"Batı katılımcı demokrasiyi artırdı, Türkiye darbe yapıp muhtıra verdi"

Kurulduğu 1998 yılından beri Türkiye'nin önemli meselelerini tartışan Abant Platformu, 'Türkiye'nin Yönü' konusuyla toplandı. Toplantının öğleden sonraki bölümünde 'Sivil Toplum ve Siyasal Katılım' konulu oturuma geçildi. Moderatörlüğünü...


Kurulduğu 1998 yılından beri Türkiye'nin önemli meselelerini tartışan Abant Platformu, 'Türkiye'nin Yönü' konusuyla toplandı. Toplantının öğleden sonraki bölümünde 'Sivil Toplum ve Siyasal Katılım' konulu oturuma geçildi. Moderatörlüğünü Doğuş Üniversitesinden Prof. Dr. İştar Gözaydın'ın yaptığı oturumda konuşan Yüzleşme Derneği'nden Cafer Solgun, siyaset yapmanın yegane yolunun siyasi partilerden geçmediğini vurguladı.

Solgun, bir ülkede yaşamanın bile tek başına siyasetle ilgilenmek için yeterli olacağını belirterek; Türkiye Barolar Birliği Başkanı, TÜSİAD Başkanı, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın yaptığı konuşmaların ardından Başbakan'ın gösterdiği tepkileri hatırlattı. Bu tavırları eleştiren Solgun, hükümete 'hesap' dendiğinde sandığın gösterildiğini ifade etti. Bir konuyla ilgili herkesin siyaset yapma hakkı bulunduğunu dile getiren Solgun, ülke meseleleriyle ilgili insanların bir araya gelip konuşmasından daha doğal bir şeyin olmayacağını vurguladı.

Selçuk Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır da Türkiye'nin yönünün Avrupa standartları, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı olduğunun altını çizdi. Formal boyutuyla değil ama uygulamada çok eksiklikler olduğunu belirten Çukurçayır, siyasal katılımın her alanda ortak aklın işletilmesi olduğunu ifade etti.

Demokrasinin ruhunun katılım olduğunu dile getiren Çukurçayır, bunun, taban ile tavan arasındaki etkileşim olduğunu kaydetti. Batı ile Türkiye'nin zaman zaman aynı sıkıntıları yaşadığını belirten Çukurçayır, Batının sıkıntılar karşısında katılımcı demokrasiyi artırdığını, Türkiye'nin ise darbe yapıp muhtıra verdiğini söyledi.

Sosyal medyanın katılımı ve etkisinden de bahseden Çukurçayır, katılımın sandıkta olduğunu ama yasa yapımında olmadığını vurguladı. "Demokratikleşme iyidir, yerel yönetimlere verilmesi iyidir ama herkesin kendi cumhuriyetini kurmaya dönüşmemesi gerekiyor." diyen Çukurçayır, tek aktörlü, karar alma yöntemi, metolojisinin yerel ve ulusal alana kadar her yerde geçerli olduğunu ifade etti. "Biçim belediyeler güçlü başkan, zayıf meclise göre yapılandırılmış." diyen Çukurçayır, bütün sorunun vatandaş ve sivil toplumda kilitlendiğini belirterek bilinçlenme sürecinden geçilmesi gerektiğini kaydetti. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×