CHP’li Tekin: Dinlemeler başka ülkede olsa iktidar bir gün bile duramaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin,Türkiye’de yaşanan telefon dinlenmelerinin herkesi rahatsız ettiğini belirterek, dinlemeler başka bir ülkede olsa hükümetin bir gün bile iktidarda duramayacağını savundu.

CHP’li Tekin: Dinlemeler başka ülkede olsa iktidar bir gün bile duramaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin,Türkiye’de yaşanan telefon dinlenmelerinin herkesi rahatsız ettiğini belirterek, dinlemeler başka bir ülkede olsa hükümetin bir gün bile iktidarda duramayacağını savundu.

Partisinin Yozgat İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarını 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olayları üzerinden sert bir dille eleştiren Gürsel Tekin, gazete satışları, para alışverişleri ile profesyonel rüşvetin yapıldığını söyledi. Tekin, şunları söyledi: "Türkiye’deki adalet içi boş adalet. Bu ülkede karnı aç olduğu için bir çocuk Antep’te baklava çaldığı için ağır bedel ödedi. Bir ülkenin bakanı herhangi bir iş adamına şuraya 30 milyon, şuraya 50 milyon ver diyorsa bunlar açık ve net rüşvettir. 100 milyon dolar ver diyor. 100 milyon dolar. Çocuğunuzun vakfının hesabına para geldi mi? Bu parayı kim gönderdi. Halen bir cevap yok. Onu hangi paralel yapıya bağlayacak, doğrusu merak ediyorum. İzmir’deki savcı namuslu, yapılması gereken ne varsa hepsini yapmış tam hırsızı yakalamış hırsıza gidiyor, gidemezsin kardeşim. Yav niye gidemem bakan istemiyor. Bakan arıyor, geldiğimiz noktaya bakın. Adalet Bakanı savcıyı arıyor, sen gidemezsin diyor, niye gidemem efendim, o savcıyı değiştir, sonra polisleri de al dosyayı da kapat, kapatmazsam ne olur, bedeli ağır ödersin. Bunlar aslında, kamuoyuna yansıyan yüzde biri, önümüzdeki günlerde rezaletin daha büyüğünü göreceksiniz."

"HUKUK İŞLERSE BUNLARIN HEPSİNİN TUTUKLANMASI LAZIM"

Yolsuzluk olaylarına adı karışan bakanların, hukuğun işlemesi halinde tutuklanması gerektiğini ifade eden Tekin, "Türkiye Cumhuriyeti bakanı iş adamlarını arayacak, iş adamları da kendi aralarında geyik yapacak. Bunların sokakta gezmemesi lazım. Evinden çıkmaması lazım. Hukuk işlerse hepsinin tutuklanması lazım. CHP, 2010 yılında anayasa değişikliğinde çok net bir şekilde 26 maddeyle ilgili, özellikle 2 maddenin hakimler ve savcılar kurulunun ve özel yetkili mahkemelerle ilgili bunları ayırın, 24’üne biz de oy verilim, Başbakan esip gürledi. Bu paralel işi sadece bugünün işi değil. Bu paralel devleti ergenekon döneminde KCK işi kullandı Başbakan. Nerde sıkışsa paralel devlet diyor Başbakan. Sen değil miydin, ben bu davaların savcısıyım, başsavcısıyım diyen. Şimdi ne oldu olmadı. Ya kardeşim bu özel yetkili mahkemeler tehlikeli hale geldi. Bizim çocuklara da dokunursa dokunmasın, bunu bir değiştirelim." dedi.

"VAKIF RÜŞVETİN MERKEZİ HALİNE DÖNÜŞMÜŞ"

Başbakan Erdoğan'ın, ailesinin vakfı olan TÜRGEV’i yolsuzluğun merkezi haline geldiğini iddia eden Tekin, şunları ifade etti: "Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre hukuk sistemi yapılır. Bir vakıf düşünün, adeta bir rüşvetin merkezi haline dönüşmüş, paralar akıyor, niye Yozgatlı Mehmet abinin oğlunun hesabına para göndermiyorsunuz, göndersinler. Şimdi bütün bu paraların toplandığı merkezdeki işin organizasyonunu yapan telefon konuşmaları ortadayken, savcının dosyasında çok açık bunlar varken, madem bir şey yok iken niye savcıları bay pas ettiniz. Neden kışın ortasında 3 bin tane polisi sürgün ettiniz. İzmir Belediyesi'ni gece saat 04.00’te basarken destan yazdı dediniz bu polislere. İzmir’deki aynı polisleri şimdi aldınız param parça ettiniz. Çoluğunu çocuğunu, ailesini düşünmeden hangi vicdanla yaptınız."

"MİT, 8 AY ÖNCE PİS İŞLER VAR DİYE BAŞBAKAN'A HABER VERDİ"

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) yolsuzlukla ilgili, Başbakan'ı 8 ay önceden uyardığını haber verdiğini söyleyen Tekin, merkezin başına hepsi olduğu için müdahale etme şansı kalmadığını söyledi. Tekin, "Bu bugünün olayı değil sadece İranlı iş adamı değil. Böylesi bir teknolojide bunları kapatmaları mümkün değil. Kasalarınıza zorla para mı soktular ya. Arada o paralel devlet bizim çocuklarımıza da uğrasınlar. Elbette hiç bir devlette paralel yapı kabul etmek mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti savcısı devlet adına görev yapan bir savcı paralel yapı diye ayrıştırılır mı bir insan. Devlet adına görev yapan polise paralel bir yapı diye ayrılır mı, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Hukuki işlemlerin içeriği doğru mudur yanlış mıdır? Hep beraber hesap soralım. Bütün bunları bırakmışız, onun siyasi düşüncesini sorgulamaya çalışıyoruz. O'nun yaptığı iş beni ilgilendirir." diye konuştu.

"YOLSUZLUK 5 YIL ÖNCE BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI'NA HABER VERİLDİ"

Yolsuzluklarla ilgili 5 yıl önce bir bürokrat tarafından Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na bilgi verildiğini söyleyen Tekin, şöyle devam etti: "2008 yılında İstanbul’da milli görüşten gelen, aynı zamanda AKP’den milletvekili aday adayı olmuş namuslu şerefli bir bürokrat Sayın Başbakan'a ve Cumhurbaşkanı'na İstanbul’da 5 milyar dolar, yolsuzluk haritasını gönderiyor ve o yolsuzluk dosyasında hangi bakan çocuklarının olduğu yazıyor. Gidin görün 5 yıl önce. Mustafa Kemal Atatürk, sanayi gelişsin, ticaret gelişsin diye kendisinin tapulu arsasını satıyor. Düşünün o dönemi, Türkiye’nin yarısını Atatürk kendisine, ailesine tapusunu alamaz mıydı. Varisine bile birşey tapu etmedi, burda maaşla geçineceksin dedi. İsmet Paşa dönemi, astığım astık kestiğim kestik edemez miydi? Ne yaptı, önce yetimin hakkı dedi. Allah'tan korkun yiyeceğiniz bir ekmek. Ondan sonra da çıkıyorlar hırsızlık babadan oğula geçer diyorlar. Elbet babadan oğula geçiyor, oğuldan babaya geçer mi? Çocuklarınızı da pislettiniz, Allah’tan korkun, çocuklardan ne istediniz? Bir bakan savcıya müdahale edecek duruma gelmişse, bir vali polise müdahale edecek duruma gelmişse hani bir deyim var ya et kokarsa tuz, bırakın eti, tuz da koktu. Türk siyaseti, utanarak söylüyorum kirlendi, çamurun içinde, pisliğin içinde bunu siz arındıracaksınız. Şimdi iki gün sonra koşa koşa herkes cumaya gidecek Allah kabul etsin, ön tarafta sizi soyanlarla aynı safta namaz kılacaksınız, elinizi vicdanınıza koyun, sokmayın o kutsal yerlere onları."

"İNGİLTERE BAŞBAKANI OĞLUNU KARAKOLDA ZİYARET ETTİ"

İngiltere başbakanının oğlunu, polisin karakola götürdüğünü ve başbakanın oğlunu karakolda ziyaret ettiğini söyleyen Tekin, "İngiltere’nin başbakanının oğlunu polis, aldı karakola götürdü. İngiltere başbakanı karakola gitti, oğlunu gördü. O polise, koskoca başbakanın oğlunu sen nasıl karakola götürdün diyen oldu mu? Polis kardeşlerim dayanışma içinde olun. Hiç bir şey yapmazsanız bir gün telsizinizi kapatın." dedi.

Bir vatandaşın, petrol ürünlerinde çok yüksek özel tüketim vergisi olduğunu, mazota, LPG’ye sabah akşam zam geldiğini söylemesi üzerine Tekin, "Türkiye’de son dönemde tartıştığımız yolsuzluk bedeli, kimine göre 100 milyar Euro, kimine göre son 30 yılın yolsuzluk bedeli 700 milyar dolar, bunu yabancı kaynaklar söylüyor. Bu 700 milyar doları çalmayıp hazinede olduğunu düşünerek hesaplarsak, emekli bugün çile çekiyorsa bu yolsuzluklardan dolayı çekiyor, köylü, çiftçi, çile çekiyorsa bu yolsuzluklardan çekiyor. Hangi ile gitsem önümde emekli bizim durumumuz ne olacak, iyi de ağabey sen tıpış tıpış gidip oy veriyorsun durumunu bana soruyorsun, sayın genel başkanımız 2005 yılından itibaren TBMM’de emeklilerin sorununu gündeme getiren tek genel başkandır. İntibak yasasından bilmem nesine kadar emekliler götürdü AKP’yi tercih etti, etme bulma dünyasıdır. 1,5 milyon köleleştirilmiş işçi var. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında biz sizin sosyal haklarınızı getireceğiz, sendikalaştıracağız. Bu ülkenin kaderini emekliler, işçiler ve köylüler değiştirecek. Ama siz sandıkta gereğini yapacaksınız." ifadelerini kulandı.



CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×