Türkiye-Afganistan İlişkileri SETA'da ele alındı

SETA "100 Yıl Sonra Türkiye-Afganistan İlişkileri" paneli düzenledi

Google Haberlere Abone ol

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA) düzenlediği "100 Yıl Sonra Türkiye-Afganistan İlişkileri" başlıklı panel çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Muhittin Ataman'ın moderatörlüğündeki panelde, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran ve SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran açılış konuşmalarını yaptı.

Kabil merkezli Savaş ve Barış Çalışmaları Enstitüsünün Kurucusu Tamim Assey, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldıran, Kabil Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Suhaila Mubariz Kaderi ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Güvenlik Uzmanı Murat Aslan da panele konuşmacı olarak katıldı.

Kabil merkezli Savaş ve Barış Çalışmaları Enstitüsünün Kurucusu Assey, Afganistan'daki Türk askeri varlığı için teşekkür ederek, Türkiye'nin Afganistan'la köklü ilişkilere sahip olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Afganistan'daki rolünün günden güne arttığını belirten Assey, eğitim ve savunma iş birliği gibi çeşitli alanlarda başarıların elde edildiğini dile getirdi.

Assey, Türkiye ve Afganistan ilişkilerinin canlandırılması için iki ülke arasında 1921'de imzalanan İttifak Antlaşması'nın güncellenmesi gerektiğine işaret ederek, "Türkiye ile Afganistan arasında yeni bir ittifak anlaşmasına ihtiyacımız var." dedi.

"Türkiye'nin artık Afgan barış sürecinde önemli bir rol oynayabileceğine inanıyoruz." ifadesini kullanan Assey, Türkiye'nin barış sürecinde "ara bulucu" ve "kolaylaştırıcı" olabileceğini kaydetti.

Assey, "Türkiye, Afgan barış sürecinin, özellikle de Afganistan içi diyaloğun ara bulucusu ve kolaylaştırıcısı olabilecek en uygun ülkedir." değerlendirmesinde bulundu.

Afganistan ile ekonomik ilişkiler

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldıran da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere değindi.

Türkiye-Afganistan ekonomik ilişkilerinin tarihsel köklerinin güçlü olduğunu anlatan Yıldıran, İpek Yolu dolayısıyla Afganistan'ın her zaman Asya'nın kalbindeki en önemli ülke olduğunu söyledi.

Yıldıran, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin 1940'tan 1990'a kadar oldukça pasif kaldığını, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgalinden sonra gelişmeye başladığını ifade etti.

İki ülke arasında 2005'te ikili yatırım anlaşmasının imzalandığını ve ardından tüm yatırım ilişkilerinin güçlendiğini belirten Yıldıran, Türkiye'nin Afganistan'da tarımdan enerjiye çeşitli alanlarda yatırım yaptığını aktardı.

Yıldıran, Afganistan'ın küresel lojistik ağla entegrasyonunun önemine vurgu yaparak, "Afganistan, küresel lojistik ağı ile entegrasyona odaklanmalıdır. Afganistan, siyasi istikrarı sürdürebilirse, ekonomik gelişmeyi ve küresel bağlantıyı üç katına çıkaracaktır." diye konuştu.

"Türkiye, Afganistan barış sürecinde çok etkili bir ülke olabilir"

Kabil Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Kaderi de Türkiye'nin Afganistan için modernleşmiş bir rol model olduğunu söyledi.

Türkiye'nin NATO'da etkin bir Müslüman ülke olduğunu kaydeden Kaderi, "Türkiye, Afganistan barış sürecinde çok etkili bir ülke olabilir." dedi.

Kaderi, Afgan barış sürecinden sonra kadının rolünün ne olacağı konusunda endişelendiklerine dikkati çekerek, Türk kadınlarının Afgan kadınları için rol modeli olabileceğini dile getirdi.

Ayrıca Kaderi, tarih, kültür ve din gibi ortak değerlere sahip olması dolayısıyla iki ülke ekonomik ilişkilerinin geleceği hakkında olumlu görüşe sahip olduğunu söyledi.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Güvenlik Uzmanı Aslan da Afganistan'ın cumhuriyetin ilanından hemen önce Türkiye'yi bağımsız bir devlet olarak tanıyan ilk Müslüman ülke olduğunu anımsattı.

Afganistan'ı 2005 ve 2012'de ziyaret ettiğinde oradaki sorunun diğerlerinden farklı olduğunu gördüğünü aktaran Aslan, o süreçte Afganistan'da devlet kurma çabalarının mevcut olduğunun altını çizdi.

Aslan, Afganistan'da güvenliğin sağlanmasının Afganlar için çok önemli olduğunu belirterek, bu hususta Afganistan'ın yeterli kaynakları bulunduğunu ifade etti.

Afganistan'ın idari kapasitesini iyileştirmesi gerekliliğine de işaret eden Aslan, "Afganistan'ın refahı artırmak ve idari kapasiteyi gerçekleştirmek için bu kapasite geliştirme çabalarını iyileştirmesi gerekiyor." diye konuştu.

Yorumlar