Sivilce çeşitleri, sivilce neden olur, tedavisi

Sivilce neden olur, tedavisi nasıl yapılır? Sivilce çeşitleri nelerdir? sıkça merak edilen sağlık sorularından bir kaçıdır.

Google Haberlere Abone ol

Sivilce çeşitleri, sivilce neden olur, tedavisi nasıl yapılır? soruları son zamanların en çok merak edilenleri arasında yer alıyor. Peki, sivilce neden oluşur tedavisi nasıl yapılır?

KELOYİTLİ SİVİLCE: Özellikle erkeklerde görülen bu biçim, ergenlik sivilcesinin ana biçimidir.

DERİ ÖLÜMLÜ SİVİLCE: Daha çok 40 yaşlarındaki şişman erkeklerde görülür. Kahverengimsi bir kabukla kaplı ve iltihaplı bir tabaka oluşturan kıl çevresi irinli kesecikleri bulunmasıyla nitelenir.

KONGLOBATA SİVİLCE: Bu ender görülen biçime genç erkeklerde raslanır ve yalnızca, yerleşmesine elverişli bölgelerde ortaya çıkar. 

KIRMIZI SİVİLCE: Klasik olarak 40-50 yaşlarındaki kadınlarda görülür ve yaşdönümür.den sonra geriler. 

SİVİLCE NEDEN ÇIKAR

Deri kılcaldamarlarında genişlemeye çok sayıda etmenin biraraya gelmesi yolaçar. (Deri kılcaldamarlarmın genişlemesi, kızarıklıkta nöbetler biçimindedir; kırmızı ergenlikte ise süreğendir.)

Çeşitli sindirim bozuklukları (mide iltihabı, diyafram fıtığı, kalın barsak iltihabı, kabızlık) ile sinirsel-içsalgısal bozukluklar (özellikle hormon dengesi bozuklukları) birlikte bulunabilir.

Kızarıklık nöbeti, yerel enfeksiyon olaylarına ve uzak enfeksiyonlara bağlı aşırı duyarlık tepkilerine uyabilir. Bu durum, sözgelimi diş kemerlerinde, kulakta, burunda gırtlakta ve kadın üreme organlarında bulunabilecek uzak gizli enfeksiyon odaklarının araştırılmasının önemini açıklar. Her hastaya düzenli olarak klinik muayene, alerji testleri ve biyolojik incelemeler uygulanmalıdır.

TEŞHİS

Kızarıklık, kırmızı sivilcenin birinci belirtisidir. Elmacık kemiklerinde ve burunda ince ve kırmızı bir deri üstünde gelişen bu kızarıklık, yalm

50 yaşındaki bir kadında küçük deri çıkıntılı ve irinli kesecikli bir kızartı zeminiyle birlikte giden kırmızı sivilce. Küçük deri çıkıntıları ve irinli kesecikler nöbetlerle ortaya çıkarlar; yanaklarda ve burunda yerleşirler, ama resimdeki ileri biçimde görüldüğü gibi, göz kapaklarını da etkileyebilirler.

kırmızı lekeler halinde uzun süre tek başına kalabilir. Bu kırmızı lekeler, kan basması nöbetlerinden ileri gelir (bu nöbetler sırasında kılcaldamar-lar genişler). Daha sonra, kılcaldamar genişlemesi sürekli bir durum alır ve genişlemiş kücaldamar-lardan oluşan bir ağ oluşturarak dikkatli bir muayenede görünür hale gelir. Yanaklara, buruna, elmacık kemiklerine yerleşen kızarıklık, sindirim ya da heyecan etkenleriyle ve apansız ısı değişiklikleriyle açığa çıkan nöbetlerle evrim gösterir.

Kızarıklık sürekli gerilim durumunu aldığında, «kırmızı ergenlik» diye nitelenir; kırmızı ergenlikte ayrıca, özellikle göz çukurualtı bölgelerde, genişlemiş küçük toplardamarlardan oluşan ince, mavi ağ örgüleri görülür.

Kıl keseciği iltihabı bu zemine yerleşir. Kızarıklık ve kırmızı sivilce ile küçük irinli kesecikleri, küçük deri çıkıntısı-lekelerl, küçük deri çıkıntısı-irinli kesecikleri birleştirir; bu sonuncuların eklenmesi apansız ve az ya da çok şiddetlidir. Bu
apansız gelişmeler birkaç gün sürebilir ve birbirine az ya da çok yakın nöbetlerle tekrarlar, kızarıklığı ciddileştirirler (kabartılı ve tomurcuklu bir görünüm alır).

B2 vitamini eksikliği

Hastalığın ciddi yönünü oluşturan göz bozun-larıyla birleşen tepki, bir kırmızı sivilceye yolaçar. Göz saydam tabakasının ve göz kapaklarının bağ-dokusunun yalın tahrişiyle başlar; saydam tabaka iltihabıyla, daha sonra da körlükle sonlanabilir. Bu yüzden erken teşhisi ve hemen vitamin tedavisine başlanması (çünkü B2 vitamininin etkisine duyarlıdır) son derece önemlidir.

TEDAVİ

Pek başarılı sonuçlar elde edilemeyen dış tedavi, kırmızı sivilcenin tipine göre değişir. Mikrop kırıcı sıvılar (antiseptikler), kuru ve nazik derileri tahriş ettikleri için, çok büyük dikkatle kullanılmalıdırlar; bu tür derilere ancak sütler ve yumuşak güçlendiriciler (tonikler) yararlıdır. Buna karşılık, yağlı derilerde sabunlar, ihtiyollü (kara merhem), rezorsinli, salisilatlı ya da iyotlu sıvılar kullanılabilir.

Soğukla tedavi, toplardamar genişlemelerinin elektrikle ince ince yakılması, duşlar, kırmızı sivilcenin şiddetli olduğu biçimlerde zorunlu yardımcı tedavi yöntemleridir. Genel tedavinin çeşitli amaçları vardır : Nöbetleri başlatıcı etmenlerle önleyici olarak savaşmak; yani, sindirim, içsalgı, ruh-sinir bozukluklarını düzeltmek;’ yüzü hava değişikliklerinden, güneşten, soğuktan, apansız ısı değişikliklerinden korumak. Düzenli olarak araştırılması gereken uzak enfeksiyon odakları kurutulmalıdır.

Ayrıca, kas içi yoluyla uzun süreli B vitamini tedavisi çok iyi sonuçlar verebilir. Son olarak, enfeksiyonun ağır bastığı biçimlerde, düşük dozda uzun süreli tetrasiklin tedavisi etkilidirler.

Rinofima’nm tedavisinde, yukarda sayılan tedavi yöntemlerine B vitaminleri tedavisi ile birlikte yerel tedaviler (masajlar, soğukla tedavi, elektrikle yakma) eklemek gerekir. Tedaviye başlanıldığında hastalık ileri bir dönemdeyse, yalnızca onarım cerrahisiyle başarılı bir sonuç elde edilebilir.

Burun onarım girişimlerinden genellikle çok iyi sonuçlar elde edilmektedir.

Yorumlar