Bakanlık raporu: 10 çocuktan birisinde göz kırma kusuru var

Göz hastalıkları uzmanları özellikle çocuklardaki göz problemlerinin erken tanısı büyük önem taşıdığını dile getiriyor.

Bakanlık raporu: 10 çocuktan birisinde göz kırma kusuru var
18 Mart 2014 Salı 13:13

Göz hastalıkları uzmanları özellikle çocuklardaki göz problemlerinin erken tanısı büyük önem taşıdığını dile getiriyor. Sağlık Bakanlığı, çocuklarda göz kırma kusurlarını (miyop-hipermetrop-astigmat) tespit etmek amacıyla önemli bir çalışmaya imza attı. Başkent'te 9 ilçede yer alan 15’i devlet 3’ü özel olmak üzere 18 ilkokulda bin 513 çocuk üzerinde bir araştırma yürütüldü. İlkokul 1. Sınıf Öğrencilerinde Gözde Kırma Kusurları Sıklığının Tespit Edilmesi Araştırması’na göre göz muayenesi yapılan öğrencilerin yüzde 87,8’inde kırma kusuruna rastlanmazken, yüzde 12,2’sinde en az bir kırma kusuruna rastlandı. Araştırmada velilerin yüzde 77,7’si öğrenciyi okul öncesinde göz muayenesine götürdüğünü, yüzde 21,2’si göz muayenesi olmadığını, buna karşılık öğrencilerin son bir yılda görme bozukluğu nedeniyle muayene yapılma sıklığı yüzde 11,3 olduğu tespit edildi.

    Hastanın uzak veya yakını göremediği gözlük takmasını gerektirdiği, miyop, hipermetrop, astigmat rahatsızlıklarına gözde kırma kusurları deniyor. Gözde kırma kusurlarının tespit edilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü ‘Ankara'da İlkokul 1. Sınıf Öğrencilerinde Gözde Kırma Kusurları Sıklığının Tespit Edilmesi Araştırması’ başlıklı bir çalışma yaptı. Sağlık Araştırmaları Genel Müdürü Prof. Dr. Uğur Dilmen’in yönetici olarak görev yaptığı projede Araştırma ve Sağlık Sistemleri Daire Başkanı Uz. Dr. Banu Ayar koordinatör, Uz. Dr. Bekir Kaplan ile Esra Çiftçi proje yürütücüsü ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’nden Uz. Dr. Tolga Biçer ve Uz. Dr. Mutlu Açar proje çalışanı olarak görev aldı.

    Çalışmanın amacı, Ankara'da ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde gözde kırma kusurları sıklığını tespit etmek ve kırma kusuru ile ilişkili olabilecek faktörleri saptamak olarak belirlendi. Kırma kusurlarının özellikle görmenin objektif olarak değerlendirmeye başlanabildiği 6 yaş grubunda saptanması, ileri yaşta tedavisi mümkün olmayan sıkıntıların azaltılmasında önemli bir adım olduğu vurgulandı.

    5 ÇOCUKTAN 1’İ OKUL BAŞLAMADAN ÖNCE GÖZ MUAYENESİNE GÖTÜRÜLMÜYOR

    Araştırma, 18 Eylül – 30 Kasım 2013 tarihleri arasında Ankara’da 9 ilçede yer alan 15’i devlet 3’ü özel olmak üzere 18 ilkokulda yapıldı. Araştırmada göz muayeneleri Ekim ayında, yaklaşık 4 haftalık zaman dilimi içinde yürütüldü. Araştırma kapsamında örneklemde yer alan birinci sınıf öğrencilerine göz muayenesi yapıldı. Analizler bin 513 öğrenci üzerinden yapıldı. Öğrencilerin yüzde 51,3’ü erkek, yüzde 48,7’si kız. Göz muayenesi yapılan öğrencilerin yüzde 87,8’inde kırma kusuruna rastlanmazken, yüzde 12,2’sinde en az bir kırma kusuruna rastlandı. Araştırmada muayene edilen erkek çocukların yüzde 11,4’ünde , kız çocukların da yüzde 13’ünde kırma kusuru tespit edildi. Araştırmada muayene edilen çocukların kardeşlerinin yüzde 84,2’sinde kırma kusuru bulunmadı. Kırma kusuru bulunan (yüzde 15,8) kardeşlerin yüzde 42,3’ü miyop. Öğrencilerin annelerinin yüzde 26,7’si kendisinde kırma kusuru olduğunu, yüzde 16,7’si gözlük kullandığını belirtti. Öğrencilerin babalarının ise yüzde 23,4’ü kırma kendisinde kırma kusuru bulunduğunu ve yüzde 17,9’u gözlük kullandığını belirtti. Öğrencinin kardeşlerinden yüzde 84,2’sinin herhangi birinde kırma kusuru olmadığı, buna karşılık yüzde 15,8’inde ise bulunduğu dile getirdi. Velilerin yüzde 77,7’si öğrenciyi okul öncesinde göz muayenesine götürdüğünü, yüzde 21,2’si göz muayenesi olmadığını, buna karşılık öğrencilerin son bir yılda görme bozukluğu nedeniyle muayene yapılma sıklığı yüzde 11,3’tür. Öğrencilerden okul öncesi göz muayenesi olanlardan yüzde 9,8’inde kırma kusuru tespit edilmiş iken, olmayanlardan yüzde 20,6’sında kırma kusuru tespit edildi. Son bir yılda muayene olanların yüzde 33,4’ünde kırma kusuru tespit edilirken, yüzde 66,6’sında kırma kusuru tespit edilmedi. Son 1 yılda muayene olmayanlarınsa yüzde 9,6’sında kırma kusuru tespit edildi.

    ÇOCUKLUK ÇAĞINDA YAPILAN GÖZ TARAMALARI EN ÖNEMLİ YÖNTEMLERDEN BİRİDİR

    Araştırma ile ilgili önsöz kaleme alan Sağlık Araştırmaları Genel Müdürü Prof. Dr. Uğur Dilmen, Türkiye'ye ait okul çağı çocuklarında kırma kusuru sıklığı ile ilgili geniş tarama çalışmalarında görülen önemli eksikliklerin giderilmesini amaçlandıklarını söyledi. Görme bozukluklarının çocukluk çağında en sık rastlanan dördüncü sağlık problemi olduğunu belirten Dilmen, “Çocukluk çağında görmede herhangi bir nedenle azalma görme tembelliğine neden olur ve bu 8-9 yaşına kadar tedavi edilebilir. Tedavi edilmediği takdirde algıda azalma ile birlikte okul başarısında düşmeye neden olabilmektedir. Çocukların sağlık ve eğitim düzeylerinin düşük olması tüm toplumu ve dolayısıyla ülkemizin geleceğini etkileyecektir. Görme bozukluğu olan bir çocuk nadiren gözünün yeterince görmediğinden yakınabilir. Aile ise genellikle gözle görülebilen şaşılık veya gözde kayma gibi bir bozukluk olduğunda doktora başvururlar. Bu nedenle çocukluk çağında yapılan göz taramaları görme bozukluklarını ortaya çıkarmak ve ileri yaşlarda tedavisi mümkün olmayan görme tembelliği sıklığını azaltmak için kullanılan en önemli yöntemlerden biridir.” diye konuştu. Dilmen, bu araştırma ile ülkemizde bu konuda kısmı bir boşluk doldurulurken 6 yaş gurubu çocuklara ait görme kusurlarının ortaya konması açısından önem arz ettiğini belirtti. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×