespitler doğru da adres yanlış, adres. Nasrettin Hoca merhumun, karanlık damda kaybettiği anahtarı aydınlık yerde aradığı, ‘Hocam, niye damda değil de burada arıyorsun?’ diye soranlara, ‘Ee orası karanlık, bulamıyorum.’ dediği gibi bugün de çete ve örgütler yanlış yerde aranıyor. Sayın Başbakanımız, şu anda aydınlık ruhları karalamaya çalışırken karanlık dehlizler, kendini karanlığa adamış kara ruhlular tarihlerinin en histerik kahkahasını atıyorlar. Bir millete yazık ediliyor. Mümin gönüller kırılıyor, kalplere nefret tohumları ekiliyor. Nerede insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü? Yani bir anayasa derken, bunun hayallerini kurarken hızla demokrasiden uzaklaşıyoruz. Arzumuz hükümet kanadının bir an evvel yanlışını farkedip çatışmacı ve savaşçı dil ve üsluptan vazgeçmesi, toplumu kucaklayıcı barışçıl bir dil kullanmasıdır.” CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×