Yeşil Yol gerçek hikayesi

Yeşil Yol filminin gerçek hikayesi okuyanların film izleyenler kadar duygulandırıyor.

Google Haberlere Abone ol

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi filmleri arasında yer alan Yeşil Yol filmin izleyen herkes duygulanır hatta göz yaşlarını tutamaz. Peki, Yeşil Yol filmi gerçek mi, yangi gerçek bir hikayesi var mı yoksa tamamen kurgu mu? 

Yeşil Yol filmi dünyaca ünlü roman yazarı Stephen King tarafından kaleme alınan aynı isimli romandan esinlenerek yapılmış bir filmdir. Roman, kaynağını 1950'li yıllarda ABD'de yaşanmış gerçek bir hikayeden alıyor. Hikayenin başrol kahramanı filmde de olduğu siyahi bir kader mahkumudur. Aslında mahkum demek ne kadar doğru bilinmez; çünkü hikayenin 14 yaşındaki kahramanı yaklaşık 60 yıl sonra yapılan yeniden yargılamada masum çıkmış bir isimdir. Irkçılığın, siyahi düşmanlığının en üst düzeyde olduğu dönemlerde, iki küçük beyaz kızı öldürmekle suçlanan siyahi 14 yaşındaki bir çocuk, dünyanın gözleri önünde idam edilmişti. 

İşte Yeşil Yol filmine ilham olan hikayenin tamamı:

Öncelikle Yeşil Yol, kitap uyarlaması bir film. Hem de çok tanıdık birinden, Stephen King. Yine de izlemeyenler için kısa özet geçelim. Film, iki küçük kızı öldürmekle suçlanan ve idama mahkum edilen siyahi bir adamın ölüme giden yolculuğunu ele alıyor. Peki Stephen King, bu hikayeyi yazarken neyden esinlenmiş?

14 yaşındaki George Stinney, ölümle cezalandırıldığında tarihin en genç idam edilen mahkumu oldu. Onu idama götüren suçlama ise 11 ve 7 yaşındaki kız kardeşleri öldürmesiydi. 23 Mart 1944 tarihinde kaybolan küçük kızları son gören, çobanlık yapan Stinney’di. Günler sonra kızların cesetleri bir kuyu içinde, kafaları ezilmiş şekilde bulundu. Etrafta olabilecek tek şüpheli ondan başkası değildi. Arandığını öğrendiğinde ise 14 yaşındaki bir çocuk ne yaparsa onu yaptı, korktu ve saklandı. Bulunup, hapse atılması ise çok sürmedi.

81 gün hapiste kaldı. Kimseyi görmesine izin vermediler. Siyahi düşmanlığının zirvede olduğu bir dönemde, iki küçük beyaz kızı öldüren bir zenci, onlar için şeytandı. Tek kişilik hücrede, elinde sadece İncil vardı. Kardeşi, “George olay saatinde hep yanımdaydı.” diye ifade verse de dikkate alınmadı. Stinney ağzından bir itiraf mektubu kaleme alındı ama bundan Stinney’in haberi yoktu. Artık bir umut yoktu, yeşil yol görünmüştü.

George Stinney’in mahkemesi sadece 2 saat sürdü. Yargıç ve tüm jüriler beyazdı. Lehine yapılan şahitlikler dikkate alınmadı. Dedektifler, Stinney’ in 19 kiloluk demir çubukla kızları öldürdüğünü tespit etmişlerdi. Oysa o sadece 40 kilo olan bir çocuktu. Karar verildi ve elektrikli sandalye hazırlandı.

Ancak koca koca adamlar için hazırlanan düzenek, bu çocuk için uygun değildi. Boyu bile yetişmiyordu. Elinde taşıdığı İncil’i, altına koyarak yükselti yaptılar. Gözyaşları içinde hayata gözlerini yumdu George Stinney.

Aradan yıllar geçti ve 2014 yılında Stinney’ in ailesi yeniden mahkemeye başvurdu. Mahkeme sonucu, Stinney’ in aleyhine yeterli deliller olmadığı ve lehine yapılan gerçekçi şahitliklerin de dikkate alınmadığı için 70 yıl önceki yargılamanın geçerli olmadığına karar verildi.  Belki hak yolunu buldu ama geç gelen adalet üzüntü ve pişmanlıktan başka bir şeye yaramadı.

İşte Stephen King, bu hikayeden ilham alarak Yeşil Yol’ u yazdı. Filmdeki John Coffey aslında George Stinney’di. Stinney bu kadar küçük bir çocuk olduğu için mi filmde onu iri yarı biri oynadı bilinmez ancak o hep çocuk ruhluydu. Hikayeden geriye, hiç kimsenin yerinde olmak istemeyeceği 14 yaşındaki bir çocuğun korkunç şekilde idam edilmesi kaldı.

Ancak koca koca adamlar için hazırlanan düzenek, bu çocuk için uygun değildi. Boyu bile yetişmiyordu. Elinde taşıdığı İncil’i, altına koyarak yükselti yaptılar. Gözyaşları içinde hayata gözlerini yumdu George Stinney.

 

Yorumlar