Sri Lanka Müslümanlarının yeni korkusu

Sri Lanka'da koronavirüs nedeniyle ölen Müslümanların cesetleri yakıldı. Ülkedeki Müslümanlar, Kovid-19'dan ölen Müslümanların cesetlerin yakılmasının örnek oluşturmasından endişe ediyor.

Google Haberlere Abone ol

Britanya Müslüman Konseyinin Kurucu Genel Sekreteri Sacranie, Sri Lanka'da aralarında 20 günlük bir bebeğin de olduğu 103 Müslümanın cesedinin ailelerine verilmeden yakıldığını belirtti.
İngiltere'nin en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyinin Kurucu Genel Sekreteri İkbal Sacranie, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

İngiltere'nin en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyinin Kurucu Genel Sekreteri İkbal Sacranie, Sri Lanka'da yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) ölen Müslümanların cesetlerinin yakılması kararının tamamen siyasi olduğunu belirterek, "Sri Lanka kendini kurtarabilirse İslamofobik nedenlerle başka ülkelerde de benzer eylemler yapılabilir. Yani buna hoşgörü gösterilemez. Bu, durdurulması gereken tehlikeli bir eylem." dedi.

Sacranie, Sri Lanka'da Kovid-19'dan ölen ya da öldüğünden şüphe edilen Müslümanların cesetlerinin yakılmasına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Sri Lanka'daki durumun oldukça ciddi olduğunu belirten Sacranie, geçen sene mart ayında alınan kararın ardından aralarında 20 günlük bir bebeğin de olduğu 103 Müslümanın cesedinin ailelerine verilmeden yakıldığını vurguladı.

Kovid-19'dan ölen herkesin yakılması gerektiği yönündeki kararın, Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin inançlarına aykırı olduğuna dikkati çeken Sacranie, "Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir karar asla alınmadı. Sri Lanka, dünyada bunu empoze eden tek ülke ve cesetlerin yakılması zorunlu." dedi.

İngiltere'nin önde gelen Müslüman liderlerinden olan Sacranie, bunun, temel insan haklarına ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerine aykırı olduğunu ifade ederek, dine ve dini hassasiyetlere saygının her şeyden önemli olduğunu dile getirdi.

Sri Lanka'daki Müslümanların açtığı davanın yaklaşık 10 gün önce Yüksek Mahkeme tarafından reddedildiğine atıfta bulunan Sacranie, bunun Müslüman azınlık için büyük bir darbe anlamına geldiğini kaydetti.

"Müslümanlar siyasi nedenlerle toplu bir şekilde cezalandırılıyor"

Sacranie, Sri Lanka hükümetinin Kovid-19'dan ölenlerin cesetlerinden yeraltı sularına virüs karışabileceği yönündeki iddianın herhangi bir bilimsel dayanağı olmadığını ve Dünya Sağlık Örgütünün de bu yönde açıklamada bulunduğunu hatırlattı.

"Tamamen politik bir adım. Müslümanlar siyasi nedenlerle toplu bir şekilde cezalandırılıyor ve bu kabul edilemez." diyen Sacranie, mahkemenin ret kararının ardından İngiltere'de yaşayan İslami sivil toplum kuruluşları olarak harekete geçtiklerini anlattı.

"Uluslararası toplum farkında değil"

Britanya Müslüman Konseyi olarak öncelikle uluslararası arenada bir farkındalık oluşturmak istediklerini vurgulayan Sacranie, "Ne yazık ki uluslararası toplum bunun farkında değil. 20'den fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarıyla temas halindeyiz. Hepsi de Sri Lanka hükümetine, yaptığı şeyin adaletsiz ve uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu konusunda baskı yapmaya başlıyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da kendilerine desteklerini beyan ettiğini anlatan Sacranie, Erdoğan'ın da Sri Lankalı mevkidaşıyla doğrudan görüşerek bu işin durdurulması yönünde çağrıda bulunmasını umduklarını dile getirdi.

Sacranie, BM İnsan Hakları Komisyonu aracılığıyla da çok önemli bir yasal şikayette bulunduklarını, ayrıca Britanya Müslüman Konseyinin de yasal süreç başlattığını açıkladı.

"Böyle tehlikeli bir emsalin oluşturulmasını istemiyoruz"

Aralarında İngiltere'nin de olduğu birçok ülkenin kendilerini desteklediğini söyleyen Sacranie, şöyle konuştu:

"Uygulamaya son verilmesi sadece zaman meselesi. Sağduyu galip gelecek. Sri Lanka tarafından böyle tehlikeli bir emsalin oluşturulmasını istemiyoruz. Sri Lanka kendini kurtarabilirse İslamofobik nedenlerle başka ülkelerde de benzer eylemler yapılabilir. Yani buna hoşgörü gösterilemez. Bu, durdurulması gereken tehlikeli bir eylem. Ve eminim ki Allah'ın yardımıyla bu adaletsizlik son bulacak."

"İslamofobiyi ve bir topluluğa karşı nefreti tahrik ediyor"

Müslüman lider, Sri Lanka hükümetinden bazı üst düzey yetkililerin cesetlerden alınabilecek virüsün biyolojik bir silah olarak kullanılabileceği yönünde "saçma bir iddiada" bulunduğuna dikkati çekerek, böylesine bir açıklamanın İslamofobiyi ve bir topluluğa karşı nefreti tahrik ettiğini söyledi.

Sacranie, uluslararası medyanın ciddi endişeye yol açan konuyu dikkate almasını umduğunu da belirterek, "Bu insan hakları ihlalinin pervasızca gerçekleşmesi çok üzücü. İnanıyorum ki dünyanın her yerinden daha fazla insanın medya üzerinden haberdar olması sayesinde bu adaletsizlik son bulacak." dedi.

İnsan hakları örgütleri, hükümeti Müslüman karşıtı olmakla suçluyor

Halkın çoğunluğu Budist olan Sri Lanka'da nüfusun yaklaşık yüzde 9'unu Müslümanlar ve yaklaşık yüzde 7'sini Hristiyanlar oluşturuyor. Ülkede, şimdiye kadar 40 binden fazla Kovid-19 vakası ve 208 ölüm kayda geçti.

İnsan hakları örgütleri, cesetleri yakma politikasının, Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa liderliğindeki Budist çoğunluk hükümetinin, ülkenin Müslüman toplumuna yönelik devam eden saldırısının bir parçası olduğunu söylüyor.

Rajapaksa, Nisan 2020'de kiliseler ve lüks otellere yönelik saldırıların ardından oluşan Müslüman karşıtı bir ortamda göreve gelmişti.

Yorumlar