AKTİFSEN: Eğitimde usulsüzlükle ülkemizin yarınları karanlığa mahkum ediliyor

Aktif Eğitimciler Sendikası Şanlıurfa Şubesi Başkanı Osman Çakmak, "Küçük bir müdahalenin birkaç nesli ilgilendirdiği eğitime yapılan usulsüz müdahalelerle ülkemizin yarınları karanlığa mahkum edilmiş olacaktır.

AKTİFSEN: Eğitimde usulsüzlükle ülkemizin yarınları karanlığa mahkum ediliyor
11 Mart 2014 Salı 13:13

Aktif Eğitimciler Sendikası Şanlıurfa Şubesi Başkanı Osman Çakmak, "Küçük bir müdahalenin birkaç nesli ilgilendirdiği eğitime yapılan usulsüz müdahalelerle ülkemizin yarınları karanlığa mahkum edilmiş olacaktır." dedi.

AKTİFSEN Şanlıurfa Şube Başkanı Osman Çakmak ve dernek üyeleri Milli Eğitim temel kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun ile ilgili basın açıklaması yaptı. Çakmak’ın dernekte yaptığı açıklamada, eğitimde yapılan köklü değişimlerin gelecek nesillere vereceği zarar vurguladı.

Çakmak, Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi milli bir mesele olarak ele alıp değerlendirmesi gerekirken son yıllarda siyaset kurumlarının varlığını ispat ve güç gösterisi için kullandığı yap-boz tahtası haline getirdiğinin altını çizdi. Çakmak, "Bakanlık, fişleme iddiaları, tasfiye ve kıyımlar, tayin ve terfilerin “liyakat” yerine siyasi, sendikal vb. referanslar ön planda tutularak yapılması, dershanelerin halka rağmen “dönüştürme” kılıfıyla “kapatmaya” çalışılması milletin kabulü olmadan “ben yaptım oldu” mantığıyla bir gecede, meclis TV’nin kapalı olduğu saatlerde, gizlice yapılan köklü sistem değişiklikleri gibi eğitimin yapısını temelden sarsacak uygulamalarıyla tartışılır hale gelmiştir." diye konuştu.

En az dört yıllık fakülteyi bitirdikten sonra KPSS’yi kazanarak atanan öğretmen adaylarının, tasarıda kriterleri net olarak çizilememesini eleştiren Çakmak, “aday öğretmenlerin performans değerlendirmesine tabi tutulacak olmaları, ardından objektif olmadığı gerekçesi ile- öğrencilere bile uygulanmayan sözlü sınava alınacak olmaları bürokratik kademelerde yüzlerce eğitimcinin maruz kaldığı tasfiye ve kıyımlara on binlercesinin daha ekleneceğinin işaretidir." ifadelerine yer verdi.

Dershanelerin dönüşüm adı altında kapatılmasının da anayasa ihlali olduğunu kaydeden Çakmak, Anayasanın 48 ve 42. Maddelerini hatırlatarak, "Eğitim hakkı ve teşebbüs hürriyetini engellemesi nedeniyle Anayasamız ve devlet olarak tarafı olduğumuz Uluslararası hukuka aykırı bu anlamsız milletin talep ve beklentileri doğrultusunda, hakkaniyet ilkelerine uygun olarak yapılmalıdır." şeklinde konuştu.

"ATAMA BEKLEYEN 300 BİN KİŞİ NE OLACAK?"

Atama bekleyen 300 bin öğretmenin olduğunu hatırlatan Çakmak, şu ifadelere yer verdi: "Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi ile 2023 yılına kadar olan süreçte öğretmen arz ve talebini izlenebilir duruma getirdiğini iddia eden Milli Eğitim Bakanlığının, halen atama bekleyen yaklaşık 300 bin öğretmen adayı varken dershanelerde çalışan on binlerce öğretmenin atamasının yapılacağını söylemesi gerçekçi görülmemektedir."

"KİŞİYE ÖZEL DÜZENLEME Mİ YAPILIYOR?"

İl Eğitim Denetmenleri ile Bakanlık Denetçilerinin Maarif Müfettişi ünvanında birleştirilmesi ve tamamının Rehberlik ve Denetim Başkanlığına bağlanması söz konusu olup aynı işi yapacak aynı ünvana sahip kişilerin farklı özlük haklarına sahip olması hükümetin eşit işe eşit ücret politikası ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmadığının altını çizen Çakmak, hatta yapılan değişikliklerin, denetim sistemini makul koşullarda bilimsel öngörülere uygun olarak düzenlemekten uzak olup, denetim mekanizmasında kişiye özel yapılmış bir düzenleme olarak tarihe geçeceğini savundu.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×