"Türkiye’nin şahlanması için Cumhurbaşkanlığı sistemi kaçınılmaz"

- BİRKONFED İş Dünyası Konfederasyonu Genel Başkanı Ünsal: - "Türkiye’nin şahlanması, ileri hedeflerine çok daha net ve güçlü varabilmesi için Cumhurbaşkanlığı sistemi kaçınılmaz. Referandum sürecine kadar çalışmaya, özellikle STK’larla beraber ortak hareket etmeye ve el birliğiyle ülkemizi en güzel yarına taşımaya ihtiyacımız var" - "Türkiye şu anda bir tarih yazıyor. Tarihin kirli izlerini siliyor, tarihe yepyeni aydınlık sayfalar açıyor. Bu işe emek verenler tarihin güzel yazacağı isimler. Bu işi taşımayanlar, bu işi sabote edenler de tarihin her zaman yargılayacağı sayfalarda kalacaktır" - "Artık toplumumuzun 80 milyonunu aynı anda kucaklayacak, toplumumuzu aynı duygularla ileriye götürecek bir çalışmaya ihtiyaç var"

Google Haberlere Abone ol
"Türkiye’nin şahlanması için Cumhurbaşkanlığı sistemi kaçınılmaz"

İSTANBUL (AA) - MUSAB TURAN/UĞUR ASLANHAN - BİRKONFED İş Dünyası Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Ünsal, Türkiye’nin şahlanması, ileri hedeflerine çok daha net ve güçlü varabilmesi için Cumhurbaşkanlığı sisteminin kaçınılmaz olduğunu belirterek, "Referandum sürecine kadar çalışmaya, özellikle STK’larla beraber ortak hareket etmeye ve el birliğiyle ülkemizi en güzel yarına taşımaya ihtiyacımız var. Türkiye şu anda bir tarih yazıyor. Tarihin kirli izlerini siliyor, tarihe yepyeni aydınlık sayfalar açıyor." dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ünsal, gündeme ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ihracatının ocakta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 artarak 10 milyar 528 milyon 47 bin dolar olduğunu anımsatan Ünsal, "Piyasalar yerine oturmaya başladı. Dolar ve avro zaten sabitlendi. Bu süreçten sonra ekonomide ciddi bir sıkıntı olacağı kanaatinde değilim." diye konuştu.

Ünsal, Cumhuriyet tarihinin en önemli referandumlarından olan anayasa değişikliği referandumunun Türkiye'nin geleceği için önemli bir anlam taşıdığını belirterek, şunları söyledi:

"Referandum Türkiye'nin değişim sürecidir. Artık Türkiye ciddi bir değişimin ikinci ayağına gelmiştir. İlk ayağı bunun meclis çalışması kısmıydı. Şimdi çok daha önemli kısmına geldik. Burada çok heyecanlı ve coşkulu bir dönemin yaşanacağını düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın milletine bağlılığını gördükçe insanlar coşkulu bir şekilde yaklaşıyor seçim gününe. Burada bazı kardeşlerimizi doğru bilgilendirmek gerekiyor. İnanılmaz bir bilgi kirliliği var, inanılmaz bir karalama kampanyası var. Referandum Türkiye'nin kaderini değiştirecek bir hamlenin başlangıcıdır. Türkiye biliyorsunuz darbelerle, koalisyonlarla, uluslararası güçlerin ülkemize ayar vermesiyle yönetilmiş, hep geride bırakılmıştır. Bu saatten sonra biz Türkiye'de milli iradenin tasarrufunda bir yönetimin olacağını söylüyoruz."


- "Darbeyle gelen bir anayasayla yönetildiğimiz için tüm bu darbeleri yaşadık"


Referanduma "Evet" çağrısında bulunan Ünsal, "Referanduma 'Hayır' demek şer güçler ittifakına destek vermek demektir, hayır demek terör örgütlerinin faaliyetlerine destek vermek demektir, güçlü Türkiye'nin önünü kesmek demektir. Bizim gazi milletimiz, 15 Temmuz'u yaşamış milletimiz bu oyuna gelecek bir millet değildir." diye konuştu.

Ünsal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ülkeyi yönetme biçimini diktatörlüğe benzetenleri eleştirerek, şöyle konuştu:

"Mevcut sistemle ilgili diktatörlük, padişahlık diyorlar. Ben şunu söylemek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın 15 yıldır yaptığı faaliyetleri hepimiz görüyor ve biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız ekonomiyle, kalkınmayla ilgili bu sürece kadar yaptığı bütün çalışmalarda tamamıyla halkın desteğini almıştır. Şunu sormak istiyorum bugüne kadar bizi 12 Eylül darbelerine, bizi 15 Temmuz'a, 28 Şubat'a sürükleyen yöneticiler ne yapacaklarını hiç millete sordular mı? Demokrasinin hangi sayfasında milletinin kararı sorulmadan ülkesine hizmet etmiş bir başbakanı idam sehpasına götürmek var? Demokrasinin hangi sayfasında bir sağcıdan götürdük bir solcudan diyen bir zihniyetin kararlılığı var? Tam tersi yeni gelecek sistem artık milletimizin iradesiyle yönetimin birleşmesi demek.

Artık karar mekanizması milli iradeyle Cumhurbaşkanı arasındaki köprüyle kurulacak. 12 Eylül darbesiyle gelen bir anayasayla yönetildiğimiz için tüm bu darbeleri, ayrılıkları ve mezhep çatışmalarını yaşadık. Artık toplumumuzun 80 milyonunu aynı anda kucaklayacak, toplumumuzu aynı duygularla ileriye götürecek bir çalışmaya ihtiyaç var."


- "49 il, 3 ilçede Yeni Anayasa'yı anlatacağız"


Osman Ünsal,​ özellikle gençlere seslenmek istediğini belirterek, "Çünkü genç kardeşlerimiz bu süreci yaşamadı ancak onlar 15 Temmuz işgal girişiminde tanklara karşı durdular, toplara göğüs gerdiler. Gövdelerini kahramanca siper ettiler. Bugün 18 yaş kanunu konuşuluyor mecliste. Ben gençlerimizin önünün açılmasından, gençlerimizin siyasette aktif olmasından memnuniyet duyarım. Bugün milleti için tanka, topa dik duran gençlerimizin milletvekilliği koltuğunu da bakanlık koltuğunu da hak ediyor. Bunu böyle okumak ve böyle görmek lazım. Süreci çok iyi anlamak lazım." şeklinde konuştu.

Ünsal, Yeni Anayasa'yı anlatmak için STK'lara çok büyük görevler düştüğünü kaydederek, kendilerinin de bir STK olduğunu aktardı.

Bu işi kendilerine görev addettiklerini dile getiren Ünsal, "İnşallah Sivil Dayanışma Platformu öncülüğünde 49 il, 3 büyük ilçe toplam 52 bölgede Yeni Anayasa tanıtım çalışmalarına başladık. 6 tane ilimizin koordinatörlüğünü BİRKONFED olarak biz yapıyoruz." dedi.

Ünsal, 3 Mart'ta Kahramanmaraş, 10 Mart'ta Ordu, 13 Mart'ta Erzurum, 30 Mart'ta Malatya, 7 Nisan'da Batman'da olacaklarını ifade ederek, anayasa hukukçularıyla beraber önce yuvarlak masa toplantıları gerçekleştireceklerini, sonrasında o illerdeki spor salonlarında halka Yeni Anayasayı ve Cumhurbaşkanlığı sistemini en ve en doğru şekilde anlatacaklarını vurguladı.

Referandumdan büyük bir zaferle çıkarak dünyaya mesaj verilmesi gerektiğini düşündüklerini aktaran Ünsal, sandıktan ne kadar yüksek "evet" çıkarsa ülkenin o kadar güçlü olacağını söyledi.


- "İş dünyası mevcut sistemde boğuluyor"

Ünsal, iş dünyası olarak önce istikrara ve kalkınmaya baktıklarını belirterek, son 15 yılda Türkiye'nin bütün alanlarda ciddi kalkınma hamlesi yaptığını anlattı.

Ekonomik olarak güçlü olmayan bir ülkenin hiçbir şeyi söyleme lüksü olmadığını dile getiren Ünsal, şöyle devam etti:

"İş dünyası bugüne kadar hep bürokrasi engeline takılmış, projelerini hayata geçirememiş. Cumhurbaşkanımızın özveri ve gayretiyle şimdiye kadar gelinmiş. Ancak artık bunun da yeterli olmadığı bir sürece girdik. Özellikle iş dünyası yatırım yaparken hızlılık ister. Çünkü ne kadar hızlı, seri bir yatırım yaparsa o kadar hızlı dönüş olur. Dolayısıyla biz şimdi hantal bürokrasinin yönettiği bir sistem içerisindeyiz ve biz iş dünyası olarak bu sistemin içinde boğuluyoruz, yatırımcı çekemiyoruz, yatırım yapamıyoruz. Önümüzde bürokrasi engeli duvar gibi duruyor ve biz bunun dışına çıkamıyoruz. Dolayısıyla biz iş dünyası olarak yaşadığımız bürokrasi sıkıntılarını ve şu an kullandığımız sistemin bize artık yetmediğini, bu kabuktan çıkmamız gerektiğini anlatacağız."


- "17 Nisan'da yatırımlarımızı artıracağız"


Ünsal, devletine, milletine aşık bir Cumhurbaşkanı ve Başbakana sahip olduklarını kaydederek, Erdoğan'ın ülkeyi 17 Nisan itibarıyla daha müreffeh, daha aydınlık, daha kararlı bir yere taşıyacağına inandıklarının altını çizdi.

Kendilerinin de bütün yatırım odaklarını 17 Nisan'a çevirdiklerini dile getiren Ünsal, "17 Nisan itibarıyla yatırım kararlarımızı daha yukarılara çıkararak, daha büyük yatırımlara imza atarak Cumhurbaşkanımızın arkasında duracağız." diye konuştu.

Ünsal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yatırım seferberliğini açıklaması sonrası iş adamlarıyla birlikte Diyarbakır ve Malatya seferi gerçekleştirdiklerini anımsatarak, Diyarbakır'da sağlık ve tekstil alanlarında iki yatırım başvurusu yaptıklarını söyledi. Buradaki yatırım hedeflerinin 400 milyon lira olduğunu dile getiren Ünsal, yakın bir zamanda 300 iş adamı ile birlikte yereldeki iş adamlarının da katılacağı bir çalıştay yapmayı planladıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sevketmesi sonrası kendilerinin de bölgeye gitmeye başladıklarını dile getiren Ünsal, Doğu illerinin güvenli ve kardeşliğe açık olduğunu, kendilerinin de orada 2 gün sürecek "Kardeşliğe Yatırım" zirvesi düzenleyecekleri bilgisini verdi. Ünsal, İstanbul'da, Ankara'da ne yapılıyorsa Doğu ve Güneydoğu illerinde de aynı hizmetlerin yapılmasını istediklerini belirterek, "Orada da istihdama yön vermek ve kalkınma hedeflerimizi büyütmek istiyoruz." dedi.


- "PKK ve FETÖ uzantılarından tehditler geliyor"


Ünsal, durumdan rahatsız olan PKK terör örgütü ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) uzantılarından tehditler geldiğini dile getirerek, "Web sayfamıza saldırılar düzenlendi. Devamlı tehdit altındayım. Ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye bu kahramanlık mücadelesini iş adamlarıyla, akademisyenleriyle, büyüğüyle, küçüğüyle vereceğiz. Kimsenin esareti altında kalmayacağız ve kimsenin esiri olmayacağız. Büyük Türkiye’nin ve güçlü Türkiye’nin inşallah temellerini hep beraber atacağız. 17 Nisan’da da bunu hep beraber sevgiyle, zaferle kutlayacağız. İnşallah bizi güzel günler bekliyor." diye konuştu.

Suriye konusunda özellikle Rusya ve İran’la yapılan toplantıların Orta Doğu coğrafyası için son derece verimli olduğunu aktaran Ünsal, şunları kaydetti:

"Şu anda El Bab biliyorsunuz tamamen temizlendi, ilerleyişimiz devam ediyor, yani sınır hattımızı tehdit eden bütün unsurları tamamen siliyoruz ve silmeye devam edeceğiz. Çünkü Türkiye güçlü bir ülkedir. Şu anda El Bab da artık tertemiz oldu. İlerleyiş devam ediyor. AK Parti'nin ve Cumhurbaşkanımızın, 'biz mazlumun yanındayız' demesi en hoşumuza giden şeydir. Aslında baktığımızda bugün Suriye ve Irak’ta yapılan operasyonlar mazlumların hakkını korumak için yapılan operasyonlar. Orada çok ciddi bir biliyorsunuz kıyımlar yapıldı, hala da yapılmaya devam ediyor. Masum çocuklar öldü, katledildi. Buna hiç kimse dur demedi. Türkiye’den başka. Türkiye hem buna askeri olarak müdahale ettik hem sosyal şekilde müdahale etti ve şu an 3 milyonu geçkin kardeşlerimize bakıyoruz. Dolayısıyla şu anda Suriye'deki ortam yavaş yavaş bizim nezdimizde normale giriyor. Türk ordusunun girdiği her yerin zaten Allah'ın izniyle güllük gülistanlık olacağına eminiz."


- "FETÖ, Türkiye'ye 15 Temmuz sürecinden sonra yaklaşık 20 milyar dolar zarar verdi"

Ünsal, referandum süresince bu işi doğru anlatmanın önemine işaret ederek, "Lakin son dönemlerde bazı siyasi partiler, hiç aslı olmayan, temel dayanağı olmayan, bir takım ithamlarla insanların kafasını karıştırıyorlar." dedi.

Sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye'nin her bölgesinde anayasa tanıtım çalışması yaptıklarını aktaran Ünsal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletimizi aydınlatmaya çalışıyoruz. Kafasına takılan bir şey varsa kardeşlerimizin, bizim bu işlerle alakalı uzmanlarımız 24 saat herkes de haberdar, görüşme halinde. Gelsinler defalarca anlatalım, defalarca görüşelim ama belirli söylemler geliştirerek özellikle sosyal medya ve televizyonda belirli sözlerin altına sığınıp bunların açıklamasını yapmadan bir kandırma politikasıyla referandum sürecini sabote etmek, bu akla mantığa sığacak bir şey değildir."

Ünsal, yurt dışında da BİRKONFED temsilcilikleriyle beraber çalışmalar yaptıklarını, bölge bölge gezerek insanlara yeni anayasayı ve cumhurbaşkanlığı sistemini anlattıklarını kaydetti.

Türkiye’nin şahlanması, ileri hedeflerine çok daha net ve güçlü varabilmesi için Cumhurbaşkanlığı sisteminin Türkiye için kaçınılmaz olduğunu belirten Ünsal, "Referandum sürecine kadar çalışmaya, özellikle STK’larla beraber ortak hareket etmeye ve el birliğiyle ülkemizi en güzel yarına taşımaya ihtiyacımız var. Türkiye şu anda bir tarih yazıyor. Tarihin kirli izlerini siliyor, tarihe yepyeni aydınlık sayfalar açıyor. Bu işe emek verenler tarihin güzel yazacağı isimler. Bu işi taşımayanlar, bu işi sabote edenler de tarihin her zaman yargılayacağı sayfalarda kalacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ'nün Türkiye'ye 15 Temmuz sürecinden sonra yaklaşık 20 milyar dolar zarar verdiğini vurgulayan Ünsal, "Ayrıca Türkiye'de birçok gencin istikbalini ayaklar altına aldı. Dolayısıyla FETÖ terör örgütünün Türkiye'ye verdiği zarar hem maddi hem de manevi oldu. Biz iki jenerasyonumuzu kaybettik. 20-25 milyar dolar da ekonomimizden aldı götürdüler" diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar