THK kime bağlı, THK uçakları neden kullanılmıyor, THK Kayyum Heyeti kim?

Türk Hava Kurumu'ndaki eski uçakların uçamayağı, yangınlarda kullanılamaz halde olduğu açıklamaları yapan hükümet yetkililerine inanmayanları ikna edecek açıklamalar kurumdan atıldığı belirtilen pilotlardan geldi. Eski pilotlar uçakların hurda halde olduğunu söyledi.

Google Haberlere Abone ol

THK kime bağlı, THK uçakları neden kullanılmıyor, THK Kayyum Heyeti kim? BirGün'den İsmail Arı imzasıyla yer alan haberde, eski pilotların bizzat itirafları yer aldı. Siyasi saiklerle hareket ettiği açıkça belli olan bazı pilotlar, bugün o uçakları uçurur, yangını söndürürüz derken; farklı iki pilot ise uçakların hurda halinde olduğunu, kesinlikle şu anda uçabilecek halde olmadığını söyledi. THK kime bağlı, THK uçakları neden kullanılmıyor, THK Kayyum Heyeti kim?

Gazetenin haberinin bir yerinde, “Bugün gelin bu yangını söndürün deseler o uçaklara atlarız, yangını da söndürüp döneriz” şeklinde ifadeler yer alıyor; ancak haberde görüşleri doğrudan verilen pilotun kullandığı ifade aynen şöyle: 

Birinci pilot: Uçakları şu anda uçuramazlar, Kimse bunu hayal etmesin. Cumhurbaşkanı emir verse dahi yarın bu uçaklar uçamaz. Çünkü uzun bir süre bakımları yapılmadı. 

Bir başka pilot: Bu uçakların hemen uçması mümkün değil ama bir ay içerisinde uçuşa hazırlanabilir. Şu an o uçaklar hurda gibi duruyor. 

İşte haberde yer alan pilotların görüşleri: 

Eski pilot İsmail Çınar, “Tarım ve Orman Bakanlığı THK’den yangın söndürme uçağı kiralamadığı için biz de çalışamıyorduk. Uzun bir süre THK maaşlarımızı ödemedi ve alacağımız da var. Benim ömrüm yangın söndürmekle geçti. 1995- 1996 yılından 2020 yılına kadar THK’de görev yaptım. İlk Türk söndürme uçağı pilotuyum. Biz başarıyla görev yaptık. Kullandığımızın uçakların da herhangi bir sıkıntısı da yoktu. Biz yangınların büyümesini önlüyorduk, hemen müdahale ediyorduk” dedi.

“Bütün dünya THK’nin elindeki söndürme uçaklarını kullanıyor” diyen Çınar, "Bu uçaklar, söndürme çalışmalarında çok daha etkin. Arkadaşlarımız ya işten atıldı ya da işten ayrılmak zorunda kaldı. Uçaklarımızın tek sorunu, son yıllarda yedek parçasının zor bulunmasıydı. Ancak o parçalarda mutlaka bir şekilde bulunuyordu. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin çok az bir uçuş tecrübesi var ve kendisinin pilot olduğunu söylüyor. Hayatında yangın görmemiştir ama Rusya’da, başka yerlerden uçak kiralama kalktı. Kendisi, daha iyi bildiğini söylüyor. Bizim tecrübemiz bir kalemle silindi. Söndürme uçağı pilotu yetiştirmek kolay değil” ifadelerini kullandı.

Pilot Akyol: Bu uçakların hemen uçması mümkün değil ama bir ay içerisinde uçuşa hazırlanabilir. Şu an o uçaklar hurda gibi duruyor. Ülke bizim ülkemiz, ormanlar bizim ormanlarımız. Biz yıllarca bu işi layıkıyla yaptık.”

İstifa etmek zorunda kalan pilotlardan Utku Ayrılmaz ise şöyle konuştu:

“Uçakları şu anda uçuramazlar, Kimse bunu hayal etmesin. Cumhurbaşkanı emir verse dahi yarın bu uçaklar uçamaz. Çünkü uzun bir süre bakımları yapılmadı. Biz canımızı ortaya koyarak bu işi yaptık. Rus uçakları kendileri riske atmamak için kapasitesinin altında su alıyor ama THK uçaklarını sadece 100 litre fark yüzünden elediler. THK’nin söndürme uçakları kümes olacak bu gidişle."

BİR BAŞKA PİLOTUN ANLATTIKLARINA İNANAMAYACAKSINIZ

Antalya Bilim Üniversitesi’nde ErAh Uçuş Okulu’nda öğretmenlik yapan Emekli Hava Albay Vasıf Yüceliş’in konuya ilişkin yaptığı paylaşım şu şekilde:

“Uçaklarımız Orman Bakanı’nın dediği gibi oldukça eski model uçaklar ancak kesinlikle görev yapabilir. Hepimizin bildiği gibi eski model uçak yoktur, bakımsız uçak vardır.

İşte bu sebeple yangın söndürme görevini layıkıyla yapabilmesi için her sene ciddi bir bakımdan geçmesi gerekiyor. Bu da biz havacıların bildiği gibi ciddi bir maliyet gerektiriyor. Dolayısıyla bu ihaleleri orman bakanı ile önceden koordine kurarak ihaleyi alacağımızı garanti ediyoruz ve daha sonra borçlanarak bakımlarını yapıp ihaleye giriyorduk. İhale sonucu, hak edişten aldığımız paralarla hem bu borçları ödüyorduk hem de Türk Hava Kurumuna kalan ciddi bir para ile diğer borçlarımızı da ödüyorduk ve THK çarkı dönüyordu.

Bu sistem General Ahmet Bertan Nogaylaroğlu ve THK genel sekreteri yaptığı devre arkadaşı Albay Rafet Yavuz dönemine kadar bu şekilde devam etti. Bunların yönetime geldiği sene yine ihale süreci başladı ve Rafet Yavuz uyanıklık yapıp “madem başka rakip yok, uçakları bizden kiralamak zorundalar, fiyatları iki katına çıkaralım” deyip astronomik bir fiyatla Orman Bakanlığına teklif götürdü.

Bakan Pakdemirli’de bu uyanıklığı fark edip o sene uçak kiralamaktan vazgeçti ve aynı parayla daha fazla sayıda helikopter kiralama işine girdi.

Bizimkiler ve özellikle Rafet Yavuz alttan almak yerine basın karşısına geçip Orman Bakanını yerden yere vurdu. Orman bakanı da “Uçakların durumu zaten belli, bizim sayemizde uçar pozisyona getiriliyor” diyerek cevap verdi ve hepimizin bildiği ihaleye 5000 litre şartını koyarak Türk Hava Kurumu uçaklarını devre dışı bıraktı.

Sonrasında THK başkanlığına kayyum olarak getirilen Cenap Aşçı  bu konuyla ilgili çok çaba gösterdi ancak Orman Bakanı Pakdemirli geri adım atmadı.

Uçaklar yerde, pilotlar yerdeydi. Uçmadan maaş alan pilotlar için bir karar vermek gerekiyordu. Kayyum başkanı da bütün teknik ekibi ve 4-5 yılda büyük masraflar yapılarak yetiştirilen bütün CL-215 amfibik yangın söndürme uçağı pilotlarını işten çıkardı.

Anlayacağınız yanlış üzerine yanlış yapılarak Ortadoğu ve bu yangın kuşağında bulunan en güçlü yangın söndürme filosu yok edildi.”

THK NEDİR, KİME BAĞLIDIR?

Türk Hava Kurumu (THK), Türkiye'de havacılık sanayisini kurmak; askerî, sivil, sportif ve turistik havacılığın gelişmesini sağlamak için 16 Şubat 1925'te Atatürk'ün de teşvikiyle bir grup teyyareci tarafından kurulmuş bir dernektir. Atatürk'ün işareti ile kurulduğunda Cevat Abbas Gürer kurucu ve başkan idi ve dernek "Türk Tayyare Cemiyeti" adını taşıyordu. Dernek 1935 yılında "Türk Hava Kurumu" adını aldı.

THK, Türkiye'nin "Havacılık Federasyonu" yetkisini taşır. 5 Ağustos 1925 tarihinden itibaren 'kamu yararına çalışan dernek' statüsündedir. Merkezi Ankara’dadır. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu THK’nın manevi koruyucularındandır. Cumhurbaşkanı, Kuvvet Komutanları, Ankara Valisi doğal üyeleri arasında bulunmaktadır.

Kurum, üye aidatları; kurban derisi, fitre, zekat toplama faaliyetleri; pul satışı; kurum işletmelerinin etkinlikleri, gibi kaynaklardan ve her yıl düzenli olarak devletten aldığı yangın söndürme ihalelerinden gelir elde ediyordu. 

1939-1941 yılları arasında II. Dünya Savaşı öncesinde Genelkurmay Başkanlığı'nın da isteğiyle Etimesgut Uçak Fabrikası kuruldu.

1944 yılında üretime Etimesgut Uçak Fabrikası'nda, Magister uçaklarının yanı sıra, THK-1, 3, 4, 7, 9, 13 planörleri ile THK-2, 5 ve 10 tiplerinde eğitim, sağlık ve nakliye uçakları üretildi.

Türkiye’deki ilk motor fabrikası THK tarafından Gazi Orman Çiftliği'nde kuruldu.

Bu fabrikanın çalışmaları 1951 yılına kadar sürdü ve dönemin getirdiği koşullar nedeniyle aynı yıl Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na devredildi.

Bu fabrika 1952'de tamamen kapatıldı, hâlen Türk Traktör Fabrikası olarak işletilmekte ve traktör üretimiyle ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.

THK'nin yetiştirdiği havacı gençler, 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında gerçekleşen Hava İndirme Harekatı’na paraşütçü olarak katıldı. Harekât sırasında kurumun uçak ve pilotlarına da önemli görevler verildi.

Özellikle 1980'li yıllardan sonra THK, sportif havacılık konusunda, 1990 yılından sonra da uluslararası ilişkilerinde büyük gelişmeler kaydetti. FAI Genel Kurul ve Komisyon toplantılarında etkili bir politika izlenerek THK ve Türkiye ön plana çıkarıldı. Mevcut olan planör, paraşüt, uçuş okulu ve model uçak okuluna ilave olarak 1996 yılında bünyesinde balon, yelkenkanat ve yamaç paraşütünün bulunduğu Çok Hafif Hava Araçları Okulu kuruldu.

1995'te Dünya Paraşüt Şampiyonası, 1996'da 1. Dünya Hava Oyunları Test Yarışmaları, 1997'de 1 nci Dünya Hava Oyunları Türk Hava Kurumu’nun ev sahipliğinde gerçekleşti.

Haziran 2000'de 6 dalda 1. Türkiye Hava Oyunları, Temmuz 2002'de ise 2. Türkiye Hava Oyunları, Haziran 2004'te 3. Türkiye Hava Oyunları gerçekleştirildi.

19 Mayıs 2002 tarihinde Ankara’da Türk Hava Kurumu Müzesi açıldı.

Türk Hava Kurumu, Türkiye'de nitelikli eleman açığı olan sektörlerden biri olan havacılık sektöründeki eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla 3 Mart 2011 tarihinde 27863 sayılı Resmî Gazetedeki 6114 sayılı kanun ile Ankara ilinde bir üniversite kurdu.

2011-2012 döneminde ilk öğrencilerini kabul eden üniversite 4 fakülte, 2 yüksekokul ve 3 enstitü ile eğitim faaliyetlerine başladı.


 

Yorumlar