AYM raportörü Kılıç: YSK kararlarına karşı AYM’ye başvurulabilir

Anayasa Mahkemesi (AYM) raportörü Ayhan Kılıç, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) gerekse il ve ilçe seçim kurulu ve başkanlarının TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile belediyeler, il özel idareleri, köyler ve meslek kuruluşlarının organlarına...

AYM raportörü Kılıç: YSK kararlarına karşı AYM’ye başvurulabilir

Anayasa Mahkemesi (AYM) raportörü Ayhan Kılıç, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) gerekse il ve ilçe seçim kurulu ve başkanlarının TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile belediyeler, il özel idareleri, köyler ve meslek kuruluşlarının organlarına ilişkin seçimlerle ilgili uyuşmazlıklarda verdikleri kararlara karşı, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmasının mümkün olduğunu söyledi.

    AYM raportörü Kılıç, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından hazırlanan dergide 'Yüksek Seçim Kurulu Kararlarına Karşı Bireysel Başvuru Yolu' başlıklı bir makale kaleme aldı. Bireysel başvurunun konusunun, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen hak ihlalleri olduğunu vurgulayan Kılıç, "Kamu gücü, bir yönüyle devletin üstün buyurma gücüne, diğer yönüyle de kamu gücü kullanabilen kurumsal muhataba işaret etmektedir. Buna göre, bireysel başvuruya konu olacak işlemler, kamu otoritelerince, kişiler açısından hukuki sonuç doğuran ve kişilerin hukuk dünyasında yenilik oluşturan icrai nitelikteki işlemlerdir. Kamu otoritesi kavramı, yasama, yürütme ve yargı otoritelerinin bütününü kapsamaktadır. Anayasa’da herhangi bir istisna öngörülmeksizin bütün kamu gücü işlemleri bireysel başvuru kapsamına alındığı halde, 6216 sayılı Kanun, yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılmasını yasakladığı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemleri de bireysel başvurunun konusu dışında bırakmıştır." ifadelerini kullandı.

    "YARGI KARARLARINA KARŞI EN FAZLA BİR ÜST YARGI YOLUNA BAŞVURU YOLU KAPATILABİLİR"

    Anayasa’nın anılan hükmünde geçen ‘Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler’ ifadesinin YSK kararlarına karşı bireysel başvuruda bulunulmasını engelleyip engellemediğinin açık olmadığını vurgulayan Kılıç, “Meselenin çözümü, yargı denetimi dışında bırakılan işlemlerden ne anlaşılması gerektiğinin tespitine bağlıdır. Kanaatimizce, 'Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler” ifadesinden, “yargı denetimi dışında bırakılan idari işlemlerin anlaşılması gerekmektedir. Aksi takdirde, hükme, “yargı işlemlerinin (kararlarının) yargı denetimi dışında bırakılması' biçiminde bir anlamın da yüklenmesi gerekir ki, bu şekilde bir ifadenin mantık kurallarına aykırılığı ortadadır. Yargı işlemlerinin yargı denetimi dışında bırakılması biçiminde bir ifade anlamsal bakımdan tutarsızdır. Çünkü, ilgili karar zaten bir yargı kararıdır. Yargı kararlarına karşı en fazla bir üst yargı yoluna başvuru yolu kapatılabilir." değerlendirmesinde bulundu.

    Yargının, ‘bağımsız mahkemelerin hukuki uyuşmazlıkları ve hukuka aykırılık iddialarını tarafsız olarak çözme ve kesin hükme bağlama faaliyetleri’ olarak tanımlandığını hatırlatan Kılıç, “Buna göre, mahkemenin varlığından söz edilebilmesi için kanunla kurulmuş olması, hukuki uyuşmazlıkları kesin olarak çözme yetkisine sahip bulunması, bağımsız ve tarafsız olması v e özel yargılama usullerinin öngörülmüş olması gerekmektedir. Anayasa’nın 79. maddesine göre, YSK, seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlamakla görevli olup bu anlamda, YSK’nin hukuki uyuşmazlıkları kesin olarak çözme yetkisini haiz olduğu tartışmasızdır. Tamamı hakim güvencesini haiz kişilerden oluşan YSK ve il seçim kurullarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışma konusu yapılamaz. 298 sayılı Kanun’da YSK ve diğer seçim kurullarının uyuşmazlıkları çözerken uygulayacağı usul kuralları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Sonuç itibarıyla YSK ve il seçim kurullarının mahkeme sıfatını haiz olduğu ve bunlar tarafından verilen kararların yargısal nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verdi.

    "AİHM, ÜNİTER DEVLETLERİN, KAMU FONKSİYONU YERİNE GETİREN MAKAMLARINI ‘ASLİ KURAL KOYMA’ YETKİSİNİ HAİZ OLMADIKLARI GEREKÇESİYLE YASAMA ORGANI BİÇİMİNDE ANLAMAMAKTADIR"

    Kılıç makalede ayrıca şu ifadelere yer verdi:"“YSK karaları, AİHS’ye Ek (1) Nolu Protokolün 3. maddesinde güvenceye bağlanan serbest seçim hakkıyla ilgilidir. Anılan maddeye göre, ‘Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler.’ AİHM, kural olarak yasama organını parlamento biçiminde algılamakla birlikte yeterli yetki ve iktidara sahip olan ulus-altı bölgesel parlamentoları da yasama organı kapsamında değerlendirmektedir. Öte yandan, AİHM, devlet başkanlığı seçimlerini de, devlet başkanının yasama sürecine katılımının öngörülmesi kaydıyla, Ek (1) Nolu Protokolün 3. maddesi kapsamında görmektedir Buna karşılık, AİHM, gerek kapsam gerekse güç bakımından yeterli yasama yetkisine sahip olmayan yerel yönetim seçimlerini ‘yasama organı’ seçimi kapsamında görmemektedir. Ayrıca AİHM, üniter devletlerin, kamu fonksiyonu yerine getiren makamlarını ‘asli kural koyma’ yetkisini haiz olmadıkları gerekçesiyle yasama organı biçiminde anlamamaktadır. Bu itibarla, asli kural koyma yetkisi bulunmayan mahalli idareler ile hizmet yerinden yönetim kuruluşlarının oranlarının seçiminin Ek (1) Nolu Protokolün 3. maddesi kapsamında olmadığı söylenebilir."

    “ANAYASA MAHKEMESİ'NE BİREYSEL BAŞVURUDA BULUNULMASI MÜMKÜNDÜR"

    Kılıç sonuç bölümde ise şu tespitleri yaptı: "Gerek YSK’nin gerekse il ve ilçe seçim kurulu ve başkanlarının TBMM ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ile belediyeler, il özel idareleri, köyler ve meslek kuruluşlarının organlarına ilişkin seçimlerle ilgili uyuşmazlıklarda verdikleri kararlara karşı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek (1) Nolu Protokolün 3. maddesi delaletiyle Anayasa’nın 67. maddesi kapsamında, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması mümkündür."

    YSK’nın verdiği karara karşı olarak Anayasa Mahkemesi’ne ise Cumhuriyet Halk Parti (CHP) büyükşehir belediye başkan adayı Mansur Yavaş bireysel başvuruda bulunmuştu. Sonuçların adil olmadığı gerekçesi ile AYM’ye başvuran Yavaş ile ilgili kararı AYM’nin bu hafta vermesi bekleniyor. CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×