Sünnet Kur'an'da var mı?

Sünnet olmak Kur'an'da var mı veya sünnet olmak Kur'an-ı Kerim'de bildirilmiş midir yoksa sadece Peygamber efendimizin hadislerinde ve sünnetinde mi var?

Google Haberlere Abone ol

Sünnet Kur'an'da var mı veya sünnet olmak Kur'an'da bildirilmiş midir, Kur'an-ı Kerim'in hangi ayetlerinde sünnetle ilgili bilgiler yer almıştır? İşte sünnet olmak veya İslam dininde sünnet olmanın yeri hakkında merak edilen bilgilerden bazıları: 

Sünnet olmak Müslüman her erkeğin yapması gereken sünnetler arasında yer alıyor. Peygamber efendimizin uyguladığı, ondan da önce İslam üzere doğan bütün peygamberler tarafından uygulanan bir gelenektir sünnet olmak. 

sünnet olmak kuranda var mı?
Bir sünnet çocuğu

 

Sünnet olmakla ilgili sık sık sorulan sorulardan biri de, "Sünnet olmak/hitan, hangi ayetlerde anlatılmıştır? Eğer sünnet olmak farz ise, neden diğer farzlar gibi Kur'an'da yoktur?" şeklinde sorulur. 

Sorularla İslamiyet sitesinde bu konu detaylı bir şekilde cevaplandırılmıştır.

İşte sünnet olmak Kur'an'da yer almış mı ya da sünnet olmanın İslam dininde yeri nedir sorusunun cevabı:

sünnet olmak kuranda var mı?
Sünnet çocuğu geleneksel Osmanlı kıyafetleriyle

 

Sünnet olmak Kur’an’da yer almamıştır. Ancak Hz. Peygamber(a.s.m)’in sünnetinde/hadislerinde yer almıştır.

Hz. İbrahim, seksen yaşında iken sünnet olduğuna dair -Buharî, Müslim gibi en sahih kaynaklardan gelen- rivayetler vardır(bk. Neylu’l-evtar, 1/111).

İslam’da da, “fıtrattan olduğu” ifadesiyle daha önceki peygamberlerin prensibi olarak zikredilen hususlardan biri de sünnet olmaktır.

Hanefî ve Malikî mezhebine göre sünnet olmak sünnettir, Şafiî ve Hanbeli mezhebine göre vacip/farzdır, çünkü bu İslam’ın/Müslüman olmanın bir simgesidir. (bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/306-7, 310)

Sünnet olmak, İslam’ın bir şiarıdır. Bu sebeple, şiarlar/simgeler sünnet kabilinden de olsa, farzlar gibi önemlidir. Bu sebeple, sünnet olmayı “sünnet” olarak kabul eden alimlerin görüşlerini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. İslam ümmeti hayatı boyunca bu işe böyle bakmıştır.

İslam’da onlarca, farzlar veya haramlar vardır ki, Kur’an’da değil, Kur’an’ın gerçek bir tefsiri olan Hz. Peygamber (a.s.m)’in hadislerinde yer almıştır. Örneğin, namazın rekat sayısı, diğer bazı şartları, Orucun, Haccın, Zekâtın önemli şartları Kur’an’da değil, hadislerde beyan edilmiştir. Bu konunun hikmetini idrak etmek için çok “temel usul” bilgilerine sahip olmak gerekir. İlgili kaynaklardan bunlar öğrenilebilir.

Unutmamak gerekir ki, hadis, İslam’da teşriin ikinci kaynağıdır. “Peygamber size ne verirse onu alın, o sizi neden men ederse ondan sakının.” (Haşr, 59/7) mealindeki ayet, hadisin teşri kayanağı olduğuna dair İslam alimleri için şaşmaz bir rehber olmuştur.


 

Yorumlar