Aktif Eğitim-Sen: Aday öğretmenlerin geleceği keyfi uygulamaya emanet

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Yasa Tasarısına tepkiler dinmek bilmiyor. Kars Aktif Eğitimciler Sendikası (Aktif Eğitim-Sen) yasa ile adaylığının ilk yılında öğretmenlerin geleceklerinin keyfi uygulamalara emanet olacağını bu çerçevede uygulamadan vazgeçil.

Aktif Eğitim-Sen: Aday öğretmenlerin geleceği keyfi uygulamaya emanet

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Yasa Tasarısına tepkiler dinmek bilmiyor. Kars Aktif Eğitimciler Sendikası (Aktif Eğitim-Sen) yasa ile adaylığının ilk yılında öğretmenlerin geleceklerinin keyfi uygulamalara emanet olacağını bu çerçevede uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği savundu.

Türkiye'de milletin tüm bireyleriyle paydaşı olduğu Milli Eğitim Bakanlığı'nın, eğitimi milli bir mesele olarak ele alıp değerlendirmesi gerekirken son yıllarda siyaset kurumlarının varlığını ispat ve güç gösterisi için kullandığı yap-boz tahtası haline getirilmiştir diyen Aktif Eğitim-Sen Kars İl Temsilcisi Seyit Uraçin, MEB yasa tasarısıyla kriterleri net olmayan performans değerlendirmesine tabi tutulacak öğretmen adaylarının, objektif olmadığı gerekçesi ile öğrencilere bile uygulanmayan sözlü sınavla alınacak olmalarının bürokratik kademelerde yüzlerce eğitimcinin maruz kaldığı tasfiye ve kıyımlara on binlercesinin daha ekleneceğini derin bir üzüntüyle gördüklerini söyledi.

Uraçin, adaylığının birinci yılında başarısız olan öğretmenlerin ikinci yıl bir başka ilde görevlendirilmesi' uygulamasının bir cezaya dönüşebilecek olması, göreve yeni başlayan öğretmenlere baskı yapılmasına ve mesleki heyecanlarının yok olmasına neden olacağını savundu.

Bakanlığın, fişleme iddiaları, tasfiye ve kıyımlar, tayin ve terfileri 'liyakat' yerine siyasi, sendikal ve benzeri referanslar ön planda tutarak yapması, dershanelerin halka rağmen 'dönüştürme' kılıfıyla 'kapatmaya' çalışılması milletin kabulü olmadan 'ben yaptım oldu' mantığıyla gizlice yapılan köklü sistem değişikliklerinin eğitimin yapısını temelden sarsacak uygulamalarıyla tartışılır hale geldiğinin altını çizen Uraçin, şöyle devam etti: "Meclis Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'ndan birkaç küçük değişiklikle geçen ve kamuoyuna 'Dershaneler kanun tasarısı' olarak lanse edilen ve bu hafta Meclis Genel Kurulu'na gelecek olan torba kanunda, 'Dershanelerin zorla dönüştürülmesi kapatılması' ile ilgili düzenlemelerin yanında en az dershaneler konusundaki dayatma kadar keyfiliğe açık, demokrasinin gereklerine aykırı ve milletin talep ve beklentilerini hiçe sayan pek çok değişiklik de yer almaktadır."

DÖNÜŞÜM DEĞİL ANAYASA İHLALİ

Ortaöğretim veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliğindeki öğretim faaliyetlerinin Bakanlık gözetiminde açılabilecek çeşitli kurslar listesinden çıkartılarak yasaklanması, Anayasanın 48. Maddesi ve 42. Maddesine aykırı olarak öğrencilerin akademik gelişimlerine katkı sunacak eğitimlere katılma özgürlüklerini ellerinden alacağına değinen Uraçin, " Eğitim hakkı ve teşebbüs hürriyetini engellemesi nedeniyle Anayasamız ve devlet olarak tarafı olduğumuz Uluslararası hukuka aykırı bu anlamsız düzenlemeden derhal vazgeçilmelidir." dedi. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×