"Sinema Söyleşileri" yabancı yönetmenleri ağırladı

- ABD'li yönetmen ve yapımcı Salazar: - "Vereceğimiz mesajı en dikkatli biçimde sinema aracılığıyla ulaştırmamız gerekiyor. Filmlerimizi sadece Müslümanlar için yapmamalıyız" - Filistinli kameraman ve fotoğrafçı Burnad: - "Batı'ya ne zaman gerçeklerle ilgili bilgi vermek ve kendi hikayemizi anlatmak istesek, Batı medyası var olan gerçeği değiştirerek, insanların kafasının karışmasını sağlıyor" - Hindistanlı yönetmen, senarist ve yapımcı Ahamed: - "Yaşadığım bölgede Müslümanlar ile Hindular birlikte yaşıyor. Orada yaşayan Müslümanlar bugün bile hala sinemanın haram olduğuna inanıyor"

Google Haberlere Abone ol

İSTANBUL (AA) - Siyer Vakfı tarafından düzenlenen "4. Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması" kapsamında yapılan "Sinema Söyleşileri" İngiltere, Filistin ve Hindistan'dan gelen yabancı yönetmenleri konuk etti.

Vakfın Eyüp'teki merkezinde gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğü gazeteci Yavuz Selim Kurt üstlendi.

Konuşmasında sinemanın önemine işaret eden Kurt, Türkiye'de geçtiğimiz yıl vizyona giren filmlerin çoğunun yerli yapımlar olduğunu aktararak, 71 milyon seyirciyle bir rekor kırıldığını dile getirdi.

"Hac:Yaşam Boyu Süren Yolculuk" ve "El Gazali:Mutluluk Simyacısı" adlı belgesel filmleriyle tanınan ABD'li yönetmen ve yapımcı Ovidio Abdul Latif Salazar, Müslüman yönetmenlerin yapacakları her işte en iyisini yapması gerektiğini söyleyerek, "Vereceğimiz mesajı en dikkatli biçimde sinema aracılığıyla ulaştırmamız gerekiyor. Filmlerimizi sadece Müslümanlar için yapmamalıyız. Tüm insanların izleyeceği, izlediğinde Müslümanları anlayacağı, kabul edeceği, İslami bir bakış açısıyla film yapmak önemli." diye konuştu.

Salazar, Müslümanların kendine ait önemli kahramanlarının olduğuna vurgu yaparak, "Kendi hikayemizi anlatmak için, kimsenin bilmediği, duymadığı, Müslümanların ve İslam'ın kendi öz kahramanlarını kullanmalıyız. İlla 'İslam'ı anlatan bir film çekin' demiyorum ancak kendi kahramanlarımızla film yapın." ifadelerini kullandı.

Türkiye'ye ilk kez 42 yıl önce geldiğini aktaran Salazar, 7 ay yaşadığı İstanbul'da Yeşilçam filmlerini izlemediğini, günümüzde ikamet ettiği Londra'da ise Nuri Bilge Ceylan gibi yönetmenlerin sanatsal yapımları geldiğinde izlediğini dile getirdi.


- "Batı medyası, insanların kafasının karışmasını sağlıyor"

Emmy Ödüllü film "5 Kırık Kamera"nın yönetmeni, Filistinli kameraman ve fotoğrafçı Emad Burnad da Filistin'de yaşanan drama ve zorluklara dikkati çekti.

Burnad, sinemanın insanlar üzerindeki büyük etkisini örneklerle ele alarak, şunları kaydetti:

"Deneyimlerime dayanarak söylemeliyim ki çok daha fazla insana ulaşmak ve kendi hikayemizi anlatmak bakımından sinema çok önemli. Günümüzde yaşanan politik gelişmeleri, savaşları ve gerçekleşen suçları biliyorsunuz. Fakat büyük medyayı kontrol altında tutan ABD ve İsrail ile büyük şirketler... Batı'ya ne zaman gerçeklerle ilgili bilgi vermek ve kendi hikayemizi anlatmak istesek, Batı medyası var olan gerçeği değiştirerek, insanların kafasının karışmasını sağlıyor."

Yapılan her işte İslami kurallara uymanın önemine değinen Burnad, "Hepimizin öncelikle, İslami kurallara ve Peygamberimizin sözlerine gerçek manada uyan Müslümanlar olması gerektiğini düşünüyorum. Peygamberimiz bir hadiste demiştir ki 'Ben size iki şey bırakıyorum. Hangisine tutunursanız, başarırsınız, kurtulursunuz' diyor. Bunlar 'hadisler ve Kuran'dır. İslam'ı diğer insanlara anlatmadan önce kendi dostlarımıza, ailemize, komşularımıza, çevremize anlatmalıyız." diye konuştu.


- "Sinema insanları etkileyen en güçlü medya aracı"

Hindistanlı yönetmen, senarist ve yapımcı Salim Ahamed de bir mesajı topluma ulaştırmanın yöntemi olarak medyanın gücüne dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Ben küçük bir kasabada yaşıyorum. Yaşadığım bölgede Müslümanlar ile Hindular birlikte yaşıyor. Orada yaşayan Müslümanlar bugün bile hala sinemanın haram olduğuna inanıyor. 'Adaminte Makan Abu' adlı filmimde genç bir çiftin hac vazifesini ele aldım. Benim filmimi izleyen ve başka dinden olan yakınlarım şaşkınlık yaşadı. Çünkü hac vazifesine ilişkin bir şey bilmiyorlardı. Bu anlamda sinemayı en etkili biçimde kullanmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü sinema insanları etkileyen en güçlü medya aracı."

Ahamed, Hint sinemasındaki ünlü aktörlerin çoğunun Müslüman olduğunu ifade ederek, ancak bu isimlerin Müslümanlara yönelik filmler yerine daha ticari filmlerde rol aldıklarını kaydetti.

Müslümanları değil tüm insanları etkileyebilecek filmler yaptıklarının altını çizen Ahamed, "Böylece izleyen kitleyi etkileme imkanı var. Bunu yaparken de modern teknikleri kullanmak gerekiyor." ifadesini kullandı.

Yazar Rabia Brodbeck ise Allah'ın insanı en güzel biçimde yarattığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Eğer sevgi en büyük hedef ve motivasyon olmazsa, insanlığımızdan çıkarız. Aşk, bir motivasyon, bir araç ve sonuç olmalı. Benim için sinema çok büyük bir şey. Medyada sanat anlamında, en güçlü ve etkili araç sinema. Sinema ayrıca yaşamda neler olduğuna dair de en mükemmel ayna görevini üstleniyor. Charlie Chaplin ile başlamıştı her şey. Ancak bugün bambaşka bir yerde ve hayatımızı tamamen kontrol altına alıyor. Bütün bu olanlar dünyayı uyuşturdu. Kamera bağımlısı oldu tüm insanlar. Sosyal medya da ayrı bir güce sahip. Artık 2018'deyiz. Cehalet artık zirve yaptı."

"4. Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması" gala ve ödül töreni 18 Şubat'ta yapılacak.

Yorumlar