Vücudumuzdaki kas sistemleri nelerdir, ne iş yarar?

Vücudumuzdaki kas sistemleri nelerdir, ne iş yarar? en çok merak edilenler arasında yer alıyor. İşte, vücudumuzdaki kas sistemleri ile ilgili bilgiler.

Google Haberlere Abone ol

Vücudumuzdaki kas sistemleri nelerdir, ne iş yarar? Vücudumuzda üç tür kasımız vardır, iskelet kasları kemiklere bağ­lıdır ve eklemlerimizi hareket ettirmemizi, eğip bükebilmemizi sağlarlar. Bu kaslar dans etmekten otomobil kul­lanmaya, eşya taşımaktan yazı yazmaya dek her türlü hareketimizi kontrol ederler. İnsan vücudunun ağırlığı­nın yüzde 40′ını iskelet kasları oluşturur. Kadın vücu­dunda kas dokusunun yağ dokusuna oranı erkek vücu­dundan daha azdır. En küçük iskelet kasları kulak için­deki kemiklere bağlı olan ve gözle görülmeyen kaslar­dır. En büyük iskelet kası ise gluteus maximus adı veri­len kıç kasıdır.

İskelet kaslarının yanı sıra, diğer kaslarımız vücudumuzun iç sistemlerinin hareketlerini kontrol ederler. Sin­dirim, dolaşım, boşaltım ve üreme sistemleri gibi.

Bizim güçlükle farkına varabileceğimiz hareketler va­sıtası ile bu kaslar biz uykudayken bile bu gibi sistemle­rin faaliyetini düzenler. Bu faaliyetin büyük bir bölümü düz kaslarımızın sayesinde gerçekleşir. Üçüncü tür kas­lar ise yalnızca kalpte bulunur ve bunlara kalp kası adı verilir.
Kaslar büyük ölçüde proteinden oluşurlar. Bazıları kaslara et ya da kemik eti adını verir. Et ya da balık ye­diğimiz zaman hayvan kası yemiş oluruz.

Dirsek Eklemi

Çiftbaşlı kas: Kürek kemiğinden çıkar.
Kol kası: Üst kol kemiğinden çıkar. Her ikisi de kolun alt bölümün­deki kemiklere uzanan bu kaslar kolun dirsekten eğilip bükülmesini ve kalkmasını sağlar.
Üç başlı kas: Kürek kemiği ve üst kol kemiğinden çıkar.
Kol radyali: Üst kol kemiğinden çıkar. Her ikisi de kolun alt bölümündeki kemiklere uzanan bu kaslar kolun dirsekten aşağı bükül­mesini, düz durmasını ve sağa sola kıvrılmasını sağlar.

Kalça Eklemi

Gluteus maksimus (kıç kası): Kalça kemiğinden çı­kıp uyluk kemiğine uzanır. Uyluğun sağa sola dönmesi­ni ve esnemesini sağlar.

Baldır kası: Uyluk kemiğinin alt kısmından çıkıp Asil kirişi üzerinden topuk kemiğine uzanır. Dizin bükülme­sini ve topuğun yerden kalkmasını sağlar.

Kas Hücresi Nasıl Kasılır?

İskelet kasının göbeğinde, yani gövdesinde (burada sadece 15 tanesi görülen) pek çok kas hücresi veya kas lifi bulunur. Her bir hücrede (burada sadece 20 tanesi görülen) çok sayıda miyofibril vardır. Miyofibriller baş­lıca iki çeşit protein ihtiva eder. Bu proteinler çakıştığı zaman kas hücresi kısalır ve kalınlaşır.

İskelet Kaslarımız

İskelet kaslarımız vücudumuzu hareket ettirmemizi sağlar. Çok çeşitli biçimlerde ve yaptıkları işe göre ihti­saslaşmışlardır. Birçoğu uzun ve incedir. Çoğunlukla is­kelet kasları eklemin her iki ucundan kemiklere bağlı­dır, dolayısıyla kemiği hareket ettirirler. Kaslar genel ola­rak çiftler halinde düzenlenmişlerdir. Bir kas eklemi bü­kerken diğeri çekerek eski durumuna getirir. Bu tip kas­lara zıt kaslar denir, çünkü biri diğerinin hareketinin tam aksini gerçekleştirir. Hareketin sağlanması için bir kas çalışırken diğerinin tam anlamıyla gevşek olması gere­kir. Eğer her iki kas da aynı anda çalışırsa hareket ger­çekleştirilemez. Bazı kaslar düzdür, örneğin nefes alma­mızı sağlayan diyafram kası düz kastır. Yüzümüzdeki bazı kaslar ise kemiğe değil deriye bağlıdır. Anüsteki di­ğer bazı açıklıklardaki kaslar ise tam anlamıyla yuvar­laktır.

Sırtımızdaki kaslar omurgayı destekler ve dik dura­bilmemizi sağlarlar. Bacak kasları ise ayakta durmamı­zı, bedenin ağırlığını taşımamızı ve koşmamızı sağlar. Kol kaslarımızın vücut ağırlığını taşımak gibi bir görevi ol­madığı için bunlar bacak kasları kadar büyük değildir. Fakat bacak ve kol kasları aynı şekilde düzenlenmiştir. Kaslar aynı zamanda hassas iç organlarımızın korunması görevini de üstlenirler. Karnımızın göğsümüz gibi kemik­lerle çevrili olması düşünülemez, çünkü yemek yedikten sonra midemiz genişler ya da hamile bir kadının karnı büyür. Dolayısıyla karın bölgesi üç güçlü kas perdesi ile korunmaktadır.

Kaslar genel olarak kirişler aracılığıyla kemiklere bağ­lıdır. Parmak kaslarımız gerçekte alt kolumuzun üst kı­sımlarında başlar.

Üst koldan parmaklara uzanan kirişleri kolumuzun üst kısmında hissedebiliriz.

Kas kasılması kimyasal bir işlemle başlatılır. Bu iş­lem kas hücrelerinde miyofibrillerin kayarak birbiri üze­rine binmesine ve hücrenin kısalmasına yol açar. Kim­yasal işlemde miyosin ve aktin adlı iki protein rol oy­nar. Kimyasal işleme girerek kasılmış kemik kasları, mik­roskop altında çizgili bir görünüm alırlar.

Bir kas normal uzunluğunun üçte biri oranında kısalabilir. Kasılan her kas hücresi de aynı oranda kısalır. Güçlü bir kasılmada daha çok sayıda hücre harekete ge­çer. Bir kas kısaldıkça kalınlaşır. Dirseğimizi kırdığımızda üst kol kasımızın yanı pazumuzun şiştiğini, kalınlaştığını görürüz.

Kasların çalışması enerji ile ilişkilidir. Bu enerji ye­diğimiz karbonhidratlardan oluşan glikoz sayesinde sağ­lanır. Glikoz doğrudan kaslarda depolanabilir ya da kan dolaşımı ile kaslara aktarılabilir. Enerjinin açığa çıkması için glikozun kandaki alyuvarların taşıdığı oksijenle bir­leşmesi gerekir.

Antrenman esnasında kaslara taşınan enerji yetersiz kalabilir. Bu durumda kas yapısında oluşan laktik asit krampların meydana gelmesine yol açabilir. Laktik asidi yok edebilmek için kasın faaliyet sonrasında da oksi­jen kullanmaya devam etmesi gerekir. Ağır bir antren­man sonrasında kaslarımız için hâlâ gerekli olan oksije­ni sağlayabilmek için derin soluk alırız.

İki tür iskelet kası hücresi vardır. Bunlar beyaz hüc­reler ve kırmızı hücrelerdir. Kırmızı kas hücreleri beyaz kas hücrelerinden daha uzun süre çalışabilirler ancak be­yaz kas hücreleri daha kısa sürede daha çok güç üretir­ler. İnsan vücudunda bu iki tip kas hücresi karışık ola­rak bulunur. Ancak diğer hayvanlarda, mesela kuşlar­da bu hücreler ayrıdır. Bu yüzden tavuklarda beyaz et ya da kırmızı et gibi değişik et türleri bulunur.
Antrenman kas hücrelerimizin sayışım artırmaz ama tek tek hücrelerin boyutunun büyüme’sine neden olur. Eğer kaslar kullanılmıyorsa hücrelerin boyutları küçü­lür.

Burnumuzu nasıl kaşırız?

İskelet kaslarımız merkezi sinir sistemimizin kontro­lünde faaliyet gösterir. Burnumuzu kaşımak istediğimizde ne olur? Beynimiz omurilik aracılığıyla mesaj göndere­rek kas hücrelerindeki sinirleri harekete geçirir. Sinirler bu emri kaslara iletir ve kolumuzun bükülmesi kasların kasılması ile sağlanır.

Kaslardan ve eklemlerden verilen bilgi ise beyine ile­tilir ve elimizin yüzümüze ulaşması için gereken güç mik­tarı bildirilir. Parmaklarımızın bükülmesi için ise beyin­den kaslara diğer mesajlar yollanır.
Böylelikle burnumuzu kaşımız oluruz. Eğer merkezi sinir sistemimiz etkili çalışmıyor olsaydı, burnumuzu ka­şımak yerine kendimize yumruk atabilirdik.

Kemiktan Kasa, Kastan Kemiğe

Her iskelet kası sabit bir kemiğe sıkıca bağlanmış du­rumdadır. Eklemi aşarak uzandığı bir diğer kasın hare­ketlerini kontrol eder. Kası ve kirişlerini örten bağ do­kusu kılıf her iki kemiğin periyostlarıyla bütünleşir.

Kaslar Çift Çift Çalışır

Üst kolumuzda, bir çift zıt kas dirseğimizi büküp aç­mamızı sağlamaktadır. Bacağımızın üst kısmında gene bir çift zıt kas dizimizi büküp açar. Daha başka zıt kas­lar da kolumuzun omuzdan, bacağımızın da kalçadan kalkıp inmesini sağlar.

1 Eklemlerimizi hareket ettiren iskelet kasları uzun ve çizgili kas hücrelerinden (liflerden) oluşur. Her kas hücresinin birkaç çekirdeği vardır.

2 Kalp kası kalbin duvarı mahiyetinde sağlam bir kastır. Kas dokusu iske­let kasındakilere nazaran daha kısa çizgili kas hücrele­riyle örülmüş bir ağdan oluşur. Her hücre tek bir çekir­değe sahiptir. (3) Düz kaslar iç sistemlerimizin faaliye­tinde büyük bir rol oynar. Bu kaslar kısa ve çizgisiz kas hücrelerinden oluşur. Hücrelerin birer çekirdeği vardır.

Farklı işler için farklı kaslar

Vücudumuzdaki üç ayrı tip kas mikroskop altında üç ayrı görüntü verir. İskelet kasları çizgilidir. Her iske­let kası hücresi birçok çekirdek taşır. İskelet kası hücre­leri kalp kası ya da düz kas hücrelerine oranla daha iyi kasılma yeteneğine sahiptir. Dolayısıyla iskelet kasları kemiklerimizin daha geniş hareketlerini sağlar.
Kalp kasının mikroskop altındaki görünümü iskelet kaslarına göre daha az çizgilidir ve her kalp kası hücre­sinde bir tek çekirdek bulunur.

Kalp kasları hiç durmadan çalıştıkları için muhteme­len en güçlü kaslar sayılmalıdır. Gelişmiş bir insan be­deninde kalp kasları dakikada 60 ile 100 kere kasılıp gev­şer. Kalp kası gece gündüz hiç durmadan çalışarak vü­cudumuza kan pompalar.

Düz kas hücrelerinin çizgili bir görünümü yoktur. Ge­nellikle iskelet kasları ya da kalp kasları hücrelerinden daha küçüktürler. Daha yavaş ve uzun süreli kasılırlar. Düz kaslar vücudumuzdaki birçok iç sistemin çalışma­sına yardımcı olur.

Yorumlar